Önümüzdeki 72 saat içerisinde ben buradayken bu sorularınızı ele almak isterim. Teşekkürler.Saya tidak sabar untuk dapat menjawabnya dalam 72 jam ke depan saat saya ada di sini.
Önümüzdeki 72 saat içerisinde ben buradayken bu sorularınızı ele almak isterim. Teşekkürler.Τις οποίες πολύ ευχαρίστως προσμένω τις επόμενες 72 ώρες που θα είμαι εδώ.
Önümüzdeki 72 saat içerisinde ben buradayken bu sorularınızı ele almak isterim.שעליהן אני מצפה להתייחס במהלך 72 השעות הקרובות, כל עוד אני כאן. תודה
Önümüzdeki 72 saat içerisinde ben buradayken bu sorularınızı ele almak isterim.والتي أتطلع للإجابة عليها خلال الـ 72 ساعة القادمة أثناء تواجدي هنا ، نعم. شكرا لكم.
Önümüzdeki 72 saat içerisinde ben buradayken bu sorularınızı ele almak isterim.私の所へお越し下さい 喜んで質問をお受けします ありがとう (拍手)
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.Au lieu de cela, je vais essayer quelque chose appelé l'improvisation.
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.Daarentegen zou ik graag iets willen improviseren.
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.Em vez disso, vou tentar uma coisa chamada "improvisação"
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.En lugar de eso, quisiera intentar algo que se llama improvisación.
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.Helyette inkább megpróbálok improvizálni.
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.În schimb, aş vrea să încerc ceva numit improvizaţie.
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.그대신 제가 즉흥곡을 하나 작곡하지요.
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.Mi piacerebbe invece provare un'improvvisazione.
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.Místo toho bych ráda zkusila něco zvaného improvizace.
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.Namiesto toho by som rada vyskúšala vec zvanú "improvizácia."
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.Namun, saya akan mencoba melakukan improvisasi.
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.Stattdessen möchte ich etwas versuchen, was sich Improvisation nennt.
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.W zamian spróbuję coś zaimprowizować.
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.Αντί γι' αυτό, θα ήθελα να προσπαθήσω κάτι που ονομάζεται "αυτοσχεδιασμός".
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.Вместо това, бих искала да опитам нещо наречено импровизация.
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.Вместо этого я попробую то, что называется импровизацией.
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.במקום, הייתי רוצה לנסות משהו שנקרא אילתור.
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.وبدلا من هذا سوف أقوم بشيء أدعوه إرتجالي
Onun yerine emprovizasyon denilen bir şeyi denemek isterim.ここに音のカードが7枚あります
Öyle bile olsa, nasıl görünürsem görüneyim, hepimizin gülümsediği bir resim çektirebilmek isterim.Ainda assim, tenha a forma que tiver, quero poder tirar uma fotografia de nós todos juntos, a sorrir.
Öyle bile olsa, nasıl görünürsem görüneyim, hepimizin gülümsediği bir resim çektirebilmek isterim.Ma non importa come saremo, voglio poter fare una foto di tutti noi, sorridenti.
Öyle bile olsa, nasıl görünürsem görüneyim, hepimizin gülümsediği bir resim çektirebilmek isterim.Pero tenga el aspecto que tenga, quiero que nos podamos hacer una foto todos juntos, sonriendo.
Öyle bile olsa, nasıl görünürsem görüneyim, hepimizin gülümsediği bir resim çektirebilmek isterim.Uanset hvordan jeg ender med at se ud, - - vil jeg have et billede, hvor vi smiler sammen.
Öyle bile olsa, nasıl görünürsem görüneyim, hepimizin gülümsediği bir resim çektirebilmek isterim.Vaikka minusta tulisi minkä näköinen- -haluan meistä kuvan, jossa hymyilemme.
Öyle bile olsa, nasıl görünürsem görüneyim, hepimizin gülümsediği bir resim çektirebilmek isterim.Vilken form jag än tar- -vill jag ha ett foto där vi ler tillsammans.
Öyle bile olsa, nasıl görünürsem görüneyim, hepimizin gülümsediği bir resim çektirebilmek isterim.Όπως κι αν γίνω όμως, θέλω να πάρω μία φωτογραφία με όλους μας να χαμογελάμε.
Öyle bile olsa, nasıl görünürsem görüneyim, hepimizin gülümsediği bir resim çektirebilmek isterim.Но какой бы я ни стала, я хочу, чтобы осталась фотография, на которой мы все, и улыбаемся.
O yüzden en sonuna dek orada olmaya bağlılığınızın olduğunu bilmek isterim.Așa că vreau sa fiu sigur că sînteți dedicat să fiți acolo pînă la sfîrșit.
O yüzden en sonuna dek orada olmaya bağlılığınızın olduğunu bilmek isterim.Dus ik wil weten dat je er zult zijn tot de laatste snik.
O yüzden en sonuna dek orada olmaya bağlılığınızın olduğunu bilmek isterim.Ich will also wissen, dass Sie sich verpflichten, bis zum Ende zu bleiben.
O yüzden en sonuna dek orada olmaya bağlılığınızın olduğunu bilmek isterim.Je veux donc savoir que vous êtes engagé à être là jusqu'à la fin.
O yüzden en sonuna dek orada olmaya bağlılığınızın olduğunu bilmek isterim.그래서 저는 당신이 끝까지 버틸 수 있는지 알고 싶습니다.
O yüzden en sonuna dek orada olmaya bağlılığınızın olduğunu bilmek isterim.Muszę wiedzieć, że jesteś naprawdę zdecydowany, by wytrwać do końca.
O yüzden en sonuna dek orada olmaya bağlılığınızın olduğunu bilmek isterim.Quiero saber que hay compromiso hasta el final.
O yüzden en sonuna dek orada olmaya bağlılığınızın olduğunu bilmek isterim.Quindi devo sapere che ti impegnerai a restare fino alla fine.
O yüzden en sonuna dek orada olmaya bağlılığınızın olduğunu bilmek isterim.Vì vậy tôi muốn biết rằng bạn có cam kết để ở lại cho đến phút cuối cùng không.
O yüzden en sonuna dek orada olmaya bağlılığınızın olduğunu bilmek isterim.Мне надо быть уверенным, что вы в этом деле до конца. Мне надо быть уверенным, что вы в этом деле до конца.
O yüzden en sonuna dek orada olmaya bağlılığınızın olduğunu bilmek isterim.Така че искам да знам, че сте обвързани да бъдете тук до самия край.
O yüzden en sonuna dek orada olmaya bağlılığınızın olduğunu bilmek isterim.אז אני רוצה לדעת שאתה מחויב להיות שם עד הסוף
O yüzden en sonuna dek orada olmaya bağlılığınızın olduğunu bilmek isterim.لذا يجب أن أتأكد بأنك ستلتزم بالتواجد حتى النهاية.
O yüzden en sonuna dek orada olmaya bağlılığınızın olduğunu bilmek isterim.知りたいのです ビジョン も必要です
O zaman buraya daha fazla para akışı sağlamak isterim.Chci sem nasypat víc a víc peněz.
O zaman buraya daha fazla para akışı sağlamak isterim.Γι' αυτό θέλω να διοχετεύσω όλο και περισσότερα χρήματα εδώ.
O zaman buraya daha fazla para akışı sağlamak isterim.Тому я хочу переказати більше і більше грошей сюди.
O zaman buraya daha fazla para akışı sağlamak isterim.住宅ローン会社と投資銀行は、これらを素晴らしいと思い、
Peki , daha dikkatli olmak isterim.Baiklah, saya akan lebih bijaksana
Peki , daha dikkatli olmak isterim.Bem, eu gostaria de ser mais reflexivo.
Peki , daha dikkatli olmak isterim.Be', mi piacerebbe essere più attento.
Peki , daha dikkatli olmak isterim.Bueno, me gustaría ser más atento.
Peki , daha dikkatli olmak isterim.Nou, zou ik graag doordachter zijn.
Peki , daha dikkatli olmak isterim.Nou, zou ik graag voorzichtiger zijn.
Peki , daha dikkatli olmak isterim.Λοιπόν, θα ήθελα να είμαι πιο συνετός.
Peki , daha dikkatli olmak isterim.Хорошо, я буду более внимательным.
Peki o zaman, bunların hepsini yaptınız, yatırımcı olarak başka neyi bilmek isterim?Bien, et après tout ça, qu'est-ce que je veux savoir en tant que capital-risqueur?
Peki o zaman, bunların hepsini yaptınız, yatırımcı olarak başka neyi bilmek isterim?Bien, y después de todo eso, ¿qué más quiero saber como ICR?