Ana içeriğe geç
Sözlük

isterim ile cümle

isterim kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Chcem vedieť, ako sa spoliehajú na štedrosť vôd, keď chcú zarobiť.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Chcę wiedzieć w jakim stopniu polegają oni na darach wody w swoim życiu.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Chci vědět, jak na štědrosti moře závisí jejich životy.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Ik wil weten hoe zij afhankelijk zijn van de overvloed van de zee voor hun bestaan.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Jag vill veta hur de förlitar sig på havets frikostighet för att tjäna sitt levebröd.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Je veux savoir comment ils exploitent la générosité de la mer pour gagner leurs revenus.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.그들이 생계를 위해 어떻게 물의 풍족함에 의존하고 있는지 알고 싶습니다.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Quero saber até que ponto confiam na generosidade dos oceanos para ganharem a vida.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Quiero conocer la forma en que confían en la generosidad del agua para ganarse la vida.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Saya ingin tahu bagaimana mereka bergantung kepada karunia lautan untuk hidup mereka.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Tôi muốn biết họ phụ thuộc thế nào vào tài nguyên của biển cho cuộc sống của họ.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Tudni szeretném, milyen szerepet játszanak a megélhetésükben a vizek adományai.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Voglio sapere come si affidano a ciò che trovano in acqua per il loro sostentamento.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Vreau să ştiu cum se bazează pe darul apei pentru traiul lor.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Θέλω να ξέρω πόσο βασίζονται στην γενναιοδωρία της θάλασσας για να ζήσουν.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.И мне интересно, почему они считают, что богатство океанов должно обеспечивать средства к их существованию.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.Искам да знам отношението им към морските дарове и прехраната си.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.ברצוני לדעת איך הם מסתמכים על השפע שבמים לפרנסתם.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.أريد أن أعرف كيفية إعتمادهم على سخاء المياه في حياتهم.
Geçimlerini sağlamak için suyun nimetlerine nasıl bağlı olduklarını bilmek isterim.知りたいのです これらを理解することで
Genç adam, benimle bir içki içmeni isterim.Jonge man, ik wil u een drank aanbieden.
Genç adam, benimle bir içki içmeni isterim.Joven, quiero que tomemos un trago.
Genç adam, benimle bir içki içmeni isterim.Mladi mož, pridruži se mi pri pijači.
Genç adam, benimle bir içki içmeni isterim.Mladý muži, chci aby jsi se mnou šel na sklenièku.
Genç adam, benimle bir içki içmeni isterim.Người đàn ông trẻ, tôi muốn bạn để có một thức uống với tôi.
Genç adam, benimle bir içki içmeni isterim.Tinere, vreau să bei ceva cu mine.
Genç adam, benimle bir içki içmeni isterim.Νεαρέ, θα ήθελα να πιεις ένα ποτό μαζί μου.
Gerçekten başarılı olmak isterim.Chci být úspěšný.
Gerçekten başarılı olmak isterim.Estou sempre a pensar:
Gerçekten başarılı olmak isterim.Ich will wirklich erfolgreich sein.
Gerçekten başarılı olmak isterim.Jag har en framgångsteori.
Gerçekten başarılı olmak isterim.Jeg vil virkelig gerne være succesfuld.
Gerçekten başarılı olmak isterim.Je veux vraiment avoir du succès.
Gerçekten başarılı olmak isterim.성공에 아주 관심이 많은 사람이고 정말 성공하고 싶습니다.
Gerçekten başarılı olmak isterim.Nagyon szeretnék sikeres lenni.
Gerçekten başarılı olmak isterim.Res želim biti uspešen.
Gerçekten başarılı olmak isterim.--terus terang aku sangat tertarik pada konsep ini-- adalah karena aku ingin sekali jadi sukses.
Gerçekten başarılı olmak isterim.Tôi thực sự rất muốn thành công.
Gerçekten başarılı olmak isterim.Veľmi chcem uspieť.
Gerçekten başarılı olmak isterim.Voglio davvero avere successo.
Gerçekten başarılı olmak isterim.Vreau să am succes.
Gerçekten başarılı olmak isterim.Πραγματικά θέλω να επιτύχω.
Gerçekten başarılı olmak isterim.Аз наистина искам да съм успешен.
Gerçekten başarılı olmak isterim.Я хочу бути успішним.
Gerçekten başarılı olmak isterim.שמאוד מעוניין בהצלחה. אני באמת רוצה להיות מצליח.
Gerçekten başarılı olmak isterim.المهتمين جدا بموضوع النجاح .. واريد ان اكون ناجحاً
Gerçekten başarılı olmak isterim.いつもこう思っています「どうやったらもっと成功できる?」
Gitsek mi artık? Ben Oveido'ya gelmek isterim.Adorava ir a Oviedo.
Gitsek mi artık? Ben Oveido'ya gelmek isterim.Én szivesen elmennék Oviedóba.
Gitsek mi artık? Ben Oveido'ya gelmek isterim.Mi-ar face plăcere să merg la Oviedo.
Gitsek mi artık? Ben Oveido'ya gelmek isterim.- We vinden het erg leuk om naar Oviedo te gaan.
Gittim -- Size Marc Abrahams'ın beni Stockholm'den aramadığını da hatırlatmak isterim.Am mers - trebuie să vă spun că Marc Abrahams nu m-a sunat din Stockholm.
Gittim -- Size Marc Abrahams'ın beni Stockholm'den aramadığını da hatırlatmak isterim.Elmentem -- hadd emlékeztessem Önöket, hogy Marc Abrahams nem Stockholmból telefonált.
Gittim -- Size Marc Abrahams'ın beni Stockholm'den aramadığını da hatırlatmak isterim.Eu fui — deixem-me lembrar-vos que Marc Abrahams não me telefonou de Estocolmo.
Gittim -- Size Marc Abrahams'ın beni Stockholm'den aramadığını da hatırlatmak isterim.Ik ging -- laat me voor de duidelijkheid nog zeggen dat Marc Abrahams me niet belde vanuit Stockholm.
Gittim -- Size Marc Abrahams'ın beni Stockholm'den aramadığını da hatırlatmak isterim.Jel jsem -- jen bych chtěl připomenout, že Marc Abrahams mi nevolal ze Stockholmu.
Gittim -- Size Marc Abrahams'ın beni Stockholm'den aramadığını da hatırlatmak isterim.J'y suis allé -- je vous rappelle que Marc Abrahams ne m'a pas appelé de Stockholm.
Gittim -- Size Marc Abrahams'ın beni Stockholm'den aramadığını da hatırlatmak isterim.Les recordaré que Marc Abrahams no me llamó desde Estocolmo.
Gittim -- Size Marc Abrahams'ın beni Stockholm'den aramadığını da hatırlatmak isterim.Marc Abrahams nie dzwonił ze Sztokholmu.
Gittim -- Size Marc Abrahams'ın beni Stockholm'den aramadığını da hatırlatmak isterim.Saya menjadi -- biar saya ingatkan bahwa Marc Abraham tidak menelepon saya dari Stockholm.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod