Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Lebo milosrdenstvo chcem a nie obeť, a známosť Božia je nad zápalné obeti.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Mert szeretetet kivánok én és nem áldozatot: az Istennek ismeretét inkább, mintsem égõáldozatokat.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Nebo milosrdenství oblibuji a ne obět, a známost Boha více než zápaly.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.poiché voglio l'amore e non il sacrificio, la conoscenza di Dio più degli olocausti
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Pois misericórdia quero, e não sacrifícios; e o conhecimento de Deus, mais do que os holocaustos.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Porque misericordia quiero yo, y no sacrificios; y conocimiento de Dios, más que holocaustos
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Sillä laupeutta minä haluan enkä uhria, ja Jumalan tuntemista enemmän kuin polttouhreja;
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Ty jag har behag till kärlek och icke till offer, och till Guds kunskap mer än till brännoffer.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Vì ta ưa sự nhơn từ và không ưa của lễ , ưa sự nhận_biết Ðức_Chúa_Trời hơn là ưa của lễ thiêu .
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Vì ta ưa sự nhơn từ và không ưa của lễ, ưa sự nhận biết Ðức Chúa Trời hơn là ưa của lễ thiêu.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Διοτι ελεος θελω και ουχι θυσιαν και επιγνωσιν Θεου μαλλον παρα ολοκαυτωματα.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Защото милозливост искам, а не жертва, И познаване Бога, повече от всеизгаряния.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.Ибо Я милости хочу, а не жертвы, и Боговедения более, нежели всесожжений.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.כי חסד חפצתי ולא זבח ודעת אלהים מעלות׃
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.اني اريد رحمة لا ذبيحة ومعرفة الله اكثر من محرقات.
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.我 喜 愛 良 善 、 〔 或 作 憐 恤 〕 不 喜 愛 祭 祀 、 喜 愛 認 識 神 、 勝 於 燔 祭
Çünkü ben kurbandan değil, bağlılıktan hoşlanırım, Yakmalık sunulardan çok beni tanımanızı isterim.我喜愛 良善 、 〔 或 作憐恤 〕 不喜愛 祭祀 、 喜愛 認識 神 、 勝於 燔祭
Çünkü bilmenizi isterim ki, bu sürüşler sırasında hepimiz sürekli açızdır여러분들이 아셔야 할 점은 산악자전거를 타는 중에는 정말 배가 고프죠.
Çünkü bilmenizi isterim ki, bu sürüşler sırasında hepimiz sürekli açızdır -- ve tabi sürüşten sonra da.Bạn nên biết rằng chúng tôi thuờng xuyên đói trong và sau chuyến đi.
Çünkü bilmenizi isterim ki, bu sürüşler sırasında hepimiz sürekli açızdır -- ve tabi sürüşten sonra da.Je moet begrijpen dat we op deze ritten voortdurend honger hebben - en na de ritten ook.
Çünkü bilmenizi isterim ki, bu sürüşler sırasında hepimiz sürekli açızdır -- ve tabi sürüşten sonra da.Karena Anda harus mengerti bahwa selama bersepeda kita terus lapar -- dan juga setelah bersepeda.
Çünkü bilmenizi isterim ki, bu sürüşler sırasında hepimiz sürekli açızdır -- ve tabi sürüşten sonra da.Man muss wissen, dass wir auf diesen Fahrten immer hungrig sind -- und nach den Fahrten auch.
Çünkü bilmenizi isterim ki, bu sürüşler sırasında hepimiz sürekli açızdır -- ve tabi sürüşten sonra da.Musicie zrozumieć, że na tych przejażdżkach jesteśmy stale głodni i po nich też.
Çünkü bilmenizi isterim ki, bu sürüşler sırasında hepimiz sürekli açızdır -- ve tabi sürüşten sonra da.Parce qu'il faut que vous compreniez qu'on a faim en permanence pendant ces randonnées -- et après aussi.
Çünkü bilmenizi isterim ki, bu sürüşler sırasında hepimiz sürekli açızdır -- ve tabi sürüşten sonra da.Pentru că trebuie să înţelegeţi că în timpul acestor ture ne e foame încontinuu -- şi după ele de asemenea.
Çünkü bilmenizi isterim ki, bu sürüşler sırasında hepimiz sürekli açızdır -- ve tabi sürüşten sonra da.Perché dovete capire che durante le escursioni siamo costantemente affamati e persino dopo, quando finiamo.
Çünkü bilmenizi isterim ki, bu sürüşler sırasında hepimiz sürekli açızdır -- ve tabi sürüşten sonra da.Porque tienen que entender que en estos paseos tenemos hambre constantemente y después de los paseos también.
Çünkü bilmenizi isterim ki, bu sürüşler sırasında hepimiz sürekli açızdır -- ve tabi sürüşten sonra da.Защото трябва да разберете, че на тези карания ние сме постоянно гладни -- а и след каранията също.
Çünkü bilmenizi isterim ki, bu sürüşler sırasında hepimiz sürekli açızdır -- ve tabi sürüşten sonra da."РРРРРРРР" - потому что вы должны понимать, что во время поездки мы всегда голодные и после поездки - тоже.
Çünkü bilmenizi isterim ki, bu sürüşler sırasında hepimiz sürekli açızdırכי אתם צריכים להבין ברכיבות כאלה אתם רעבים כל הזמן --
Çünkü bilmenizi isterim ki, bu sürüşler sırasında hepimiz sürekli açızdırعليكم ان تتفهموا .. اننا في هذه الرحلات نكون جياعٌ جداً ..
Çünkü bilmenizi isterim ki, bu sürüşler sırasında hepimiz sürekli açızdırこういう遠乗りでは ずっと空腹です 自転車を降りてからも空腹です
Çünkü genellikle böyle görürsünüz Ama soylemek isterim ki sonuç ve amaç baz alındığında bunlar aynı şeydirIk zal de delta daar niet schrijven, want dit is de manier waarop je het meestal zal zien.
Çünkü genellikle böyle görürsünüz Ama soylemek isterim ki sonuç ve amaç baz alındığında bunlar aynı şeydirТака че тази една минута тук, това е нейното време. понякога можете да използвате промяната във времето.
Daha iyi işliyor, değilmi? Teşekkür etmek isterim, teşekkür ederimあなたにお礼が言いたい ありがとう
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim.Dan saya ingin selalu mempunyai ini dalam bentuk y sama dengan mx plus bentuk b.
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim.E eu gosto de sempre tê-lo na condição de y é igual a forma mx+b.
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim.En ik vind het altijd fijn om ze in de vorm 'y is gelijk aan mx plus b' te heben.
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim. Hadi öyle yapalım.A já je mám vždycky rád ve tvaru y rovná se mx. plus b.
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim.Îmi place să fie de forma y = mx + b
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim.Ja zawsze lubię to mieć w taki sposób, że y równa się mx plus forma b.
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim.Och jag gillar att alltid ha det i formen y är lika med mx plus b.
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim.Preferisco sempre metterle nella forma y uguale a mx più b
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim.Tôi luôn thích loại phương trình dạng y bằng mx cộng b
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim.Und ich mag sie immer in der Form y ist gleich mx plus b.
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim.Vi kan bedst lide at have dem på y er lig med mx plus b-form.
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim.Y me gusta tener siempre en especie de y es igual a mx
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim.y = mx + b 꼴로 고치도록 하겠습니다 y = mx + b 꼴로 고치도록 하겠습니다
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim.Мені подобіється, коли запис робиться у формі у дорівнює mx плюс b.
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim.ואני תמיד אוהב לראות אותו בצורה של Y=mx+b
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim.وأود أن يكون دائماً أنه في نوع من y يساوي mx بالإضافة إلى نموذج ب.
Daima y = mx + b ifadesi şekline sokmak isterim.表現しましょう。 それでは、行います。
Dikkatinizi çekmek isterim ki, bu olayların hiçbiri rahat mekanlarda gelişmedi.Các bạn cần nhớ những việc này không xảy ra ở những nơi tiện nghi.
Dikkatinizi çekmek isterim ki, bu olayların hiçbiri rahat mekanlarda gelişmedi.Dan Anda harus menyadari bahwa kejadian ini tidak terjadi pada tempat yang bagus.
Dikkatinizi çekmek isterim ki, bu olayların hiçbiri rahat mekanlarda gelişmedi.Dovete capire che questi incidenti non si verificavano in luoghi propriamente accessibili.
Dikkatinizi çekmek isterim ki, bu olayların hiçbiri rahat mekanlarda gelişmedi.Je moet beseffen dat deze incidenten niet gebeurden op handige locaties.
Dikkatinizi çekmek isterim ki, bu olayların hiçbiri rahat mekanlarda gelişmedi.게다가 이런 일은 교통이 편리한 곳에서 일어나는 것도 아닙니다.
Dikkatinizi çekmek isterim ki, bu olayların hiçbiri rahat mekanlarda gelişmedi.Musicie zdać sobie sprawę, że takie incydenty nie zdarzały się w dogodnych miejscach.
Dikkatinizi çekmek isterim ki, bu olayların hiçbiri rahat mekanlarda gelişmedi.Şi trebuie să realizaţi că aceste incidente nu s-au întâmplat în locaţii comode.
Dikkatinizi çekmek isterim ki, bu olayların hiçbiri rahat mekanlarda gelişmedi.Und Sie müssen wissen, dass diese Vorfälle nicht an angenehmen Orten stattfanden.