Dikkatinizi çekmek isterim ki, bu olayların hiçbiri rahat mekanlarda gelişmedi.Vous devez reconnaître que ces évènements ne se sont pas produits dans des lieux très propices.
Dikkatinizi çekmek isterim ki, bu olayların hiçbiri rahat mekanlarda gelişmedi.Y hay que darse cuenta de que estos incidentes no suceden en lugares convenientes.
Dikkatinizi çekmek isterim ki, bu olayların hiçbiri rahat mekanlarda gelişmedi.А вие трябва да разберете, че тези инциденти не се случиха на подходящи места.
Dikkatinizi çekmek isterim ki, bu olayların hiçbiri rahat mekanlarda gelişmedi.אתם חייבים להבין שמקרים כאלה לא קרו במקומות נוחים.
Dikkatinizi çekmek isterim ki, bu olayların hiçbiri rahat mekanlarda gelişmedi.وعليكم ان تتذكروا ان هذه الحادثة لم تحصل في مناطق ملائمة ..
Dikkatinizi çekmek isterim ki, bu olayların hiçbiri rahat mekanlarda gelişmedi.都合の良い場所では発生しません こんな場所で起こるんです
Direk konuşmanızı değil de, önce elinizi kaldırmanızı isterim.말하기 전에 먼저 손을 들어 주십시오
Direk konuşmanızı değil de, önce elinizi kaldırmanızı isterim.אינני רוצה שתתחילו לדבר סתם כך, אלא שתצביעו
"Dünyada barış olduğunu görmek isterim" diyebilir ve bunun için çalışırsınız."أود ان أري سلام علي الأرض" ثم تعمل تجاه هذا الهدف
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.As vrea sa mai spun lumii ca si animalele iubesc.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Azt is szeretném elmondani a világnak, hogy az állatok is szeretnek.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Chciałabym również powiedzieć światu, że zwierzęta też kochają.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Gostava também de dizer ao mundo que os animais amam.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Hočem povedati še nekaj. Živali ljubijo.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Ich möchte der Welt ebenfalls mitteilen, dass Tiere lieben.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Ik zou de wereld ook willen zeggen dat dieren liefhebben.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Jag skulle också vilja berätta för världen att djur älskar.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Je voudrais aussi dire à tous, que les animaux aiment.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.한가지 더 나누고 싶은 얘기는, 동물들도 사랑을 한다는 것입니다.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Quisiera también explicar al mundo que los animales aman.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Saya juga ingin memberitahu dunia bahwa binatang mencintai.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Také bych ráda řekla světu, že zvířata milují.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Tôi cũng muốn nói cho cả thế giới rằng động vật cũng biết yêu.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Vorrei inoltre raccontare al mondo che gli animali amano.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Θα ήθελα επίσης να πω στον κόσμο ότι και τα ζώα ερωτεύονται.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Искам също така да кажа на света, че животните също обичат.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Мне также хотелось бы поведать миру о том, что и животные подвластны любви.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.Також я хочу сказати світу, що тварини також здатні кохати.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.אני רוצה גם לספר לעולם שבעלי-החיים אוהבים.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.كما أود ان اقول للعالم ان الحيوانات تحب.
Dünyaya hayvanların da âşık olduğunu söylemek isterim.地球上の動物で
Eğer 25 dakika içinde bir şey çizip, bundan etkilenirsem, işte bunu tabloya dönüştürmek isterim.Cuando puedo hacer un dibujo en 25 minutos y que me conmueva; eso es lo que quiero de esta pintura.
Eğer 25 dakika içinde bir şey çizip, bundan etkilenirsem, işte bunu tabloya dönüştürmek isterim.Jeśli uda mi się namalować coś w 25 minut i czuć, jest on poruszający, to coś takiego chciałbym malować.
Eğer 25 dakika içinde bir şey çizip, bundan etkilenirsem, işte bunu tabloya dönüştürmek isterim.Quand en 25 minutes, je peux faire un dessin qui m'émeut vraiment, c'est ce que j'ai envie de peindre.
Eğer 25 dakika içinde bir şey çizip, bundan etkilenirsem, işte bunu tabloya dönüştürmek isterim.Όταν σχεδιάζω κάτι σε 25 λεπτά και με συγκινεί, τότε ξέρω ότι θέλω να είναι πίνακας.
Eğer 25 dakika içinde bir şey çizip, bundan etkilenirsem, işte bunu tabloya dönüştürmek isterim.כשאוכל לצייר ציור תוך 25 דקות, שעושה לי משהו, זה מה שאני רוצה לצייר.
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim.Ak jedného dňa niečo dosiahnem, rada by som povedala: "Oci a mami, ďakujem vám."
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim.Als ik ooit iets kan bereiken, zou ik mijn papa en mama bedanken.
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim."gostaria de lhes dizer obrigada, papá e mamã. "Obrigada,
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim.Ha valaha elérek valamit, megköszönném anyukámnak és apukámnak.
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim.언젠가 제가 뭔가를 이룬다면, 부모님께 감사드리고 싶어요.
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim.Mam możliwość osiągnięcia czegoś i za to dziękuję wam, tato i mamo.
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim.Nếu tôi đạt được một điều gì đó, tôi muốn nói cảm ơn tới cha và mẹ tôi.
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim.Se un giorno realizzerò qualcosa, ringrazierò voi papà e mamma.
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim.Si ma simt umilit de puterea lor.
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim. Tesekkur ederim.Za sedm let, co jsem na vozíku, jsem toho v životě dokázal víc, než když jsem mohl chodit.
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim.Wenn ich jemals etwas erreichen werde, möchte ich meinem Papa und meiner Mama danke sagen.
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim.Αν κάποια μέρα μπορέσω να επιτύχω κάτι, θα ήθελα να πω σας ευχαριστώ μπαμπά και μαμά.
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim.Однажды я смогу достичь чего-то. Я хочу поблагодарить папу и маму.
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim."הבית" (צרפתית)
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim.إن قدرت على إنجاز شئ يوماً ما، أريد أن أقول شكرا لكم أبي وأمي.
Eger bir gun bir sey basarabilirsem, "Tesekkur ederim annecigim ve babacigim" demek isterim.ありがとう
Eğer değilse, ben çok görüşmek isterim yalnız ile. "Ak nie, mal by som oveľa radšej komunikovať s tebou osamote. "
Eğer değilse, ben çok görüşmek isterim yalnız ile. "Če ne, bi jaz veliko raje komunicirajo Z vami sam. "
Eğer değilse, ben çok görüşmek isterim yalnız ile. "Dacă nu, aş prefera să comunice cu tine singur. "
Eğer değilse, ben çok görüşmek isterim yalnız ile. "Ha nem, azt sokkal szívesebben kommunikálnak veled egyedül. "
Eğer değilse, ben çok görüşmek isterim yalnız ile. "Hvis ikke, skulle jeg meget hellere til at kommunikere med dig alene. "
Eğer değilse, ben çok görüşmek isterim yalnız ile. "Jeśli nie, należy zdecydowanie wolą komunikować z was samych. "
Eğer değilse, ben çok görüşmek isterim yalnız ile. "Jika tidak, saya lebih lebih suka untuk berkomunikasi dengan Anda sendiri. "
Eğer değilse, ben çok görüşmek isterim yalnız ile. "Jos ei, en olisi paljon mieluummin kommunikoida kanssa sinut rauhaan. "