Ama sonra, sizin özel olduğunuzu bilmek isterim.Nhưng tôi cũng muốn biết bạn đặc biệt ra sao.
Ama sonra, sizin özel olduğunuzu bilmek isterim.Saber qué los hace especiales.
Ama sonra, sizin özel olduğunuzu bilmek isterim.Și apoi vreau să înțeleg prin ce vă deosebiți.
Ama sonra, sizin özel olduğunuzu bilmek isterim.Надо передать, что отличает вас от остальных. Что вы сделали,
Ama sonra, sizin özel olduğunuzu bilmek isterim.Но тогава искам да знам с какво вие сте специални.
Ama sonra, sizin özel olduğunuzu bilmek isterim.אבל אז אני רוצה לדעת איך אתה מיוחד
Ama sonra, sizin özel olduğunuzu bilmek isterim.كما إنني أريدك أن تخبرني كيف أنت مميز
Ama sonra, sizin özel olduğunuzu bilmek isterim.競合が何をやっているかわかったなら
Ama soylemek isterim ki sonuç ve amaç baz alındığında bunlar aynı şeydirDeoarece uneori apare litera grecească delta aici.
Ama soylemek isterim ki sonuç ve amaç baz alındığında bunlar aynı şeydir하지만 저는 이 문제에 한해서 이 두 형태는 결국 같다는 것을 얘기해주고 싶습니다.
Ama soylemek isterim ki sonuç ve amaç baz alındığında bunlar aynı şeydirבדוגמה הזאת הם אותו הדבר.
Ama soylemek isterim ki sonuç ve amaç baz alındığında bunlar aynı şeydirولكنك سترى أن الدلتا تستخدم
Ama şu an yanındaysa... ...görmek isterim.De kíváncsi vagyok, hogy most magánál van-e.
Ama şu an yanındaysa... ...görmek isterim.Απλά είναι δύσκολο να καταλάβω αν το έχει μαζί σου τώρα.
Ama şu noktayı açıklığa karıştırmak isterim ki, karmaşık şeyler, gece ortasında olmazJediné, co chci, abyste si zapamatovali, je, že ty složité jevy se nedějí přes noc.
Ama şu noktayı açıklığa karıştırmak isterim ki, karmaşık şeyler, gece ortasında olmazJeszcze raz zaznaczam, że tak złożone rzeczy nie powstają w ciągu jednej nocy.
Ama şu noktayı açıklığa karıştırmak isterim ki, karmaşık şeyler, gece ortasında olmaz하지만 저는 분명하게 이러한 복잡한 현상들이, 이들이 하룻밤 사이에 나타나지 않는다고 말하고 싶습니다.
Ama şu noktayı açıklığa karıştırmak isterim ki, karmaşık şeyler, gece ortasında olmazMaar ik wil het volgende heel duidelijk malen, dat deze ingewikkelde dingen niet in een dag gebeuren.
Ama şu noktayı açıklığa karıştırmak isterim ki, karmaşık şeyler, gece ortasında olmazMas eu quero deixar isso muito claro que estas muito coisas intrincadas, eles não acontecem durante a noite.
Ama şu noktayı açıklığa karıştırmak isterim ki, karmaşık şeyler, gece ortasında olmazMa voglio che sia molto chiaro che queste cose estremamente complesse, non accadono in una notte.
Ama şu noktayı açıklığa karıştırmak isterim ki, karmaşık şeyler, gece ortasında olmazPero quiero dejar esto muy claro que estas muy cosas intrincadas, ellos no pasar noche.
Ama şu noktayı açıklığa karıştırmak isterim ki, karmaşık şeyler, gece ortasında olmazАкцентую увагу на тому, що ці надзвичайно складні речі не створюються за мить.
Ama şu noktayı açıklığa karıştırmak isterim ki, karmaşık şeyler, gece ortasında olmazこの複雑な変化は、一日で起こったものではないってこと。 ピンク色のチョウがいたとして、急にその子どもが
Ama şunu da bilmenizi isterim: Her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek, Mesihin başı da Tanrıdır.Ale chcem, aby ste vedeli, že hlavou každého muža je Kristus a hlavou ženy muž a hlavou Krista Bôh.
Ama şunu da bilmenizi isterim: Her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek, Mesihin başı da Tanrıdır.Chciť pak, abyste věděli, že všelikého muže hlava jest Kristus, a hlava ženy muž, hlava pak Kristova Bůh.
Ama şunu da bilmenizi isterim: Her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek, Mesihin başı da Tanrıdır.Hočem pa, da veste, da je vsakemu možu glava Kristus, a glava ženi mož, glava pa Kristusu Bog.
Ama şunu da bilmenizi isterim: Her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek, Mesihin başı da Tanrıdır.그러나 나는 너희가 알기를 원하노니 각 남자의 머리는 그리스도요 여자의 머리는 남자요 그리스도의 머리는 하나님이시라
Ama şunu da bilmenizi isterim: Her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek, Mesihin başı da Tanrıdır.Затова жената е длъжна да има на главата си белег на власт, заради ангелите.
Ama şunu da bilmenizi isterim: Her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek, Mesihin başı da Tanrıdır.Хочу ж, щоб ви знали, що всякому чоловікові голова Христос, голова жінці чоловік, голова ж Христу - Бог.
Ama şunu da bilmenizi isterim: Her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek, Mesihin başı da Tanrıdır.Хочу также, чтобы вы знали, что всякому мужу глава Христос, жене глава – муж, а Христу глава – Бог.
Ama şunu da bilmenizi isterim: Her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek, Mesihin başı da Tanrıdır.אך חפץ אנכי שתדעו כי ראש כל איש המשיח וראש האשה האיש וראש המשיח הוא האלהים׃
Ama şunu da bilmenizi isterim: Her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek, Mesihin başı da Tanrıdır.ولكن اريد ان تعلموا ان راس كل رجل هو المسيح. واما راس المرأة فهو الرجل. وراس المسيح هو الله.
Ama şunu da bilmenizi isterim: Her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek, Mesihin başı da Tanrıdır.我 願 意 你 們 知 道 、 基 督 是 各 人 的 頭 . 男 人 是 女 人 的 頭 、 神 是 基 督 的 頭
Ama şunu da bilmenizi isterim: Her erkeğin başı Mesih, kadının başı erkek, Mesihin başı da Tanrıdır.我 願意 你 們 知道 、 基督 是 各人 的 頭 . 男人 是 女人 的 頭 、 神是 基督 的 頭
Ama yaptıkları işe küçük bir psikolojik numara ile bir ekleme yapmak isterim, ve numara da şu:Aber ich würde deren Arbeit gerne durch diesen kleinen psychologischen Trick ergänzen.
Ama yaptıkları işe küçük bir psikolojik numara ile bir ekleme yapmak isterim, ve numara da şu:Ale chciałbym uzupełnić ich pracę o niewielki trik psychologiczny. A oto trik:
Ama yaptıkları işe küçük bir psikolojik numara ile bir ekleme yapmak isterim, ve numara da şu:Dar aș vrea să le suplimentez munca cu un mic truc psihologic, iată-l:
Ama yaptıkları işe küçük bir psikolojik numara ile bir ekleme yapmak isterim, ve numara da şu:De szeretném kiegészíteni a munkájukat egy kis pszichológiai trükkel, ami a következő.
Ama yaptıkları işe küçük bir psikolojik numara ile bir ekleme yapmak isterim, ve numara da şu:하지만 그들의 작업을 약간의 심리학적 트릭으로 보완하려 합니다. 그 트릭은 이것입니다.
Ama yaptıkları işe küçük bir psikolojik numara ile bir ekleme yapmak isterim, ve numara da şu:Maar ik zou hun werk graag aanvullen met de volgende kleine psychologische truc.
Ama yaptıkları işe küçük bir psikolojik numara ile bir ekleme yapmak isterim, ve numara da şu:Mais j'aimerais ajouter à leur travail une petite astuce psychologique, cette astuce est la suivante.
Ama yaptıkları işe küçük bir psikolojik numara ile bir ekleme yapmak isterim, ve numara da şu:Ma vorrei integrare il loro lavoro con un piccolo trucco psicologico. E il trucco è questo.
Ama yaptıkları işe küçük bir psikolojik numara ile bir ekleme yapmak isterim, ve numara da şu:Nhưng tôi muốn bổ sung thêm những việc làm của họ với một chút mẹo tâm lí như thế này.
Ama yaptıkları işe küçük bir psikolojik numara ile bir ekleme yapmak isterim, ve numara da şu:Pero me gustaría complementar su trabajo con el siguiente pequeño truco psicológico
Ama yaptıkları işe küçük bir psikolojik numara ile bir ekleme yapmak isterim, ve numara da şu:Αλλά θα ήθελα να συμπληρώσω το έργο τους με ένα μικρό ψυχολογικό τέχνασμα, το οποίο έχει ως εξής:
Ama yaptıkları işe küçük bir psikolojik numara ile bir ekleme yapmak isterim, ve numara da şu:Просто мне бы хотелось дополнить их работу таким небольшим психологическим трюком:
Ama yaptıkları işe küçük bir psikolojik numara ile bir ekleme yapmak isterim, ve numara da şu:יש כמה קבוצות שעוסקות בזה. אני חושב שלקבוצות "ללא תויות" ו"מטרה משותפת",
Ama yaptıkları işe küçük bir psikolojik numara ile bir ekleme yapmak isterim, ve numara da şu:و لكني اود ان الحق عملهم بلفتة سايكولوجية صغير، و هذه اللفتة انه
Ama yaptıkları işe küçük bir psikolojik numara ile bir ekleme yapmak isterim, ve numara da şu:今からお話しする ちょっとした心理トリックで補完したいと思います 共通の脅威ほど 人を結束させるものはありません
Amma ve lakin, söylemek isterim ki, iletişimin süreçleri bana doğal gelmiyor.Comunque, devo dirlo, alzarmi e parlare non mi viene naturale.
Amma ve lakin, söylemek isterim ki, iletişimin süreçleri bana doğal gelmiyor.Ich muss aber sagen, der Kommunikationsprozess fällt mir nicht leicht.
Amma ve lakin, söylemek isterim ki, iletişimin süreçleri bana doğal gelmiyor.Ik moet nochtans bekennen dat het communicatieproces me van nature niet goed afgaat.
Amma ve lakin, söylemek isterim ki, iletişimin süreçleri bana doğal gelmiyor.În orice caz, trebuie să recunosc, procesul de comunicare nu îmi vine în mod firesc.
Amma ve lakin, söylemek isterim ki, iletişimin süreçleri bana doğal gelmiyor.Jednak muszę wyznać, że proces komunikowania się nie przychodzi mi łatwo.
Amma ve lakin, söylemek isterim ki, iletişimin süreçleri bana doğal gelmiyor.그러나 제가 말해야만 하는 것은 소통의 과정이란 것이 자연스럽게 느껴지지 않는다는 겁니다.
Amma ve lakin, söylemek isterim ki, iletişimin süreçleri bana doğal gelmiyor.Néanmoins, je dois admettre que le processus de communication ne me vient pas naturellement.
Amma ve lakin, söylemek isterim ki, iletişimin süreçleri bana doğal gelmiyor.No entanto, devo dizer, que o processo de comunicação não me ocorre naturalmente.
Amma ve lakin, söylemek isterim ki, iletişimin süreçleri bana doğal gelmiyor.Přesto musím říci,že proces komunikace pro mě není přirozený.
Amma ve lakin, söylemek isterim ki, iletişimin süreçleri bana doğal gelmiyor.Sin embargo, tengo que decir, que el proceso de comunicación no es algo natural en mi.
Amma ve lakin, söylemek isterim ki, iletişimin süreçleri bana doğal gelmiyor.Ωστόσο, πρέπει να ομολογήσω, η διαδικασία της επικοινωνίας δεν μου έρχεται φυσικά.