"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz."И после каза: "Но искам да знаете, че липсата на ресурси никога не е извинение за несправедливост."
"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz."ואז הוא אמר, "אבל אני רוצה שתדעו שחוסר המשאבים "הוא לעולם לא תרוץ לחוסר צדק
"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz."ثم قال، " لكني أريدك أن تعرفي بأن قصور الموارد ليس عذراً للظلم."
"Ama bilmeni isterim eksik olan kaynaklar hiç bir zaman bahane olamaz."そういった資質がないからと言って それが不正を認める理由にはならないんだ」と そして 彼は見事に
Ama bilmenizi isterim ki insanlar arkanızdan böyle konuşuyorlar.Am vrut doar să vă anunț că asta spun oamenii cînd nu sînteți de față.
Ama bilmenizi isterim ki insanlar arkanızdan böyle konuşuyorlar.여러분이 아셨으면 하는 것은, 여전히 어떤 사람들은 이 문제로 미국인에 대한 험담을 하고 있다는 겁니다.
Ama bilmenizi isterim ki insanlar arkanızdan böyle konuşuyorlar.Rad bi le, da veste, da to ljudje govorijo o vas za vašim hrbtom.
Ama bilmenizi isterim ki insanlar arkanızdan böyle konuşuyorlar.אני רק רוצה שתדעו שזה מה שאנשים אומרים עליכם מאחורי גבכם.
Ama bilmenizi isterim ki insanlar arkanızdan böyle konuşuyorlar.لكن أريد فقط أن تعرفوا أن هذا هو ما يقوله الناس عنكم وراء ظهوركم.
Ama bilmenizi isterim ki insanlar arkanızdan böyle konuşuyorlar.ただ皆さんのことを 陰でそう言う人が いるのを知っておいてください ヨーロッパでは 皆さんが いなくなると 言ってるんです
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Aber ich stelle eine Menge Fragen und ich würde mich über ihren Rat sehr freuen.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Ale zadaję dużo pytań i przyda mi się rada.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Dar pun multe întrebări şi aş vrea să vă primesc sfaturile.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.De sokat kérdezek, és örülnék a tanácsaitoknak.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.그러나 저는 많은 의문을 가지고 있으며, 여러분의 조언을 환영합니다.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Maar ik stel veel vragen en zou graag jullie advies willen.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Ma faccio un sacco di domande e mi piacerebbe molto ricevere i vostri consigli.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Mais j'ai beaucoup de questions, et j'adorerai entendre vos conseils.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Nên tôi sẽ hỏi rất nhiều thứ và mong nhận được lời khuyên của bạn.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Но задавам много въпроси, и много бих желал вашите съвети.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.אבל אני שואל המון שאלות ואשמח לעצתכם.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.لكنني أسأل اسئلةً كثيرة ,وأحب أن استمع إلى نصائحكم.
Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.ありがとうございました
Ama bundan önce, şunu düşünmenizi isterim:그렇게 하기 전에, 저는 여러분들이
Ama bundan önce, şunu düşünmenizi isterim:אך לפני כן, אני רוצה שתחשבו
Ama bundan önce, şunu düşünmenizi isterim:لكن قبل أن نفعل هذا ، يجب أن نفكر
Ama bundan önce, şunu düşünmenizi isterim:ここに座っている間でも常に
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Aber ich will Ihnen eine Geschichte erzählen, um das zu illustrieren.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Ampak rada bi vam povedala zgodbo -- za ilustracijo.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Dar vreau să vă spun o poveste despre asta - pentru a ilustra.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.사랑의 생물학에 대해 말했던 것을 보여주는
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Les quiero contar una historia para ilustrarlo.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Maar ik wil jullie een verhaal vertellen over -- om te illustreren.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Mais je voudrais vous raconter une histoire, en guise d'exemple.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Mas quero contar-vos uma história... para ilustrar.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Ma voglio parlarvi di una storia che illustra la biologia dell'amore.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Men jag vill berätta en berättelse -- för att illustrera.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Nhưng tôi muốn kể cho bạn một câu chuyện để minh họa.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.No chcela by som vám povedať príbeh -- na ilustráciu.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Opowiem historię - ilustrację.
Ama size bir öykü anlatmak isterim. Sürekli aşkın biyolojisini anlattım.Ale chtěla bych vám povědět příhodu, abych ukázala, abych tu předvedla biologii lásky.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Αλλά θέλω να σας πω μια ιστορία για κάτι - να διευκρινίσω.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Але я хочу для прикладу розповісти вам історію.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Но искам да ви разкажа една история - за нагледен пример.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.Но я хочу рассказать вам одну показательную историю.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.אבל אני רוצה לספר לכם על - להדגים.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.لكني أرغب في إخباركم بقصة حول -- للتوضيح.
Ama size bir öykü anlatmak isterim.今日は愛の生物学についての話をしてきました
Ama size bir öykü anlatmak isterim.但我想同你講一個故事 - 去描述
Ama size şunu söylemek isterim ki tüm bu adaptasyonlara rağmen en önemli şey şu gerçektir:Doch was ich Ihnen jetzt erzählen werde, ist der wichtigste Teil.
Ama size şunu söylemek isterim ki tüm bu adaptasyonlara rağmen en önemli şey şu gerçektir:Ik wil nog zeggen dat het belangrijkste,
Ama size şunu söylemek isterim ki tüm bu adaptasyonlara rağmen en önemli şey şu gerçektir:하지만 이 모든 적응들 중에서 가장 중요한 점에 대해서는 말씀드릴게요.
Ama size şunu söylemek isterim ki tüm bu adaptasyonlara rağmen en önemli şey şu gerçektir:אבל מה שאומר לכם הוא שהדבר החשוב ביותר,
Ama size şunu söylemek isterim ki tüm bu adaptasyonlara rağmen en önemli şey şu gerçektir:لكن ما سأقوم به هو أن أقول لكم بأن الشيء الأهم،
Ama size şunu söylemek isterim ki tüm bu adaptasyonlara rağmen en önemli şey şu gerçektir:生物は環境に適合したことに加え 凄いことを成し遂げる技を習得し
Ama sonra, sizin özel olduğunuzu bilmek isterim.Aber ich will wissen, dass Sie besonders sind.
Ama sonra, sizin özel olduğunuzu bilmek isterim.Chcę wiedzieć, że się wyróżniasz.
Ama sonra, sizin özel olduğunuzu bilmek isterim.Dan wil ik weten waarom jij speciaal bent.
Ama sonra, sizin özel olduğunuzu bilmek isterim.어떤면에서 당신이 특별한지도 알고 싶습니다.
Ama sonra, sizin özel olduğunuzu bilmek isterim.Mais je veux aussi savoir en quoi vous êtes unique.