Ana içeriğe geç
Sözlük

isteri ile cümle

isteri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
11
ORT. KELİME
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Chceme tedy věci slučovat, chceme je štosovat, chceme je digitalizovat.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Hočemo stvari, ki se pospravijo, ki se naložijo ena na drugo in hočemo digitalne stvari.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Kita ingin semuanya terkumpul, tertumpuk, dan diubah menjadi bentuk digital.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.우리는 딱 맞는 물건들을 원합니다. 우리는 포개지는 물건들을 원하고 그것이 디지털화 된 것을 원합니다.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Nous voulons des choses qui s'emboîtent, nous voulons des choses empilables, nous voulons les numériser.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Potrzebujemy rzeczy składanych, wpasowanych albo w postaci cyfrowej.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Queremos coisas arrumáveis, que se possam empilhar, que se possam digitalizar.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Queremos cosas que se aniden, queremos cosas que se apilen, digitalizadas.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Så vi vill ha saker som ryms i varandra, vi vill ha saker som går att stapla, och vi vill ha digital teknik.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Szóval olyan dolgokat vegyünk, amik egymásba illeszkednek, vagy épp egymásra, és digitális formát akarunk.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Takže chceme veci, ktoré do seba zapadajú, chceme veci, ktoré sa skladajú, a chceme ich digitalizované.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Vậy nên chúng ta muốn mọi thứ lồng vào nhau, xếp lên nhau và chúng ta muốn nó được số hóa.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.We willen dingen die zich vastnestelen, die je kan stapelen, en we willen ze digitaal.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Wir wollen verschachtelte Dinge, die man stapeln kann und digitalisieren.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Θέλουμε πράγματα που φωλιάζουν, που στέκονται το ένα πάνω στο άλλο, και τα θέλουμε ψηφιοποιημένα.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Така че ние искаме неща, които гнездят, искаме неща, които се наслагват, и ги искаме дигитализирани.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Тож ми хочемо речей, що вмонтовуються, ми хочемо речей, що складаються, і ми хочемо їх оцифрованими.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.אז אנחנו רוצים דברים שמקננים, אנחנו רוצים דברים שניתן לערום, ואנחנו רוצים אותם דיגיטליים.
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.نحتاج أشياء تتداخل وتتراص، وأن نؤتمت العمل
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.デジタル化されたものが理想的になります 書類も書籍も映画も
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.所以我哋要將物品大小順序擺埋一齊, 我地想物品容易堆放,同埋係數碼化嘅。
İçki de isterim.Je boirais bien un peu.
İçki de isterim.Me gustaría una bebida también.
İçki de isterim.Vorrei anche bere un po'.
İçki de isterim.Θα'θελα κι ένα ποτό.
İçki de isterim.Я бы ещё хотела выпить.
İkinci olarak, size Vishna'nın hikayesini anlatmak isterim, bana ilham vermiştiAber zweitens, möchte ich Sie mit der Geschichte von Vishna verabschieden, die meine Inspiration für die
İkinci olarak, size Vishna'nın hikayesini anlatmak isterim, bana ilham vermiştiElőször is, tudják már, hogy mit tehetnek. Másodszor,
İkinci olarak, size Vishna'nın hikayesini anlatmak isterim, bana ilham vermişti여러분은 여러분이 무엇을 할 수 있는지 압니다. 하지만 두번째로, 저는 여러분을 정의로의 국제적인 다리를 시작하는데 실제로 저의 영감이었던
İkinci olarak, size Vishna'nın hikayesini anlatmak isterim, bana ilham vermiştiТа по-друге, я завершу історією про Вішну, який фактично був моїм натхненням, щоб започаткувати
İkinci olarak, size Vishna'nın hikayesini anlatmak isterim, bana ilham vermiştiאתם יודעים מה אתם יכולים לעשות. אבל שנית הייתי רוצה להשאיר אתכם עם הסיפור של וישנה שלמעשה נתן לי את ההשראה
İkinci olarak, size Vishna'nın hikayesini anlatmak isterim, bana ilham vermiştiتعرفون مالذي ستفعلون. ثانياً، سأترككم مع قصة فيشنا، الذي كان ملهماً لي
İkinci olarak, size Vishna'nın hikayesini anlatmak isterim, bana ilham vermiştiそして次にヴィシュナという子の話をします 実のところ "International Bridges to Justice"という 組織を設立するきっかけになった男の子です
İki şey hakkında sizin dikkatinizi çekmek isterim.Así que hay dos cosas que nosotros le debemos ser preocuparse por.
İki şey hakkında sizin dikkatinizi çekmek isterim.그래서 고려할 것이 두개 있습니다.
İki şey hakkında sizin dikkatinizi çekmek isterim.Nevím, to může být x na druhou krát cosinus y nebo něco.
İki şey hakkında sizin dikkatinizi çekmek isterim.Są więc dwie rzeczy, o których powinieneś pamiętać.
İki şey hakkında sizin dikkatinizi çekmek isterim.אז ישנם שני דברים שצריך לשים לב אליהם.
İki şey hakkında sizin dikkatinizi çekmek isterim.إذن، هناك أمران يجب الانتباه لهما
İki şey hakkında sizin dikkatinizi çekmek isterim.これらをすべて説明してきましたが、
İlk benimseyen biz olmak isteriz, bunu hisseden inekler olarak ilk çıktığı noktada yakalarız.A legelején kapjuk el, rögtön az indulásnál. Látják:
İlk benimseyen biz olmak isteriz, bunu hisseden inekler olarak ilk çıktığı noktada yakalarız.Chcemy być pierwszy, dla geeków, którzy docenią, że uchwyciliśmy moment narodzin nowej technologii.
İlk benimseyen biz olmak isteriz, bunu hisseden inekler olarak ilk çıktığı noktada yakalarız.첨단 기술을 좋아하는 매니아를 위해서 하는것이죠. 그래서 기술이 막 시작되는 시점에서 파악을 합니다.
İlk benimseyen biz olmak isteriz, bunu hisseden inekler olarak ilk çıktığı noktada yakalarız.Vogliamo essere i primi per i geek che lo apprezzano, identifichiamo la tecnologia nella sua fase di lancio.
İlk benimseyen biz olmak isteriz, bunu hisseden inekler olarak ilk çıktığı noktada yakalarız.Ради гиков, которые это оценят, мы стараемся держать руку на пульсе технологий.
İlk benimseyen biz olmak isteriz, bunu hisseden inekler olarak ilk çıktığı noktada yakalarız.نريد أن نكون أول من يفعل ذلك، للمهووسين الذي يحبون ذلك، سننتهز التكنولوجيا عند بدايتها.
İlk benimseyen biz olmak isteriz, bunu hisseden inekler olarak ilk çıktığı noktada yakalarız.あるテクノロジーが誕生したところでキャッチするわけです 1997年にはLinuxを表紙にしました
İlk defa 2007'de Londra'da öğrenciyken gördüğüm bir videoyla sizlere veda etmek isterim.1987年 ロンドンで学生の頃でした ガーディアン紙のものです
İlk defa 2007'de Londra'da öğrenciyken gördüğüm bir videoyla sizlere veda etmek isterim.제가 2007년에 런던에서 공부하고 있을 때 처음 접한 비디오를 소개하며 마치고자 합니다.
İlk defa 2007'de Londra'da öğrenciyken gördüğüm bir videoyla sizlere veda etmek isterim.E deixo-os com um vídeo que vi pela primeira vez em 2007, quando eu era estudante em Londres.
İlk defa 2007'de Londra'da öğrenciyken gördüğüm bir videoyla sizlere veda etmek isterim.Egy videóval búcsúzom, amit először 2007-ben láttam, amikor diák voltam Londonban.
İlk defa 2007'de Londra'da öğrenciyken gördüğüm bir videoyla sizlere veda etmek isterim.Ik besluit met een videoclip die ik in 2007 voor het eerst zag toen ik in Londen studeerde.
İlk defa 2007'de Londra'da öğrenciyken gördüğüm bir videoyla sizlere veda etmek isterim.Na koniec odtworzę klip, który zobaczyłam w 2007 roku, gdy studiowałam w Londynie.
İlk defa 2007'de Londra'da öğrenciyken gördüğüm bir videoyla sizlere veda etmek isterim.Näytän viimeiseksi videon, jonka näin vuonna 2007 ollessani opiskelija Lontoossa.
İlk defa 2007'de Londra'da öğrenciyken gördüğüm bir videoyla sizlere veda etmek isterim.Rozlúčim sa s vami s videoklipom, ktorý som prvýkrát videla v roku [1987] ešte ako študentka v Londýne.
İlk defa 2007'de Londra'da öğrenciyken gördüğüm bir videoyla sizlere veda etmek isterim.Tôi sẽ mời bạn xem một đoạn phim ngắn tôi xem lần đầu [1987] khi đang là sinh viên tại London.
İlk defa 2007'de Londra'da öğrenciyken gördüğüm bir videoyla sizlere veda etmek isterim.Und ich verabschiede mich mit einem Video, das ich 2007 sah als ich noch Studentin in London war.
İlk defa 2007'de Londra'da öğrenciyken gördüğüm bir videoyla sizlere veda etmek isterim.Vă las să urmăriți un videoclip pe care l-am văzut pentru prima dată în 2007 când eram studentă în Londra.
İlk defa 2007'de Londra'da öğrenciyken gördüğüm bir videoyla sizlere veda etmek isterim.Vorrei lasciarvi con un video che ho visto per la prima volta nel 2007 quando studiavo a Londra.
İlk defa 2007'de Londra'da öğrenciyken gördüğüm bir videoyla sizlere veda etmek isterim.Y los dejo con un video clip que vi por primera vez en 2007 cuando era estudiante en Londres.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod