Hepsinden önce, niçin bu listenin tamamlandığıyla ilgili bir kanıt vermek isterim.Sądzę, że to kompletna lista.
Hepsinden önce, niçin bu listenin tamamlandığıyla ilgili bir kanıt vermek isterim.Ten eerste wil ik u uitleggen waarom die lijst compleet is.
Hepsinden önce, niçin bu listenin tamamlandığıyla ilgili bir kanıt vermek isterim.Trước hết, tôi muốn lý luận tại sao list này hoàn tất.
Hepsinden önce, niçin bu listenin tamamlandığıyla ilgili bir kanıt vermek isterim.Yang pertama, saya ingin memberikan alasan mengapa daftar ini lengkap.
Hepsinden önce, niçin bu listenin tamamlandığıyla ilgili bir kanıt vermek isterim.Zuerst möchte ich beweisen, warum diese Liste vollständig ist.
Hepsinden önce, niçin bu listenin tamamlandığıyla ilgili bir kanıt vermek isterim.Καταρχήν, θα ήθελα να σας δώσω ένα επιχείρημα για το γιατί η λίστα αυτή είναι πλήρης.
Hepsinden önce, niçin bu listenin tamamlandığıyla ilgili bir kanıt vermek isterim.Приведу сначала довод, что этот список [должен быть] исчерпывающий.
Hepsinden önce, niçin bu listenin tamamlandığıyla ilgili bir kanıt vermek isterim.Първо бих искала да ви дам един аргумент за това защо този списък е пълен.
Hepsinden önce, niçin bu listenin tamamlandığıyla ilgili bir kanıt vermek isterim.ראשית, הייתי רוצה לטעון מדוע הרשימה הזו מלאה.
Hepsinden önce, niçin bu listenin tamamlandığıyla ilgili bir kanıt vermek isterim.أولاً، أريد توضيح السّبب وراء اعتبار هذه القائمة كاملة
Hepsinden önce, niçin bu listenin tamamlandığıyla ilgili bir kanıt vermek isterim.もちろん 生物学的な議論の上で
-Hep yanımda olsun isterim.- Będę je trzymać tutaj.
-Hep yanımda olsun isterim.- Dann behalte ich es hier.
-Hep yanımda olsun isterim.-Entonces me la quedo.
-Hep yanımda olsun isterim.- Me le prendo, allora.
-Hep yanımda olsun isterim.- Nechám si ji tady.
-Hep yanımda olsun isterim.- Θα το κρατήσω εδώ.
Herkes bana daha dikkatli olmanı söylüyor. Peki , daha dikkatli olmak isterim.Tout le monde me dit d'être attentionné, en vérité j'aimerais bien
Herkes bana daha dikkatli olmanı söylüyor. Peki , daha dikkatli olmak isterim.כל אחד אומר לי להיות יותר מתחשב. טוב, הייתי רוצה להיות יותר מתחשב .
Herkes bana daha dikkatli olmanı söylüyor. Peki , daha dikkatli olmak isterim.大家都說要小心,我想我寧可更小心。
Her zaman ilk olarak parantezleri yapmak isteriz.Először mindig a zárójelben lévőket oldjuk meg.
Her zaman ilk olarak parantezleri yapmak isteriz.항상 괄호를 먼저해요
Her zaman ilk olarak parantezleri yapmak isteriz.Nós sempre queremos fazer parênteses primeiro.
Her zaman ilk olarak parantezleri yapmak isteriz.Siempre queremos hacer en primer lugar los paréntesis.
Her zaman ilk olarak parantezleri yapmak isteriz.Vi skal altså regne den orange parentes ud først.
Her zaman ilk olarak parantezleri yapmak isteriz.Vogliamo sempre fare per prime le parentesi.
Her zaman ilk olarak parantezleri yapmak isteriz.We willen de haakjes altijd eerst wegwerken.
Her zaman ilk olarak parantezleri yapmak isteriz.Zawsze najpierw mamy obliczyć nawias.
Her zaman ilk olarak parantezleri yapmak isteriz.Θέλουμε πάντα να κάνουμε πρώτα τις παρενθέσεις.
Her zaman ilk olarak parantezleri yapmak isteriz.فاذا كان لدينا اقواس فيجب ان نتعامل معها اولاً
Her zaman ilk olarak parantezleri yapmak isteriz.そして本当にかっこがなくなるまで
Her zaman onları üzerimde denemek isterim. Ben anormal biri miyim?Tengo ganas de probarlos a todos. - ¿Cree que no soy normal?
Her zaman onları üzerimde denemek isterim.Ich möchte sie immer probieren.
Her zaman onları üzerimde denemek isterim.Ik wil ze altijd proberen.
Her zaman onları üzerimde denemek isterim.Mereu vreau să probez ceva nou.
Her zaman onları üzerimde denemek isterim.Mindegyiket felpróbálnám.
Her zaman onları üzerimde denemek isterim.Vždycky je chci vyzkoušet.
Her zaman onları üzerimde denemek isterim.Θέλω πάντα να τα δοκιμάζω.
Her zaman onları üzerimde denemek isterim.Все искам да ги пробвам.
Her zaman onları üzerimde denemek isterim.Всякий раз мне хочется ее примерить.
Hiçbir şey bilmiyorum. Acemiyim. Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.No sé nada, soy principiante, pero hago muchas preguntas, y me encantaría recibir su consejo.
Hiçbir şey bilmiyorum. Acemiyim. Ama bir sürü soru soruyorum ve tavsiyelerinizi duymak isterim.Я ничего не знаю, я новичок, но я задаю много вопросов, и буду очень рад получить совет от вас.
Homunculusları yakaladığımız zaman payımı isterim!¡Cuando aparezcan los Homunculi, quiero mi parte!
Homunculusları yakaladığımız zaman payımı isterim!Haluan osuuteni, kun saamme Homunculukset kiinni.
Homunculusları yakaladığımız zaman payımı isterim!Jak złapiemy homunkulusy, chcę mieć udział.
Homunculusları yakaladığımız zaman payımı isterim!När vi fångar homunculi vill jag ha min del.
Homunculusları yakaladığımız zaman payımı isterim!Når vi får homunculi, vil jeg have min del.
Homunculusları yakaladığımız zaman payımı isterim!Quando apanharmos os Homunculi, quero a minha parte!
Homunculusları yakaladığımız zaman payımı isterim!Quando catturiamo gli Homunculi, voglio la mia parte!
Homunculusları yakaladığımız zaman payımı isterim!Αφού πιάσουμε τα Χομάνκιουλους, θέλω το μερίδιό μου!
Homunculusları yakaladığımız zaman payımı isterim!Как только поймаем гомункулов, я хочу свою долю!
İcadın bir tür yaradış anı olduğuna inanmak isteriz: Biri fikirle geldiğinde bir doğum gerçekleşir.Lubimy myśleć, że wynalazek powstaje w przypływie olśnienia: że pomysł rodzi się w określonej chwili.
İcadın bir tür yaradış anı olduğuna inanmak isteriz: Biri fikirle geldiğinde bir doğum gerçekleşir.Често мислим, че изобретението е някак си момент на творчество: като раждане - но на някой му хрумва идея.
İcadın bir tür yaradış anı olduğuna inanmak isteriz:Gostamos de pensar que a invenção é uma espécie de momento de criação.
İcadın bir tür yaradış anı olduğuna inanmak isteriz:보통 이러한 발명은 어떤 순간이 있다고 생각하기 쉽습니다.
İcadın bir tür yaradış anı olduğuna inanmak isteriz:Wir glauben immer, dass erfinden eine Art Erschaffungsmoment ist.
İcadın bir tür yaradış anı olduğuna inanmak isteriz:אנו רוצים להאמין שהמצאה היא סוג של רגע של יצירה:
İcadın bir tür yaradış anı olduğuna inanmak isteriz:نحب أن نفكر بأن الإبتكار هو نوع من الإيجاد اللحظي
İcadın bir tür yaradış anı olduğuna inanmak isteriz:誰かが瞬間に思いつくもの と考えがちですが
İç içe yerleştirilebilecek, üst üste konulabilecek ve dijital hale dönüştürülebilecek şeyler isteriz.Așadar vrem lucruri rabatabile, adunate în stivă și în formă digitală.