Bitirirken söylemek isterim ki, Afrika'yı piyano içine koyarsanız, bu gerçekleşir.Дозвольте мені на завершення сказати, що буде, коли додати Африку в фортепіано.
Bitirirken söylemek isterim ki, Afrika'yı piyano içine koyarsanız, bu gerçekleşir.Позволете ми да завърша, като кажа, че това се случва, когато поставите Африка в пиано, нали.
Bitirirken söylemek isterim ki, Afrika'yı piyano içine koyarsanız, bu gerçekleşir.Позвольте мне в завершение рассказать о том, что получится, если добавить Африку в фортепиано.
Bitirirken söylemek isterim ki,저는 아프리카인들이 피아노에 관심을 가질 때 있었던 일을
Bitirirken söylemek isterim ki,תנו לי רק לסיים ולהגיד לכם שזה מה שקורה
Bitirirken söylemek isterim ki,اسمحوا لي أن أنهي كلامي بالقول إن هذا هو ما يحدث
Bitirirken söylemek isterim ki,ピアノにアフリカを加えれば、
Biz bütün şerri bırakıp hayrı isteriz.Kami mahu tinggalkan segala yang tidak baik.
Biz bütün şerri bırakıp hayrı isteriz.Vogliamo abbandonare tutta la cattiveria.
Biz bütün şerri bırakıp hayrı isteriz.Wir wollen alles Schlechte sein lassen.
Biz bütün şerri bırakıp hayrı isteriz.Мы хотим, чтобы всё плохое исчезло.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.Azt akarjuk, hogy egyénenként foglalkozzanak velünk.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.Chceme individuální zacházení.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.Chcemy być traktowani indywidualnie.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.Chúng ta cần được đối xử như những cá nhân độc lập.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.Kita ingin diperlakukan sebagai individu.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.우리는 각자의 개성이 존중받기 바랍니다.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.Nós queremos ser tratados como indivíduos.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.Nous voulons être traités en tant qu'individus.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.Queremos ser tratados como individuos.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.Vi vill bli behandlade som individer.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.Vogliamo essere trattati da individui.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.Vrem să fim tratați ca fiind unici.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.We willen behandeld worden als individuen.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.Wir wollen als Individuen behandelt werden.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.Θέλουμε να αντιμετωπίζονται ως άνθρωποι.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.Искаме да се отнасят с нас индивидуално.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.Ми хочемо, щоб до нас ставились як до особистостей.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.Мы хотим, чтобы ценилась наша индивидуальность.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.אנחנו רוצים שיתייחסו אלינו כאל אינדיבידואלים.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.نريد أن تتم معاملتنا كأفراد.
Bize özel ve kişisel hizmet almak isteriz.移動中も時間を有効に 使いたいと思うでしょう
Biz muhtemelen kendi hücrelerimizden biri olmasına rağmen bu hücreyi öldürmek isteriz.이 세포가 비록 내것일지라도 바이러스를 더 만드는 것을
Biz muhtemelen kendi hücrelerimizden biri olmasına rağmen bu hücreyi öldürmek isteriz.Wir werden wahrscheinlich diese Zelle abtöten wollen, obwohl es mal eine von uns war.
Biz muhtemelen kendi hücrelerimizden biri olmasına rağmen bu hücreyi öldürmek isteriz.אנו רוצים להרוג את התא המודבק הזה
Biz muhtemelen kendi hücrelerimizden biri olmasına rağmen bu hücreyi öldürmek isteriz.أعتقد بأننا سنكون راغبين في قتل هذه الخلية على الرغم من أنها كانت
Biz sadece topladığımız en az kesin şey kadar kesin olmasını isteriz.가장 정확하지 않은 것까지로 판단해야 합니다
Biz sadece topladığımız en az kesin şey kadar kesin olmasını isteriz.Sólo queremos ser tan precisos como la cosa menos precisa que hayamos sumado.
Biz sadece topladığımız en az kesin şey kadar kesin olmasını isteriz.Vi vil være lige så præcise som den mindst præcise måling herovre.
Biz sadece topladığımız en az kesin şey kadar kesin olmasını isteriz.一番精度の少ないものは,小数点以下の1桁だけです.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Ale uznávame za dobré počuť od teba, jako smýšľaš. Lebo o tejto sekte nám je známe, že sa jej všade protivia.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Ale žádámeť od tebe slyšeti, jak smyslíš; nebo víme o té sektě, že se jí všudy odpírá.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Dar am vrea să auzim părerea ta, pentrucă ştim că partida aceasta pretutindeni stîrneşte împotrivire.``
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››이에 우리가 너의 사상이 어떠한가 듣고자 하노니 이 파에 대하여는 어디서든지 반대를 받는줄 우리가 앎이라 하더라
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Želimo pa slišati od tebe, kaj misliš; kajti za to ločino nam je znano, da ji povsod ugovarjajo.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Впрочем желательно нам слышать от тебя, как ты мыслишь; ибо известно нам, что об этом учении везде спорят.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››И едни повярваха това, което говореше, а други не вярваха.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››Та бажаємо від тебе чути, що ти думаєш; бо про сю єресь відоме нам, що всюди противлять ся їй.
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››אמנם חפצים אנחנו לשמע את אשר בלבבך כי נודע לנו אשר בכל מקום יריבו אל הכת הזאת׃
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››ولكننا نستحسن ان نسمع منك ماذا ترى لانه معلوم عندنا من جهة هذا المذهب انه يقاوم في كل مكان
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››但 我 們 願 意 聽 你 的 意 見 如 何 . 因 為 這 教 門 、 我 們 曉 得 是 到 處 被 毀 謗 的
‹‹Biz senin fikirlerini senden duymak isteriz. Çünkü her yerde bu mezhebe karşı çıkıldığını biliyoruz.››但 我 們願 意 聽 你 的 意見 如何 . 因 為這 教門 、 我們曉 得 是 到處 被 毀謗 的
Böyle br grafiğe baktığımda ilk olarak periyotunu ve genliğini bulmak isterim. -난 처음에 이런종류 그래프를 보면 찾는게 주기 랑 진폭이에요
Böyle br grafiğe baktığımda ilk olarak periyotunu ve genliğini bulmak isterim. -La prima cosa che faccio quando vedo una cosa del genere, ne voglio capire il periodo e l'ampiezza.
Böyle br grafiğe baktığımda ilk olarak periyotunu ve genliğini bulmak isterim. -Lo primero que hago cuando veo algo como esto es Quiero saber cual es el período y la amplitud.
Böyle br grafiğe baktığımda ilk olarak periyotunu ve genliğini bulmak isterim. -Первое, что я делаю, когда смотрю на нечто подобное - хочу найти период и амплитуду функции.
Bu, buradaki yeşil şeydir. Ve sonra çarpmayı yapmak isteriz.To jest to w kolorze zielonym w tym miejscu. następnie chcemy obliczyć działanie mnożenia.
Bu Cuma akşamı bar muhabbetlerini bir kenara koymak isterim ve gerçekten bir laboratuvara girmenizi isterim.Chtěla bych tuto hospodskou diskuzi nechat stranou a nechat vás skutečně vstoupit do laboratoře.
Bu Cuma akşamı bar muhabbetlerini bir kenara koymak isterim ve gerçekten bir laboratuvara girmenizi isterim.Ik wil dit soort toogpraat achterwege laten en jullie meenemen naar het labo.
Bu Cuma akşamı bar muhabbetlerini bir kenara koymak isterim ve gerçekten bir laboratuvara girmenizi isterim.저는 금요일 밤 바에서 이런 종류의 논의를 하는 것은 제쳐두고 여러분들이 실제로 실험실로 들어가 보시게 하고 싶어요.