Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Chcę zatem zadać pytanie: Jak powinna wyglądać kultura XXI wieku?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Dunque vorrei porvi una domanda: come dovrebbe essere la cultura del 21° secolo?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Dus ik wil een vraag stellen: Hoe moet cultuur in de 21ste eeuw eruit zien?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Je veux poser une question: A quoi devrait ressembler la culture du 21° siècle ?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Por eso quiero hacer una pregunta: ¿Cómo debe ser la cultura del siglo XXI?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Portanto, quero fazer uma pergunta: Qual deve ser o aspeto da cultura do séc. XXI?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Saya ingin mengajukan sebuah pertanyaan: Nampak seperti apa seharusnya kultur di abad ke-21 itu?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Tehát a kérdésem a következő: Milyennek kellene lennie a 21. századi kultúrának?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Thế nên tôi muốn đặt một câu hỏi: Nền văn hóa của thế kỷ 21 nên như thế nào?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Οπότε θέλω να κάνω μια ερώτηση: Πως θα πρέπει να είναι ο πολιτισμός τον 21ο αιώνα;
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Искам да задам въпрос: Как трябва да изглежда културата през 21 век?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?Я хочу задать вопрос: Как должна выглядеть культура в 21-ом веке?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?אז ברצוני לשאול שאלה: כיצד צריכה להראות תרבות במאה ה 21?
Bir soru sormak isterim; 21. yüzyıldaki kültür neye benzemek zorundadır?لذلك أريد أن أطرح سؤالا: ما ينبغي للثقافة في القرن الـ 21 ان تبدو عليه؟
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Chceme ísť nejakým smerom, ale vetry nás ženú inam, presne tak ako v živote.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Chceme jít jedním směrem, ale vítr nás žene jiným směrem, stejně jako v životě.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Chcemy lecieć w jedną stronę, ale wiatr znosi nas gdzie indziej, jak w życiu.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Chúng ta muốn đi theo hướng này nhưng những ngọn gió cứ đẩy chúng ta về hướng khác, như cuộc đời vậy.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Dorim să mergem într-o direcţie, dar vîntul ne mână în alta, ca în viaţă.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.우리는 이 방향으로 가고 싶지만 마치 인생처럼, 바람이 우리를 다른 방향으로 밀어 냅니다.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Menni akarunk az egyik irányba de a szél elsodor minket egy másik felé, mint az életben.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.On veut aller dans une direction mais le vent nous pousse dans une autre - comme dans la vie.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Queremos ir en una dirección pero los vientos nos empujan en otra dirección, como la vida,
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Queremos viajar numa determinada direção, mas os ventos empurram-nos noutra direção, tal como na vida.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Vi vill ta oss i en riktning, men vinden knuffar oss i en annan, precis som i livet.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Vogliamo andare in una direzione, ma i venti ci spingono in un'altra direzione, come nella vita.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.We willen in een bepaalde richting gaan maar de wind duwt ons in een andere richting, zoals in het leven.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Wir wollen in eine Richtung gehen, aber die Winde treiben uns in eine andere Richtung, wie im Leben.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Искаме да тръгнем в една посока, но вятърът ни тласка в друга посока, като в живота.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.Мы хотим двигаться в одну сторону, но ветер двигает нас в другую сторону. Как и в жизни.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.אנחנו רוצים ללכת בכיוון מסויים, אבל הרוח דוחפת אותנו לכיוון אחר, כמו בחיים.
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.وعندما نريد الذهاب في وجهة ما فقد تمنعنا الرياح عن ذلك وتدفعنا في جهة أُخرى " مثل الحياة "
Bir yöne doğru gitmek isteriz, ama rüzgarlar bizi tıpkı hayattaki gibi başka bir yöne savurur.風であっちへ流されてしまう まるで人生のように そして 人生と闘い
Bitirici tartışmalar isteriz.Chceme argumenty, které budou zabíjet.
Bitirici tartışmalar isteriz.Chcemy argumentów nie do zbicia.
Bitirici tartışmalar isteriz.Chúng ta muốn những lập luận nốc ao.
Bitirici tartışmalar isteriz.Gyilkos érveket akarunk.
Bitirici tartışmalar isteriz.Kita ingin argumen yang membunuh.
Bitirici tartışmalar isteriz.우리는 이길 수 있는 논쟁을 원합니다.
Bitirici tartışmalar isteriz.Nous voulons des débats qui tuent.
Bitirici tartışmalar isteriz.Queremos argumentaciones destructivas.
Bitirici tartışmalar isteriz.Vogliamo argomentazioni vincenti.
Bitirici tartışmalar isteriz.Vrem argumente zdrobitoare.
Bitirici tartışmalar isteriz.We willen doorslaande argumenten.
Bitirici tartışmalar isteriz.Wir wollen "Killer-Streitgespräche".
Bitirici tartışmalar isteriz.Θέλουμε επιχειρήματα-φωτιά.
Bitirici tartışmalar isteriz.Искаме убийствени аргументи.
Bitirici tartışmalar isteriz.Ми хочимо вбивчих аргументів.
Bitirici tartışmalar isteriz.Нам нужны аргументы, убивающие наповал.
Bitirici tartışmalar isteriz.אנו רוצים טיעונים קטלניים.
Bitirici tartışmalar isteriz.نريد جدل قاتل.
Bitirici tartışmalar isteriz.求められるのは こんな議論です
Bitirirken söylemek isterim ki, Afrika'yı piyano içine koyarsanız, bu gerçekleşir.Dați-mi voie să închei prin a spune că asta este ceea ce se întâmplă atunci când puneți Africa într-un pian.
Bitirirken söylemek isterim ki, Afrika'yı piyano içine koyarsanız, bu gerçekleşir.Hãy để tôi kết thúc bằng cách nói về điều đang xảy ra khi bạn đặt Châu Phi vào một chiếc dương cầm.
Bitirirken söylemek isterim ki, Afrika'yı piyano içine koyarsanız, bu gerçekleşir.Laat me eindigen met te zeggen dat dit is wat je krijgt als je Afrika in een piano stopt.
Bitirirken söylemek isterim ki, Afrika'yı piyano içine koyarsanız, bu gerçekleşir.Laissez moi juste finir en vous montrant ce qui se passe quand on met l'Afrique dans un piano, OK.
Bitirirken söylemek isterim ki, Afrika'yı piyano içine koyarsanız, bu gerçekleşir.Lasciate che concluda mostrando cosa succede quando mettete l'Africa in un pianoforte.
Bitirirken söylemek isterim ki, Afrika'yı piyano içine koyarsanız, bu gerçekleşir.Terminaré diciendo que esto es lo que ocurre cuando pones África en un piano ¿de acuerdo?
Bitirirken söylemek isterim ki, Afrika'yı piyano içine koyarsanız, bu gerçekleşir.Zakończę stwierdzeniem, że takie rzeczy dzieją się, gdy włożymy Afrykę do fortepianu, OK?
Bitirirken söylemek isterim ki, Afrika'yı piyano içine koyarsanız, bu gerçekleşir.Zum Abschluss will ich Ihnen zeigen, was passiert, wenn man Afrika in ein Piano steckt.