Buna göre, erkeklerin öfkelenip çekişmeden, her yerde pak eller yükselterek dua etmelerini isterim.I will therefore that men pray every where, lifting up holy hands, without wrath and doubting.
(Ya Rabbi) Ancak sana kulluk eder, ancak Senden yardım isteriz!You alone we worship, and to You alone turn for help.
Dediler ki: "Ey babamız! Daha ne isteriz?Look, even our money has been returned.
Daha ne isteriz? İşte sermayelerimiz de bize iade edilmiş.What more can we ask for?
Daha ne isteriz?What (more) can we desire?
"Şüphesiz kendi günahını ve benim günahımı yüklenmeni ve böylelikle ateşin halkından olmanı isterim.“I would rather you bear my sin and your sin, and you become among the inmates of the Fire.
"Ben isterim ki sen, benim günahımı da, kendi günahını da yüklenip ateş halkından olasın!“I would rather you bear my sin and your sin, and you become among the inmates of the Fire.
"Günahımı günahınla birlikte yüklenerek cehenneme girmeni isterim.“I would rather you bear my sin and your sin, and you become among the inmates of the Fire.
"Şunu açık bir şekilde ifade etmek isterim ki parçalanmış bir birlik işe yaramaz."Let me be clear -- a split union will not work," he stressed.
Geri adım atmayacağımızı net bir şekilde ifade etmek isterim." dedi.I want to state clearly that we will not fall back."
Cana: Aslında Galatasaray'da uzun süre kalmak isterim.Cana: I actually would like to stay for a long time at Galatasaray.
Suçlamalar ve inkârlar tam hızla devam ederken, siyasi manzarayı bir nevi isteri sarmış durumda.With accusations and denials flying, a kind of hysteria has taken hold of the political landscape.
"Bu sorunun kolay olmadığını vurgulamak isterim."I would like to emphasise that the problem is not easy.
Yunanistan’da hayran olalım ya da olmayalım, akrobatın gergin ipten düştüğünü görmek isteriz.In Greece, whether one is a fan or not, we want to watch the acrobat fall off the tight rope.
Ben paramı görmek isterim." dedi.I'd like to see my money," the former French finance minister said.
Recepova: Tabii ki çocuklarımın bu çalışmaları devam ettirmesini isterim.Redzepova: Of course I would like my children to continue my legacy.
AB'nin Tiran Büyükelçisi Ettore Sequi, "Çok önemli bir şeyi vurgulamak isterim."I want to emphasise something very important.
Şirketimizin 20 yıl önce Arnavut kromuyla iş yaptığını size ifade etmek isterim.Let me tell you that our company did business with Albanian chrome 20 years ago.
Barikatların zorla değil, siyasi bir sürecin sonucu olarak kaldırılmasını isterim.I would like barricades to be removed as a result of a political process, not by force.
Memnuniyetle detaylı bilgi almak isterim.Ich würde gerne über detailliertere Informationen verfügen.
Tom'un evinin içini görmek isterim.Ich würde gerne mal Toms Haus von innen sehen.
Nerede? Ben de bu kursa katılmak isterim.Wo? Ich möchte auch an diesem Kurs teilnehmen!
Daha fazla para isterim.Ich will mehr Geld.
Benim için bir şarkı söylemenizi isterim.Ich möchte, dass Sie ein Lied für mich singen.
Dişlerimi fırçalamak isterim.Ich möchte mir die Zähne putzen.
Teşekkür amacıyla size bir yemek ısmarlamak isterim.Zum Dank möchte ich Ihnen ein Essen bestellen.
Dünya'nın her yerini görmek isterim.Ich würde gern jeden Ort auf Erden besuchen.
Bazen düşüncelerimin olduğu yerde olmak isteridm.Manchmal wäre ich gerne da, wo meine Gedanken sind.
Bu on yılda neden geçmişin daha önce hiç olmadığı gibi gösterildiğini anlamak isterim.Ich möchte verstehen, warum in diesem Jahrzehnt die Vergangenheit präsentiert wird wie nie zuvor.
Türklerin şereflenmesini isterim.Will, dass die Türken Ehre gewinnen.
"Allah bizlerin muradını versin, biz muradımızı isteriz" şeklinde bağrışlar oldu.Auch Gott ist uns in Freundschaft verbunden, denn er schuf für uns Gleichgesinnte (Freunde).
Onunla tanışmak isterim.Ihnen möchte ich begegnen.
Size karşı düşmanlık beslemiyorum, bunu bilmenizi isterim.Ich fürchte, Ihr seid zornig mit mir, aber ich hoffe nicht.
Ah kepenek keçe yatmak isterim.Daher erschlaffen die Blattgelenke.
Çelimsiz, çarpık bacaklı olsun da bastığı yere güvensin, ben yiğit, gerçek bir asker görmek isterim.Vorlesegeschichten vom Angsthaben und Sich-Trauen Ich bin ein richtiger Junge!
Sık sık oraya gitmek isterim.J'ai souvent envie d'aller là-bas.
Yanımda kalmanı isterim.J'aimerais que tu restes avec moi.
Birkaç soru daha sormak isterim.J'aimerais poser quelques questions supplémentaires.
Çocuklarımın güvende olmasını isterim.Je veux que mes enfants soient en sécurité.
Bir gün Boston'a geri dönmek isterim.J’aimerais retourner un jour à Boston.
Onunla tanışmak isterim.Il veut la rencontrer.
Aslında hem her şeyi öğrenmek isteriz, hem de gerçekten korkarız.Il veut toujours savoir la vérité de toutes choses, il ne la craint pas.
"Allah bizlerin muradını versin, biz muradımızı isteriz" şeklinde bağrışlar oldu.Car Allah nous a ordonné de l'invoquer sans placer d'intermédiaire entre nous et Lui pour l'invoquer.
Clint Eastwood'la ileride çalışmayı çok isterim.En 1978, il commence une longue collaboration avec Clint Eastwood.
Londra'ya gitmek isterim.Me gustaría ir a Londres.
Gerçekten Finlandiya'ya gitmek ve orada yaşamak isterim ama ilk olarak İsveççemi geliştirmem gerekecek.Tengo muchas ganas de irme a vivir a Finlandia, pero más me vale mejorar mi sueco primero.
Tom'un evinin içini görmek isterim.Me encantaría ver por dentro la casa de Tom.
Hepimiz bir şey isteriz.Todos queremos algo.
Eğer meşgul değilseniz, sizi öğle yemeğine davet etmek isterim.Quisiera invitarle a almorzar, si no está ocupado.
Bir gün seni tekrar görmek isterim.Me gustaría volver a verte algún día.
Sana yardım etmek isterim ama çok fazla meşgulüm.Quiero ayudarte, pero estoy muy ocupado.
Her şeyi görmek isterim.Quiero verlo todo.
Daha fazla para isterim.Quiero más dinero.
Verdiğim sözleri tutmak isterim.Quiero cumplir las promesas que hice.
Size yardım etmek isterim.Quiero ayudaros.
Tom'la evlenmeni isteriz.Queremos que te cases con Tom.
Tom ile evlenmeni isteriz.Queremos que te cases con Tom.
Tom'u buraya getirmek isterim.Quiero traer aquí a Tom.
Sen güvende ol isterim.Quiero que estés segura.
Akşam yemeğinden sonra, hep uyumak isterim.Siempre quiero dormir después de la cena.