Barındırma hizmeti web sitesinde bulundurulmak istenen içeriğin yüklendiği ve web sayfasının arka yüzüdür.El pliegue se hace hacia el interior de la página que se quiere señalar.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.En este caso, el orden de complejidad del algoritmo es O(n·log n).
Neredeyse istenen şekle sahip pilleri kolayca üretebilirler.Podemos poner tantos ceros como queramos a la derecha.
Önemli olan, gürültü ile iletilmek istenen bilgi arasındaki orandır.Es importante mantener un nivel de señal sobre el nivel de ruido.
Hizmet kalitesi, hizmetin istenen amaca ulaşma derecesidir.Calidad de servicio es la capacidad de dar un buen servicio.
Göstermesi istenen mucize de belliydi.El cariño que se tenían era evidente.
İstenen yoğunluktaki kireç sütü elde edildikten sonra karıştırıcılara pompalanır.Se vierte leche evaporada encima de la mezcla en el momento de servir.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.Quindi la complessità dell'algoritmo della tabella è O(n).
Bu 8 fiilden ilk 5'i yapılması; son 3'ü ise yapılmaması, yani terki istenen vazifelerdir.A John rimane soltanto un ultimo comandamento: il 5o, NON UCCIDERE.
Bu cümlede anlatılmak istenen ne?О чём говорится в этом предложении?
Anlatılmak istenen düşünceler olayların içindedir.Но то, что мыслится в этих идеях, что в них есть мыслимое, т. е.
Bunların her biri, yazılmak istenen sayının gerektirdiği kadar kez yazılmış olabilir.Каждый из них мог быть написан столько раз, сколько необходимо, чтобы добавить до нужного количества.
Gidilmek istenen yerin tespiti.Нужно знать, когда уйти.
Bu kâğıt insanlara gösterilmek istenen herhangi bir kartın yerine geçmektedir.Как и любую персональную карту её необходимо заказывать.
Ancak 2014 yılına kadar istenen büyük ölçüde sağlanılamamıştır.По состоянию на 2014 год непригодна для движения.
Çünkü amaç sağlam ve istenen bir ürünü tasarlayarak ortaya çıkarmaktır.У Бога есть воля и желание сообщить своё благо другим вещам, и это желание необходимо.
Kendinden istenen bu anlaşmayı başarıyla halletti.Он с успехом выполнил своё обещание.
Fazladan kontrol: vekil sunucu, istenen sayfalara erişim verip istenmeyenlere erişim vermeyebilir.Новая власть: земли своей не отдадим ни пяди...
Ülkede çoğunlukla istenen seviye 5.5 ila 7.0 arasındadır.Большинство учебных заведений предъявляют требования от 5.5 до 7.0 баллов.
Hastadan istenen rahat olması ve normal bir şekilde nefes alıp vermesidir.Обеспечить пациенту нормальное дыхание.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.В целом сложность алгоритма можно оценить как O(n).
Cümlede vurgulanmak istenen ögeye bağlı olarak soru ekinin yeri değişebilir.В зависимости от того, к кому обращено пожелание слов, пожелания изменяются.
Anlatılmak istenen kişi Meryem Ana'dır.سورة مريم تشهد على أن القرآن من عند الله.
Ses frekans yükselteci (katı) bunu istenen seviyeye yükseltir.يقرأ ( يرفع درجات من يشاء ) بالياء في يرفع ويشاء في موضع النون فيهما .
Burada asıl söylenmek istenen söz, "Siz, sizi yaratana neden kulluk etmeyecekmişsiniz?!" cümlesidir.من مثل خلقكم حلائل، قيل: إنما قال " مِّنْ أَنفُسِكُمْ " لأنه خلق حواء من ضلع آدم. "
Ancak gümrük geçişi sırasında ₺40.000 gümrük vergisi istenen heykel gümrüğe takılmıştır.ومع ذلك خلال المرور بالجمارك تم إرفاق التمثال للجمرك الذي طلب رسوم جمركيه 40,000 ليره تركيه.
Ancak bu politika istenen başarıyı yakalayamadı.لم تعرف هذه السياسة النجاح المنشود.
Bu süreç sonunda şarap bozulabilir veya istenen olgunluğa ulaşma şansını kaybeder.يمكن للاعبين بعد ذلك تداول النبيذ مقابل ربح أو خسارة.
Bir kısmı özendirici, istenen nitelikte, diğer bir kısmı ise korkutucu, ürkütücü ütopyalardır.فكان البعض متواضعًا وحريصًا على التعلم؛ و البعض الآخر قويًا ومجادلًا؛ والبعض جبانًا وبطيئًا في التحسن.
Ancak 2014 yılına kadar istenen büyük ölçüde sağlanılamamıştır.ومع ذلك، يبدو أنهم لم يستخدموا هذه القدرة المتزايدة حتى نهاية عام 2012.
Burada anlatılmak istenen kadının artık evli olmadığı ve zina kurallarının kadın üzerinde uygulanamayacağıdır.ولا يستطيع ولي المرأة تزويجها من شخص لا تريده ولا يحق له الاعتراض على زواجها.
Hastadan istenen rahat olması ve normal bir şekilde nefes alıp vermesidir.يمكن أن يكون الهدف ببساطة إبقاء المريض قادرا على الحديث والأكل والتنفس بشكل طبيعي.
Ancak bu takımda istenen performansı gösteremedi.Deste partido ele não poderia esperar qualquer favor.
Bunların her biri, yazılmak istenen sayının gerektirdiği kadar kez yazılmış olabilir.Cada um desses símbolos poderia ser escrito tantas vezes quanto necessário para somar o número desejado.
Web sunucularında istenen dosya bulunamadığında "HTTP 404 - Dosya bulunamıyor" hata iletisi döndürülür.Quando aconteciam erros, eles alertavam: “Room 404 - File Not Found”.
Cümlede vurgulanmak istenen ögeye bağlı olarak soru ekinin yeri değişebilir.Nota: A classe da palavra pode alterar conforme a frase.
Oyuncuların hareketleri ve filmde olduğunu düşünmemiz istenen şeyler ses efektleriyle belirtilir.Queremos jogadores para entrar e sentir como se estivessem nos filmes.
Gidilmek istenen yerin tespiti.É quase escolher onde se vai.
Ancak 2014 yılına kadar istenen büyük ölçüde sağlanılamamıştır.Mas, ao menos até 2014, o caso geral continuava em aberto.
İstenen başarıyı yakalayamadı ve Paris'e gitti.O caso fez muito barulho e chegou até Paris.
Tahrîmen mekrûh: Dinde ayetlerin yorumlanması veya hadislere göre yapılmaması istenen şeydir.Degene die een van de verhalen hoort of reciteert zal van zijn zonden bevrijd worden.
Bir kısmı özendirici, istenen nitelikte, diğer bir kısmı ise korkutucu, ürkütücü ütopyalardır.Sommigen van hen staan op goede voet met haar, maar anderen zijn bang of juist vijandig tegenover haar.
Ancak 2014 yılına kadar istenen büyük ölçüde sağlanılamamıştır.De grote doorbraak van de groep kwam echter pas in 2014.
( Konfiçyüs: "Eğer konuşulan dil</a> doğru değilse, o zaman söylenen şey, söylenmek istenen şey olmaz.Als je maat het aangevraagde Aas (of Heer) niet hoeft te spelen kan je zeggen “hoeft niet”.
Ancak istenen verimi veremeyince çeşitli Anadolu kulüplerine kiralandı.Omdat Adu geen basisplaats kon veroveren werd hij achtereenvolgens uitgeleend aan diverse clubs.
Bununla beraber özelleştime politikalarında istenen sağlanamadı.Tijdens de kwalificatie waren geen dispensatiespelers toegestaan.
Ayrıca indislerle de istenen dalga fonksiyonu betimlenebilir.Ook de manier waarop gerechten worden geserveerd kan Indisch genoemd worden.
Şarkı, aniden sona eren ve "binbir gece" boyunca yeniden yaşanması istenen bir aşkı anlatmaktadır.Het lied gaat over het weerzien met "zijn" geliefde; hij heeft de hele nacht gereisd.
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.De complexiteit van het algoritme is O( N {\displaystyle {\sqrt {N}}} ).
Yollar: Belirli bir yolu izlemesi istenen nesneler için yollar tanımlanabilinir.Hierdoor is bij een mens gemakkelijk waar te nemen in welke richting hij kijkt.
Bağlanmak istenen numara tuşlara aranan numarada yer alan rakamın değeri kadar basılarak sağlanıyordu.Vervolgens moesten ze evenveel ballen trekken als het aantal benodigde pogingen om het woord te raden.
Çıkmasıyla birlikte sonraki ay Radio Disney'de en çok istenen parça oldu.Był najczęściej granym utworem w Radio Disney przez następny miesiąc.
Pogson ise buna karşılık inatçı davranış ve güney yarımkürede yapılması istenen bir gözleme katkı vermemiştir.Buchanan nie podjął aktywnych działań w tej kwestii, będąc gotowym na dalsze ustępstwa wobec Południa.
Ruslara yapılan seferler istenen etkiyi yapamadı.Skargi Rusinów nie przynosiły rezultatów.
Endüstride, istenen ürünlerin lehine reaksiyonu yönlendirmek esastır.W niektórych przypadkach można kierować reakcję w stronę pożądanego produktu.
Yapılması istenen 4 madde: 1)Cenazelerin verilmesi.2 (pt. Mowa II...); zobacz: poz. 14 Kazanie... miane na pogrzebie...
Bir sıralama algoritmasının istenen karmaşıklığı O(n)'dir.Więc złożoność algorytmu to Ο(n).
TI Pisti yönetimi kârlılığı istenen seviyede tutamayınca Pasifik Grand Prix'si bir daha yapılmadı.Do Grand Prix Pacyfiku nie zakwalifikował się już żaden kierowca zespołu Pacific.
Kemençeyi tutan sol el, parmakları tellere basarak istenen sesleri bulur.Lewą ręką chwyta szyjkę, palcami naciskając struny w odpowiednich miejscach dla pożądanego dźwięku.
Scala, Eylül ayına kadar takımın başında kaldı ancak takım istenen lig seviyesine ulaşamayınca kovuldu.Hrabia pozostał na kontynencie do końca października, ale posiłków nie udało mu się wytargować.