- Hayır, istemiyorum.- You wanna be fired?
İzin istemiyorum. Olacak diyorum.I'm not askin' ya.
İyice sıkar mısın, lütfen? Düşmek istemiyorum.Will you make mine really tight, 'cause I don't want to fall out?
Senin gibi olmak istemiyorum dediğimde.I lied to you, too, when I told you that I didn't want to be like you.
Çünkü burada daha fazla kalmak istemiyorum. Evet!Because I don't want to stay here anymore.
Eğer size durumu tarif edebildiysem, daha fazla uzatmak istemiyorum.So if I gave you that picture, I don't want to go too long on that.
Çok fazla reklam yapmak istemiyorum, çünkü konu bu değil.I don't want to advertise them too much; that's not the point.
Bazı insanlar istemiyorum, onlar bu geçiş korkusu,Some people don't want it.
Bu insanlar para geldiği hakkında bir konferans duymak istemiyorum.These people don't want to hear a lecture about where money comes from.
Neyse, sizi mistisizme boğmak istemiyorum, ama matematikte mistisizm görürseniz, çok sevinirim. -But anyway, I don't want to get all mystical on you.
Ve bu videoda kütlemi belirtmek istemiyorum bu yüzden onu bir değişken olarak bırakacağım.And I don't feel like revealing my mass in this video, so I'll just leave it as a variable.
Tek seferde birçok adımı yapmak istemiyorum.Let's see, I don't want to do too many steps all at once.
Ressam değil, ressamı düşünmek istemiyorum.Not the painter, I don't want to think about the painter.
Eniştelerim bu insanlar sorundu. Kitaplarımı işaretleyen, altını çizen başka kimse istemiyorum.I don't want anybody else to mark my books, underline in my books,
Partide yüzlerce insan olacak Utanmak istemiyorum.There'll be hundreds of people. You wouldn't want me to lose face.
Yakalanmak istemiyorum !I don't want to get caught.
Artık kimsenin ölmesini istemiyorumI don't want anybody to die again.
Cezamı katlamak istemiyorum! Ölmeden çıkmak isterim !I don't want to start my term again!
Hapse geri dönmeni istemiyorumI don't want you to stay in the jail.
Senin hapiste olmanı istemiyorumI don't want you in jail.
Veya birbirlerine uzak itmek istemiyorum.Or don't want to push away from each other.
Bunu ezberlemenizi istemiyorumI don't want you to memorize it.
Artık kimsenin görünmez olmasını istemiyorum.I no longer want anybody to be invisible.
Ya da B alabilirsiniz--- keyfi renkler kullanmak istemiyorum.Or you could get the B from your-- I dont want to introduce arbitrary colors.
Ben oraya gitmek istemiyorum.I don't want to go there.
Bunu kaybetmek istemiyorum ve buraya yazacağım.I don't want to lose it, so I'll write it right there.
En ufak bir aksaklýk istemiyorum.I don't want any problem.
Ve ben geleceğin mesleklerini bu ülkelere kaptırmak istemiyorum.And I\'92m not going to cede those jobs of the future to those countries.
Hırsızların işlerine bulaşmak istemiyorum, Ve denizaşırı yolculuğa çıkıyorum.I don't want to mess with thieves' business, and I'm on my way overseas.
Bu evde kalmak istemiyorum bu yüzden ayrılıyorumI did not want to stay in this house, that's why I left.
"Aslında bu adamı öldürmek istemiyorum, ama o beni öldürecek."I don't really want to kill that guy, but he's about to kill me.
İnsanlardan kum havuzunda uslu bir şekilde paylaşmalarını istemiyorum.I'm not asking people to share nicely in the sandpit.
DVD'yi istemiyorum, içindeki filmi istiyorum.I don't want the DVD; I want the movie it carries.
Hantal bir telesekreter istemiyorum, sakladığı mesajı istiyorum.I don't want a clunky answering machine; I want the message it saves.
CD istemiyorum, çaldığı müziği istiyorum.I don't want a CD; I want the music it plays.
Diğer bir deyişle, şeyleri istemiyorum, karşılayacağı ihtiyaçları ve deneyimleri istiyorum.In other words, I don't want stuff; I want the needs or experiences it fulfills.
Seni yüzüstü býrakmak istemiyorumDon't want to let you down
Gerçeđi saklamak istemiyorumDon't want to hide the truth
Şu kenara yapayım; çok dağınık olmak istemiyorum.I'll do it on the side here; I don't want to be too messy.
Cesaretinin kýrýlmasýný istemiyorum.I don't want you to get frustrated.
Pes etmeni istemiyorum.I don't want you to give up.
Durum ciddi görünse de, o kadar ileri gitmeyi istemiyorum.Even though the situation seems real, I don't want to go that far.
-Takayım mı saçına ? -Hayır istemiyorum-Should I put it in (your hair?) -I don't want it.
Senin beni korumanı istemiyorum.I don't want you protecting me.
Onları istemiyorum. Görüşürüz !I don't love these.
O yüzden ilk fırsatta kestirip kaçacak birini istemiyorum. Çünkü kötü şeyler olur.I don't want someone who'll cut and run at the first opportunity.
Başka bir "ben de" ürünü istemiyorum.I don't want another "me too" product.
Onlarin, hayatlari boyunca fakirlik cekmelerini istemiyorum.I don't want them to spend their whole lives in poverty.
Ben de istemiyorum amaI really don't want to do this, but I don't know whether I'll be back again.
Okulda başka öğrenciler tarafından dalga geçilmelerini istemiyorum."I don't want them to be teased at school by the other students."
Ben kimseyi öldürmek istemiyorum... yakalayın ! durun efendim ! izin verin öldüreyimI don't want to kill anyone... Chase Stop
Efendimizi görmek istiyorum söylemem gereken bir şey var dövüşmek istemiyorum....I want to see old master I...l have something to say I won't fight with you...
Her neyse, kafanızı çok karıştırmak istemiyorumAnyway, I don't want to confuse you too much.
Böyle bir diyagram gördüğünüzde, korkmanızı istemiyorum.When you see a diagram like this, I don't want you to be afraid.
Vektör çarpımıyla karıştırmanızı istemiyorum.If I write in the abstract.
Neyse matematiğinde çok derine dalmak istemiyorum. -All right, there we go.
Kafanızın karışmasını istemiyorum, bu yüzden çok fazla yazmayacağım.I don't want to get confusing, because I don't want to write over too much.
Daha fazla keyfinizi kaçırmak istemiyorum.I don't want to depress you too much.
Sana brofist yapmak istemiyorum.Don't touch me with that thing.
Sana böyle birşeyi söylemek istemiyorum.I don't want to say something like that to you.