Ana içeriğe geç
Sözlük

istemez ile cümle

istemez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Sadece bunu yaptığını bilmek istemez.Они просто не хотят, чтобы об этом знали.
Sadece bunu yaptığını bilmek istemez.אבל בלי לדעת שהוא עושה את זה.
Sadece bunu yaptığını bilmek istemez.هم فقط لا يريدون أن يعرفوا أنهم يقومون بذلك.
Sadece bunu yaptığını bilmek istemez.物語を作る側の仕事は
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Ale nie chcielibyście nas zarządzających miastami, budujących je.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Anda tidak ingin kami mengelola kota, keluar dan merancangnya.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.저희들이 도시를 운영하고 디자인하는 걸 원치는 않으시겠지요.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Ma non è il caso che si lasci noi (docenti) a guidare le città, a progettarle.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Man ville ikke lade os drive byerne, og gå ud og designe dem.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.N-ați vrea să ne lăsați pe noi să dezvoltam oraşele, atunci, începeți și concepeți-le voi.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Nechcete přece, abychom my řídili ta města, šli do terénu a navrhli je.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Ni skulle inte vilja att vi driver städerna, eller designar dem där ute.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.No querrían que nosotros gestionemos estas ciudades pero sí que las diseñemos.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Ons de steden laten besturen of ontwerpen, zou te ver gaan.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Sie würden nicht wollen, das wir diese Städte führen, hinaus gehen und sie planen.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Vous ne voudriez pas qu'on dirige les villes, qu'on se mette à les concevoir.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Δε θα θέλατε να κυβερνούμε εμείς τις πόλεις, να βγούμε έξω και να τις σχεδιάσουμε.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Ви не захочете дати нам будувати ці міста чи керувати ними.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Вы не захотите позволить нам управлять городами, выходить и создавать их.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.Не бихте искали да ни оставите да управляваме градовете, да отидем да ги проектираме.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.לא הייתם מעונינים לאפשר לנו לתפעל את הערים, לצאת ולתכנן אותם.
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.أنت لا تريد السماح لنا بادارة هذه المدن ، اذهب وصممها .
Şehirleri bizim yönetmemizi ve tasarlamamızı istemezsiniz.外に出て都市計画をさせることは 誰も望まないでしょう 研究者を荒野に放とうとは 誰も思わないわけです...(笑)
Sen de bunu istemez miydin?Chi non lo vorrebbe?
Sen de bunu istemez miydin?Cine nu si-ar dori asta?
Sen de bunu istemez miydin?¿Quién no querría eso?
Sen de bunu istemez miydin?Siapa yang tidak inginkan hal itu?
Sen de bunu istemez miydin?Wer möchte das nicht?
Sen de bunu istemez miydin?Кой не би искал това?
Sen de istemez misin?Co ty na to? Dobře.
Sen de istemez misin?Co ty na to?
Sen de istemez misin?Kommst du mit?
Sen de istemez misin?¿Te apetece?
Sen de istemez misin?Ti piacerebbe?
"Senden önce sırada bekleyen elli kişi var!" demesini istemezsiniz.Mai sunt 50 de persoane înaintea ta ! "
Sen de şu ormandan geçip büyükannesinin evine giden küçük kırmızı başlıklı kız olmak istemez miydin?Ne veux-tu pas être le Petit Chaperon Rouge traversant cette forêt pour aller chez Mère Grand?
Sen de şu ormandan geçip büyükannesinin evine giden küçük kırmızı başlıklı kız olmak istemez miydin?Nie masz ochoty być czerwonym kapturkiem biegnącym do domku babci przez ten gąszcz?
Sen de şu ormandan geçip büyükannesinin evine giden küçük kırmızı başlıklı kız olmak istemez miydin?Wil je niet dolgraag Roodkapje zijn dat door dat bos naar grootmoeder huppelt?
Sen de şu ormandan geçip büyükannesinin evine giden küçük kırmızı başlıklı kız olmak istemez miydin?Will man da nicht einfach Rotkäppchen sein und durch diesen Wald zu Großmutters Haus hüpfen?
Sen de şu ormandan geçip büyükannesinin evine giden küçük kırmızı başlıklı kız olmak istemez miydin?Δεν θα ήθελες να είσαι η μικρή κοκκινοσκουφίτσα πηγαίνοντας στο σπίτι της γιαγιάς μεσα από αυτό το 'δάσος'?
Sen de şu ormandan geçip büyükannesinin evine giden küçük kırmızı başlıklı kız olmak istemez miydin?Сразу хочется превратиться в Красную Шапочку и прогуляться по этому дремучему лесу.
Sen de şu ormandan geçip büyükannesinin evine giden küçük kırmızı başlıklı kız olmak istemez miydin?でも今日は彼じゃなくて、あたしに会いに来たのよ
Sen gülümsediğinde... ben de ister istemez iyi hissetmeye başlıyorum...Als je lacht dan begin ik me goed te voelen.
Sen gülümsediğinde... ben de ister istemez iyi hissetmeye başlıyorum...Cand tu-mi zambesti incep sa ma simt foarte bine.
Sen gülümsediğinde... ben de ister istemez iyi hissetmeye başlıyorum...Jika kau tersenyum saya akan merasa lebih baik.
Sen gülümsediğinde... ben de ister istemez iyi hissetmeye başlıyorum...Kiedy się uśmiechasz, zaczynam się czuć dobrze.
Sen gülümsediğinde... ben de ister istemez iyi hissetmeye başlıyorum...Ko se nasmehneš se počutim dobro.
Sen gülümsediğinde... ben de ister istemez iyi hissetmeye başlıyorum...Mỗi khi em cười thì anh lại cảm thấy vui.
Sen gülümsediğinde... ben de ister istemez iyi hissetmeye başlıyorum...När du börjar le så börjar jag känna mig bra.
Sen gülümsediğinde... ben de ister istemez iyi hissetmeye başlıyorum...Quando sorridi inizio a sentirmi bene.
Sen gülümsediğinde... ben de ister istemez iyi hissetmeye başlıyorum...Quand tu souris, je me sens bien.
Sen gülümsediğinde... ben de ister istemez iyi hissetmeye başlıyorum...Wenn du lachst, fang ich an mich gut zu fühlen.
Sen gülümsediğinde... ben de ister istemez iyi hissetmeye başlıyorum...Όταν χαμογελάς αρχίζω να νιώθω καλά.
Sen gülümsediğinde... ben de ister istemez iyi hissetmeye başlıyorum...Когда ты улыбаешься, мне хорошо.
Sen gülümsediğinde... ben de ister istemez iyi hissetmeye başlıyorum....אני מרגיש טוב כשאני רואה אותך מחייכת
Sen gülümsediğinde... ben de ister istemez iyi hissetmeye başlıyorum....فعندما تبتسمين فإنني أشعر بشعور جيد
Sen gülümsediğinde... ben de ister istemez iyi hissetmeye başlıyorum...くすぐったい...
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi."Huh, en todellakaan haluaisi olla terapeuttinasi."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Ich würde nicht dein Therapeut sein wollen."
Senin terapistin olmak istemezdim." gibiydi.Já bych něchtěl být tvůj terapeut."
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod