Ana içeriğe geç
Sözlük

istemez ile cümle

istemez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Nu var de ikke villige til at vente et år eller 10 år; ingen vil have en aldrende kendis.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Nu var de inte beredda att vänta i ett år eller i 10 år; ingen vill ha en åldrad kändis.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Sie wollten allerdings nicht ein Jahr oder zehn warten, niemand möchte einen alternden Star küssen.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Δεν ήταν βέβαια διατεθειμένοι να περιμένουν ένα χρόνο ή δέκα, κανείς δε θέλει έναν γερασμένο διάσημο.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Они не готовы были ждать год или десять лет. Постаревшая звезда никому не интересна.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Та вони не хотіли чекати рік, чи 10; ніхто не хоче старіючої знаменитості.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.Те не бяха склонни да чакат година или 10 години; никой не иска остаряла знаменитост.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.הם לא היו מוכנים להמתין שנה או 10 שנים; אף אחד לא מעוניין במפורסם מזדקן.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.حسناً، لم يكونوا مستعدين للانتظار لسنة أو لعشر سنوات. لا أحد يرغب في مشهورٍ في شيخوخته.
Ama bir ya da 10 yıl beklemek istemiyorlardı, kimse yaslanan bir ünlü istemez.だって年老いた有名人はいやでしょうから しかし3日間というのは最適な待ち時間のようでした
Ama dikkatli ol. Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Porque não devem querer uma justaposição infeliz, quando se está a falar de uma coisa em vez da outra.
Ama dikkatli ol. Çünkü biri yerine diğerinden bahsettiğin talihsiz bir zıtlık hali de istemezsin.Αλλά πρόσεχε, επειδή δεν θέλεις να έχεις ατυχή παράθεση όπου μιλάς για το ένα αντί για το άλλο.
Ama eğer çölün ortasındaysam, stomalarımdan su buharını dışarı vermeyi istemezdim.그러나 사막 한 가운데에 사는 식물이라면 당연히 기공을 통해서 물이 빠져나가는 것은 큰 문제가 될 거에요
Ama eğer çölün ortasındaysam, stomalarımdan su buharını dışarı vermeyi istemezdim.Pero si estoy en medio del desierto, no quiero dejar salir el vapor de agua a través de mis estomas.
Ama eğer çölün ortasındaysam, stomalarımdan su buharını dışarı vermeyi istemezdim.Tapi kalau aku di tengah-tengah padang pasir, saya tidak ingin mengeluarkan uap air melalui stomata saya.
Ama eğer çölün ortasındaysam, stomalarımdan su buharını dışarı vermeyi istemezdim.Za to na środku pustyni nie chcę tracić pary wodnej przez aparaty szparkowe.
Ama eğer çölün ortasındaysam, stomalarımdan su buharını dışarı vermeyi istemezdim.Но ако живея сред пустинята, не бих искал водата да се изпарява от мен.
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:你 若 不 肯 出去 、 耶和華 指示 我 的 話乃 是 這樣
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Ale problém byl, že lidé nechtěli staré golfové míčky.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.A probléma csak az volt, hogy a használt labdákat senki sem szereti.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez. Bu yüzden topları paketlersin.Ma il problema era che la gente non voleva tutte le palline.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Dar problema este că oamenii nu doreau mingi de golf vechi.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Das Problem ist nur, dass niemand alte Golfbälle haben will.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Het probleem was echter dat mensen geen oude golfballen wilden.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.하지만 사람들이 낡은 골프공은 원하지 않는다는 문제가 있었어요.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Mais le problème c'est que les gens ne voulaient pas de vieilles balles de golf.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.O problema é que ninguém queria bolas de golfe velhas. Então eu empacotei-as. — tenho 12 anos —
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Pero el problema es que la gente no quería todas las pelotas de golf.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Tyle że nikt nie chciał starych piłeczek.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Vấn đề là mọi người không muốn tất cả chỗ bóng đó.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Αλλά το πρόβλημα ήταν ότι ο κόσμος δεν ήθελε παλιές μπάλες του γκολφ.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Но проблема в том, что люди не хотят брать старые мячи.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Но проблемът е, че хората не икаха всички топки за голф.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.Проблема в тому, що люди не хочуть будь-які м'ячі для гольфу.
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.אבל הבעיה היא שאנשים לא רוצים כדורי גולף ישנים
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.ولكن المشكلة ان الناس لم تكن تريد الكرات القديمة
Ama sorun şu ki insanlar eski golf topları istemez.それでパッケージを作りました 12歳の時です
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:A jeźli się będziesz zbraniał wynijść, tedy to jest słowo, które mi Pan pokazał:
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Ale keď odoprieš vyjsť, toto je slovo, ktoré mi ukázal Hospodin:
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Če se pa braniš iti tja, je to beseda, katero mi je pokazal GOSPOD:
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Dar dacă nu vrei să ieşi, iată ce mi -a descoperit Domnul:
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Ha pedig te kimenni nem akarsz: ez a szó, a melyet megjelentett nékem az Úr:
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Jestliže pak nebudeš chtíti vyjíti, toto jest slovo to, kteréž mi ukázal Hospodin,
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:그러나 만일 항복하기를 거절하시면 여호와께서 내게 보이신 말씀대로 되리이다
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Mais si tu refuses de sortir, voici ce que l`Éternel m`a révélé:
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Mas, se tu recusares sair, esta é a palavra que me mostrou o Senhor:
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Men om du vägrar att giva dig, så är detta vad HERREN har uppenbarat för mig:
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Men undslår du dig for å gå ut, da er dette det ord Herren har latt mig se:
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Men vægrer du dig ved at overgive dig, så hør nu, hvad HERREN har ladet mig skue:
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Mutta jos sinä et tahdo mennä, niin tämä on se sana, jonka Herra on minulle näyttänyt:
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Nhưng nếu vua không khứng đi ra , thì nầy là lời Ðức_Giê - hô-va có tỏ cho tôi :
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Nhưng nếu vua không khứng đi ra, thì nầy là lời Ðức Giê-hô-va có tỏ cho tôi:
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Pero si rehúsas rendirte, ésta es la palabra que me ha revelado Jehovah
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:se, invece, rifiuti di uscire, questo il Signore mi ha rivelato
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Tapi apabila Baginda tidak mau menyerahkan diri, TUHAN sudah memperlihatkan kepadaku apa yang akan terjadi
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Wirst du aber nicht hinausgehen, so ist dies das Wort, das mir der HERR gezeigt hat:
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Εαν ομως συ δεν εξελθης, ουτος ειναι ο λογος, τον οποιον ο Κυριος εδειξεν εις εμε.
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:А если ты не захочешь выйти, то вот слово, которое открыл мне Господь:
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:Но ако откажеш да излезеш, ето словото, което Господ ми яви:
Ama teslim olmak istemezsen, RAB bana şunu açıkladı:ואם מאן אתה לצאת זה הדבר אשר הראני יהוה׃
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod