Ana içeriğe geç
Sözlük

istemez ile cümle

istemez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Önceleri oraya gitmek istemez.In eerste instantie wil ze niet.
Angel başta yardım etmek istemez.Aanvankelijk wil de arend hem niet helpen.
Onu kimseyle paylaşmak istemez.Ze wilde met niemand hierover delen.
İster istemez daha çok talim subayına ihtiyaç vardı.Ook was er behoefte aan overig operationeel personeel.
Babasını görmek istemez.Hij wil niet bij zijn vader wonen.
Hiçbiri, bunları konuşmak istemez.Geen van beiden wil hier iets over zeggen.
Hiç işlemek istemez.Ze willen niets doen.
O iki-üç yılı tekrar asla yaşamak istemezdim.Maar ze werden twee of drie generaties lang niet meer gebruikt.
Gazetelerin çoğu büyük iktisadi kuruluşlarındır bundan ötürü ister istemez sermaye çıkarlarını savunurlar.De meeste kranten verkrijgen dit en kunnen alleen daarom voortbestaan.
Kadına bağlanmak istemezler, sadık değillerdir.En ik geloof niet dat zij zichzelf ontrouw zijn geworden.
Ancak o, bebeği kabul etmek istemez.Hij vroeg hem of hij de baby niet van hem wilde overnemen.
Shane şikayetçi olmak istemez.Katrina wil geen schuld bekennen.
Kedi balık ister ama patilerini ıslatmak istemez.De kat heeft graag vis, maar maakt niet graag zijn poten nat.
Bilmek istemezsin!Jij wil niet weten.
Onu yapmak istemezsen yapmana gerek yok.Als je het niet wil doen, hoef je het niet te doen.
Alıcı parayı vermek istemez.Ubezpieczyciel nie chciał zapłacić.
Shane şikayetçi olmak istemez.Hale nie chciał się zgodzić.
İster istemez daha çok talim subayına ihtiyaç vardı.Wiele do życzenia pozostawiał dobór kadry oficerskiej.
Aralarında kıskançlık yoktur ve kendilerine ait olmayan şeyleri açgözlülük ve hırsla istemezler.Wśród nich nie było sławnych ludzi, nie dzierżyli też oni żadnych urzędów.
Bu sefer Sır Falstaff'in aklı başındadır ve saklanmak istemez.Podejrzewała przy tym, że Fulbert nie będzie w stanie i nie będzie chciał zachować tajemnicy.
Onu kimseyle paylaşmak istemez.Nie lubi się dzielić z innymi.
Ancak o, bebeği kabul etmek istemez.Jednak ta nie rozpoznaje w nim swojego dziecka.
Dawn korkar ve onunla konuşmak istemez.Shepherd jest pijany i nie chce z nią rozmawiać.
Bu nedenle Şirin'le evlenmesini istemez, karşı çıkar.Nie chce ożenić z jego szkaradną córką, dlatego też ucieka.
Kenan'ın annesi Fatma'yı sevmemektedir, bu nedenle oğlunun onla evlenmesini istemez.Jednak matka Kenana nie zaakceptowała miłości syna i kazała mu zakończyć związek.
Amy, Rory'yi kaybetmek istemez.Han slutar aldrig att älska Rory.
Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez.Men gud ger dig aldrig en annan människas välsignelse."
"Meftun" "İster İstemez" (feat.Astma) "Det Är Inte Mer Än Rätt" (prod.
Ne var ki, Niko haline gelen Vano, bu rolü daha fazla sürdürmek istemez.Men Anya, som levt som människa ganska länge nu, vill inte.
Bir görev yapmadan eğlenmek istemez.Dock utan att få något uppdrag.
Kadına bağlanmak istemezler, sadık değillerdir.Hon värdesätter friheten och vill inte binda sig vid någon.
Önceleri oraya gitmek istemez.Там його спочатку не прийняли.
Buradan gitmek istemez.Я не хочу звідти нікуди їхати.
Düzen ve barış istemez.Закликаю вас до спокою та порядку.
Ailesini telaşlandırmak istemez.Він не хотів засмучувати брата.
Muhacirlerin buralara yerleşmesini istemezler.Герої не планують тут залишатися.
Babasını görmek istemez.Батька не бачив.
Pasif yetenekler ise, mana istemez ve sizin aktifleştirmenize gerek olmayan yeteneklerdir.Ви терплячий, коли ви дістаєте те, що хочете, але не тоді, коли це важко зробити.
Ama babası Santiago'nun futbol oynamasını istemez.Батьки не хотіли, щоб Володимир серйозно займався футболом.
Shane şikayetçi olmak istemez.Шнайдер не заперечував.
Zaten karanlığı kimse yakınında görmek istemez.Та ніхто не наважився вже зазіхнути на Чернігів.
Nola onunla olmak istemez.Елле-Марія не хоче бути там.
Kazanmak istemez misin?Хіба ти не хочеш перемогти?
Bana sarılmak istemez misin?Хіба ти не хочеш мене обійняти?
Ama Amalia onsuz yaşamak istemez ve Karl’dan kendisini öldürmesini ister.Amália, která nechce bez Karla žít, proto požaduje, aby ji zabil.
Dawn korkar ve onunla konuşmak istemez.Je chladná a ani s ním nechce mluvit.
O iki-üç yılı tekrar asla yaşamak istemezdim.Není zde také návratnost po dvou či třech letech.
Rocky kabul eder ama Mickey istemez.Rocky na to rád vzpomíná, Paulie ne.
Ama babası Santiago'nun futbol oynamasını istemez.Maťo nesplňuje otcovu touhu, aby se věnoval ve volných chvílích fotbalu.
Onu kimseyle paylaşmak istemez.Nikdo se s ní nepodělil.
Babası; "Sen kız istemezsin, yiğit istersin," diye yanıtlar.Situace vyžaduje chlapské řešení, nechci být přítěží, řekl.
Beni alkışlamalarını bile istemezdim.Nikdy bych se nechtěla stylizovat.
Ama bunu kabul etmek istemez.To ale nechtěl přijmout.
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak istemezdi.Ony se s ní ale nechtějí přátelit.
Yoda başlangıçta onu eğitmeyi istemez.Novák ho zpočátku neplánoval zavraždit.
Hükümdar, onları çağırıp tehdit eder, onlarsa inançlarından ayrılmak istemezler.O svoje věřící se věrně staral a nezanedbával je.
Eline ne geçerse muhtaçlara verir, kimseden bir şey istemezdi.Byla poctivá ve své lásce, nehledala výhody ani pro sebe, ani pro jiné.
Şehnaz, Mediha'yı evde istemez.Majitelka už menhiry na pozemku nechce.
Adalet Partisi ise köklere inmek istemez ve isteyeni de engeller.Prd, co chce ven, ani Joviš nezadrží.
Buradan gitmek istemez.Oni však nechtějí odejít.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod