Ana içeriğe geç
Sözlük

istemez ile cümle

istemez kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Julia bu görevi kabul etmek istemez.En todo caso, Julia no quiere apoyar estas acciones.
Eğer ihtiyacınız olmayanları istemezseniz ihtiyacınız olan şeyler size gelecektir.Y si tuvieran necesidad de venderlas, véndalas a quien quisieran.
Hiçbiri, bunları konuşmak istemez.Simplemente no queremos decírselas.
Komsomol'a katılmak istemez.Se unió al Komsomol​.
Yoda başlangıçta onu eğitmeyi istemez.Aldo no estuvo interesado en la magia inicialmente.
Yalnız kalmak istemez, küser.No estás sola, Sara.
Babasını görmek istemez.No conoció a su padre.
Bir bardak daha bira istemez misiniz?Non volete un altro bicchiere di birra?
Bir hastanede çalışmak istemezdim.Non vorrei lavorare in un ospedale.
Kedi balık ister ama patilerini ıslatmak istemez.Il gatto ama il pesce ma non vuole bagnarsi le zampe.
İstemezsen Boston'a geri dönmek zorunda değilsin.Non devi tornare a Boston se non vuoi.
Şimdi yemek ister misin yoksa istemez misin?Adesso vuoi mangiare o no?
Golf oynamak ister misin yoksa istemez misin?Vuoi giocare a golf o no?
Adapa bunları da almak istemez.Voi non vorreste darci nemmeno queste.
Ancak iktidarı ele almış olan Toussaint, iktidarı Fransızlara vermek istemez.Resosi il padrone dell'isola, a ogni modo, Toussaint non voleva concedere troppo potere alla Francia.
Angel başta yardım etmek istemez.Angelo, all'inizio, non vuole una storia seria.
Bu konu hakkında daha fazla konuşmak istemez.Cerca di non pensarci più.
Çünkü Marion’un başının derde girmesini istemez.Martina non si è esibita per problemi di salute.
Video oyunlarına bayılır ve bir dakika dahi dışarı çıkmak istemez.Adora i videogiochi, da cui sembra non riuscire a staccarsi neanche per un momento, e odia uscire all'aperto.
Ama babası Santiago'nun futbol oynamasını istemez.A suo padre non piace che il figlio giochi a calcio.
Hiçbiri, bunları konuşmak istemez.Tutti se ne vanno per non voler dirlo.
Orozkul zalim olduğu için Mümin'i bırakmak istemez.攝心術嗚啦巴哈: obbliga il bersaglio ad eseguire gli ordini del creatore, senza potersi ribellare.
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak istemezdi.Sinceramente non volevo essere associata a una persona del genere.
Kendine iş aramaktadır fakat, cezaevinden çıktığı için hiç kimse iş vermek istemez.Quando esce dal carcere, però, non trova nessuno che le offra un lavoro.
Pandalar biraz utangaç yaratıklardır, insanların bulunduğu bölgelere pek girmek istemezler.Gli Uomini Forbice sono una razza di esseri inesistenti che attaccano gli esseri esistenti.
Hiç işlemek istemez.Non ha bisogno di nulla.
Ama bunu kabul etmek istemez.Lui però non vuole ascoltarlo.
Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez.Аллах никогда не даст пропасть вашей вере.
Şef Fergus Henderson bu et yaklaşımını "İnsanlar genelde etin et olarak görünmesini istemezler.Шеф-повар Фергус Хендерсон объяснил отношение к мясу так: «Люди не хотят, чтобы мясо выглядело как мясо.
Komsomol'a katılmak istemez.В комсомол не вступал.
Önceleri oraya gitmek istemez.Однако на старт она не вышла.
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak istemezdi.Поэтому, никто не хотел с ней дружить.
Onu kimseyle paylaşmak istemez.Нам нечего с ним делить.
Shane şikayetçi olmak istemez.Клементина отказывается отвечать.
Joshua ise yüzüğü vermek istemez.Агнесс всегда отказывается отдать ей кольцо.
Babasını görmek istemez.Однако тот не желает встречаться с отцом.
İster istemez daha çok talim subayına ihtiyaç vardı.Для обеспечения армии дополнительными офицерами в случае мобилизации потребовались офицеры запаса.
"Meftun" "İster İstemez" (feat.«We Don’t Care» (Feat.
Ancak bu durumu Willow dışında kimseyle konuşmak istemez, Willow ise ortalarda yoktur.Он не хочет от Шелли ничего, кроме секса.
Trabzonsporlu futbolcu arkadaşlarımın şu an yerinde olmak istemezdim.В данный момент как профессиональный футбольный клуб «Морозовцы» не существует.
Ailesini telaşlandırmak istemez.Он не хотел расстраивать брата.
Dedesi de vermek istemez.Однако, дед ему этого не позволяет.
Julia bu görevi kabul etmek istemez.Джулия не хочет никого видеть.
Değişmeler etkiliyordu ister istemez.Это не изменит его чувств, так?
Buradan gitmek istemez.Никуда отсюда не уеду.
Jason ister istemez bu koşulları kabul eder.إلا أن جيسون يرفض ويقاوم ذلك.
Alıcı parayı vermek istemez.قصد المشتري انما هو الحصول على النقود.
Allah size herhangi bir güçlük çıkarmak istemez.اعملوا؛ فإني لا أُغنِي عنكم من الله شيئًا)).
Bu yüzden resmi nikah istemez.هذه لا تتطلب رخصة زواج.
Nola onunla olmak istemez.ولن يكون ريكو معك ليسعفك.
Tahliye günleri geldiğinde, yakınları ve yapacak işleri olmadığı için dışarı çıkmak istemezler.بعد أسبوع، طُلب منهما المغادرة لأنهما لم يكونا مهذبين.
Öyle biriyle arkadaşlık yapmak istemezdi.لكنه كان لا يتحاب مع أحد من المعجبين به.
Bugün anneleri duyarım onlar gey toplumuyla hiçbir şekilde çalışmak istemez.Eu ouço as mães dizerem hoje que não hão de trabalhar com a comunidade gay, essas coisas.
Yalnız Vedia tekrar İffet'le olmak istemez.Deseja ter o seu Nunca Mais com Sophie.
Jason ister istemez bu koşulları kabul eder.Jason ficaria afim de mim, não é?
Haley, yangın gecesi Tree Hill'e dönmüştür, ancak Nathan artık onun yanında olmasını istemez.Tempos depois, ela volta à Tree Hill para o último show, e Nathan já está de férias.
Ancak iktidarı ele almış olan Toussaint, iktidarı Fransızlara vermek istemez.Tendo se tornado senhor da ilha, no entanto, Toussaint não queria entregar poder demais para a França.
İşlevselci yaklaşım statükodan yana olmaktan öte, daha çok değişimi vurgulamak istemez.Isto, por sua vez, reforça o desejo de conformar-se à norma do grupo em vez de expressar discordância.
"Meftun" "İster İstemez" (feat.MARIZA) NÃO QUEIRAS SABER DE MIM (FEAT.
Tom hatalı olduğunu kabul etmek istemez.O Tom não quer admitir que ele estava errado.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod