Bugün bilgisayarı müzik bestelemek için kullanıyoruz. Dinlemek isteyip istememeniz size kalmış.コンピュータにできることであるのは確かです
Dinlemek isteyip istememeniz size kalmış. Ancak kesinlikle bilgisayarın yapabildiği işlerden.É discutível se queres ou não ouvir essa música, mas é certamente algo que os computadores podem fazer.
Dinlemek isteyip istememeniz size kalmış. Ancak kesinlikle bilgisayarın yapabildiği işlerden.Сложно утверждать, что это хорошая музыка, но компьютеры определенно способны сочинять.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Az orvosaim és családom tanácsa ellenére muszáj voltam visszamenni a temetésre.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Bất chấp ý muốn của các bác sĩ và gia đình tôi, tôi phải về dự đám tang.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Contra os desejos da minha família e dos meus médicos, eu precisava de voltar para ir ao funeral.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Contrariamente a quanto volevano i miei medici e la mia famiglia, avevo bisogno di partecipare al funerale.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Contre la volonté de mes médecins et de ma famille, j'avais besoin de rentrer pour les funérailles.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Gegen den Wunsch meiner Ärzte und der Familie, musste ich nach Hause zur Beerdigung.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.제 의사들과 가족들의 바램에 반하여, 저는 장례식으로 돌아가야만 했습니다.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Navzdory prianiam mojich doktorov a rodiny som sa potrebovala vrátiť na pohreb.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Saya menentang permintaan dokter dan keluarga saya dan kembali untuk menghadiri pemakaman itu.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Sprzeciwiając się lekarzom i rodzinie pojechałam na pogrzeb.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Παρά τα όσα έλεγαν οι γιατροί και η οικογένειά μου είχα ανάγκη να είμαι εκεί στην κηδεία του.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Мои доктора и родители были против, но мне было нужно вернуться на похороны.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.Противно на желанията на лекарите и семйството ми имах нужда да се върна за погребението.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.כנגד הבקשות של הרופאים שלי והמשפחה שלי, אני הייתי צריכה ללכת ללוויה.
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.ومتجاهلةً تعليمات الاطباء .. والاهل رجعت لكي احضر الجنازة
Doktorum ve ailem istememesine rağmen cenazeye gitmem şarttı.帰ってお葬式に行って なんらかの形で
Etiyopya'da yaşıyor. İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.Etiópiában él és 13 évesen akarata ellenére férjhez adták.
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok.E tutto per non dover chiedere niente a nessuno.
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok.필요하다면 내 스스로 어깨를 두드리며 격려해줄 수도 있어요 다 누구에게도 물어보지 않고 혼자 배운 거예요
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok.Wszystko by nikogo nie prosić o pomoc.
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok.Zelfs een schouderklopje kan ik mezelf geven, zodat ik niemand iets hoef te vragen.
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok.И всё это ради того, чтобы никого ни о чём не просить.
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok."אני אפילו טופח לעצמי על השכם כשצריך. "וכל זה כדי שלא אצטרך לבקש שום דבר מאיש.
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok.أستطيعُ أيضاً أن أربّت على نفسي إذا احتجت ، كل ذلك كي لا أطلب أيّ شيءٍ من أي شخص.
Gerektiğine kendi sırtımı bile sıvazlayabiliyorum, yani kimseden bir şey istememe gerek yok.そうすれば 誰にも頼らないで済むから そんな僕に必要なのは愛とリスペクトだけだ
İnsanların bu koşullar altında çalışmalarını istememelisiniz.Các bạn không thể yêu cầu người ta làm việc với những điều kiện như thế.
İnsanların bu koşullar altında çalışmalarını istememelisiniz.Je kunt mensen niet vragen om onder deze omstandigheden te werken.
İnsanların bu koşullar altında çalışmalarını istememelisiniz.당신은 사람들에게 그런 환경에서 일하라고 요구할 수 없습니다.
İnsanların bu koşullar altında çalışmalarını istememelisiniz.Man kann von den Leuten nicht verlangen, unter diesen Bedingungen zu arbeiten.
İnsanların bu koşullar altında çalışmalarını istememelisiniz.Não podem pedir às pessoas que trabalhem nestas condições.
İnsanların bu koşullar altında çalışmalarını istememelisiniz.Nem várhatjuk el másoktól, hogy ilyen feltételek között dolgozzanak.
İnsanların bu koşullar altında çalışmalarını istememelisiniz.Nie można wymagać pracy w takich warunkach.
İnsanların bu koşullar altında çalışmalarını istememelisiniz.Non si puo' chiedere alla gente di lavorare in queste condizioni
İnsanların bu koşullar altında çalışmalarını istememelisiniz.No puedes pedirle a la gente que trabaje en estas condiciones.
İnsanların bu koşullar altında çalışmalarını istememelisiniz.Nu poti cere oamenilor sa lucreze in aceste conditii.
İnsanların bu koşullar altında çalışmalarını istememelisiniz.On ne peut pas demander aux gens de travailler dans ces conditions.
İnsanların bu koşullar altında çalışmalarını istememelisiniz.Нельзя требовать от людей трудиться в таких условиях.
İnsanların bu koşullar altında çalışmalarını istememelisiniz.Не може да искате от хората да работят при тези условия.
İnsanların bu koşullar altında çalışmalarını istememelisiniz.אי-אפשר לדרוש מהאנשים האלה לעבוד בתנאים הללו.
İnsanların bu koşullar altında çalışmalarını istememelisiniz.لا يمكنك أن تطلب من الناس العمل في ظل هذه الظروف.
İnsanların bu koşullar altında çalışmalarını istememelisiniz.賢い控え目な機械化が必要です
İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.13세 때 억지로 결혼했습니다.
İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.A fost măritată împotriva voinţei ei la vârsta de 13 ani.
İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.Cô ấy bị đem gả chồng ngoài ý muốn ở tuổi 13
İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.Dia menikah diluar kehendaknya di usia 13 tahun.
İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.Elle a été mariée contre son gré à l'âge de 13 ans.
İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.Proti její vůli ji provdali ve věku 13ti let.
İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.Proti svoji volji se je morala poročiti pri trinajstih.
İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.Se casó contra su voluntad a los 13 años.
İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.Sie wurde mit 13 gegen ihren Willen verheiratet.
İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.Wyszła za mąż wbrew swojej woli w wieku 13 lat.
İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.Ze werd tegen haar wil uitgehuwelijkt op haar dertiende.
İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.Παντρεύτηκε ενάντια στη θέλησή της στα 13.
İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.Её выдали замуж против её воли в возрасте 13 лет.
İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.Омъжена е против волята й на 13-годишна възраст.
İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.היא נישאה כנגד רצונה בגיל 13.
İstememesine rağmen 13 yaşında evlendirildi.تزوجت رغم إرادتها في سن الثالثة عشرة.