Ve düşününce, hayat arkadaşını bulmayı istemek biraz garip geliyor.Και είναι περίεργο εφόσον αναζητάς σύντροφο στη ζωή.
Ve düşününce, hayat arkadaşını bulmayı istemek biraz garip geliyor.И это, действительно, немного странно думать о том, что вы хотите найти своего партнера в жизни.
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.A když hledáte sloveso pro vášeň, je to "chtít".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.A słowem wiążącym się z pożądaniem byłoby "chcieć".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Če obstaja glagol, ki je povezan s poželenjem, je to "želeti".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.En als er een werkwoord past bij verlangen, is dat 'willen'.
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.E se c'è un verbo legato al desiderio, è "volere".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.E, se há um verbo que combina com desejo, é "querer".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.És ha a vággyal kapcsolatos igét keresem, akkor az "akar" a jó szó.
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Et s'il y a un verbe qui est associé au désir, c'est le verbe "vouloir".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Ja jos haluun liittyisi verbi, se olisi "haluta".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.욕망과 함께 떠오르는 동사는 "원하기" 입니다.
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Och om det finns ett verb som hör ihop med att åtrå, så är det "att begära"
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Og hvis der er udsagnsord der følger med begær, er det "at ville."
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Şi dacă e vreun verb care se leagă de dorinţă, e "a vrea".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Und ein anderes Verb für Erotik, und das ist "begehren".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Y si hay un verbo que acompañe a deseo, es "querer".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Και αν υπάρχει κάποιο ρήμα που πάει πακέτο με την επιθυμία, είναι το "θέλω".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Ако има глагол, свързан с желанието, той е "да искам".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.Глагол, который ассоциируется с желанием — "хотеть".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.І, відповідно, дієслово, яке йде нарівні з бажанням - "хотіти".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.ואם יש פועל שמתלווה לתשוקה, הרי זה "אני רוצה".
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.و إذا كان هنالك فعل يأتي مع الرغبة ، فهو "أنك تريده ."
Ve eğer arzuyla anılan bir fiil varsa, "istemek"tir.恋愛では愛する人を自分のものにしたい 理解したいと思います
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor.A cítil, že - Cítil, že to bolo preto, že prišiel prosiť o pomoc. Prepáčte.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor.A cítil, že - Cítil, že to bylo proto, že přišel prosit o pomoc. Promiňte.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor.Czuł, że... Czuł, że ten delfin prosił go o pomoc. Przepraszam.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor.És úgy érezte -- Úgy érezte, hogy a delfin segítséget akart kérni. Bocsánat.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor.Et il a eu l'impression... l'impression que ce dauphin venait lui demander de l'aide. Désolé.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor.Hij had het gevoel -- Hij had het gevoel dat hij hulp kwam vragen. Sorry.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor.그는 돌고래가.. 돌고래가 도움을 청하러 왔다는 것을 알았어요. 죄송합니다.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor. Özür dilerim...Dan dia merasakan bahwa -- dia merasakan bahwa lumba-lumba tersebut meminta bantuan padanya.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor. Özür dilerim...E aveva capito che - aveva capito che il delfino stava cercando di chiedere aiuto.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor. Özür dilerim...Hänestä tuntui, että -- hänestä tuntui, että se tuli pyytelemään apua.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor. Özür dilerim...Und er fuehlte -- er fuehlte, dass der Delfin um Hilfe bat.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor. Özür dilerim...И почувствал -- почувствал, че делфинът идваше да моли за помощ.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor. Özür dilerim...Он почувствовал, что дельфин просил помощи.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor.Şi simţea că - Simţea că venise să îi ceară ajutorul.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor.Và anh cảm thấy rằng -- Anh cảm thấy nó đang đến để cầu cứu. Xin lỗi.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor.Y sintió que -- Sintió que venía a pedir ayuda. Lo siento.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor.והוא הרגיש-- הוא הרגיש שהוא חוזר אליו כדי לבקש עזרה. סליחה.
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor.وقد شعر وكانه شعر وكأنه يأتي لطلب المساعدة ...عذراً
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor.佢覺得 -- 佢覺得隻海豚係 喺度求救,真係可惜
Ve hissetmiş ki yunus aslında yardım istemek için geliyor.助けてくれと 言っているように感じたそうです エクソンバルディーズ号 原油流出事故では
Ve şimdi vazifemizdir, vacibdir ey alimler, sizden bir fetva istemek:Und jetzt ist eine Pflicht, ihr Gelehrten, ein Fatwa zu fordern, eine Rechtsmeinung:
Ve şimdi vazifemizdir, vacibdir ey alimler, sizden bir fetva istemek:Y ahora tengo el deber, Oh eruditos, de pedirles una <i>fatwa</i>:
Ve şimdi vazifemizdir, vacibdir ey alimler, sizden bir fetva istemek:И сейчас это долг, О учёные, искать Фатва - юридическое заключение:
Ve sorun şu ki, yardım isteyebiliriz -- yardım istemek o kadar da zor değil.A jde o to, že můžeme požádat o pomoc - a není to těžké.
Ve sorun şu ki, yardım isteyebiliriz -- yardım istemek o kadar da zor değil.E a questão é: podíamos pedir ajuda... Pedir ajuda não é tão difícil.
Ve sorun şu ki, yardım isteyebiliriz -- yardım istemek o kadar da zor değil.E il punto è che potremmo chiedere aiuto -- chiedere aiuto non è così difficile.
Ve sorun şu ki, yardım isteyebiliriz -- yardım istemek o kadar da zor değil.És az a helyzet, hogy kérhetünk segítséget: segítséget kérni nem olyan nehéz.
Ve sorun şu ki, yardım isteyebiliriz -- yardım istemek o kadar da zor değil.Et le truc, c'est que nous pourrions demander de l'aide -- demander de l'aide n'est pas si compliqué.
Ve sorun şu ki, yardım isteyebiliriz -- yardım istemek o kadar da zor değil.Het punt is dat we hulp zouden kunnen vragen -- hulp vragen is niet zo moeilijk.
Ve sorun şu ki, yardım isteyebiliriz -- yardım istemek o kadar da zor değil.여러분께 도움을 청할 수 있잖아요. 도와주는 게 그렇게 어려운 일도 아니니까요.
Ve sorun şu ki, yardım isteyebiliriz -- yardım istemek o kadar da zor değil.Moglibyśmy poprosić o pomoc, to nie takie trudne.
Ve sorun şu ki, yardım isteyebiliriz -- yardım istemek o kadar da zor değil.Og sagen er den, at vi kunne bede om hjælp, at bede om hjælp er ikke så svært.
Ve sorun şu ki, yardım isteyebiliriz -- yardım istemek o kadar da zor değil.Şi problema e că putem cere ajutor -- să ceri ajutor nu-i atât de greu.
Ve sorun şu ki, yardım isteyebiliriz -- yardım istemek o kadar da zor değil.Und es ist doch so, dass wir um Hilfe bitten könnten -- um Hilfe bitten ist nicht so schwierig.
Ve sorun şu ki, yardım isteyebiliriz -- yardım istemek o kadar da zor değil.Và vấn đề là, chúng ta có thể hỏi sự trợ giúp -- hỏi trợ giúp không đến nỗi khó như thế.
Ve sorun şu ki, yardım isteyebiliriz -- yardım istemek o kadar da zor değil.Y la cosa es que, podríamos pedir ayuda, pedir ayuda no es tan difícil.