O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Pe vremea aceea, împăratul Ahaz a trimes să ceară ajutor dela împăraţii Asiriei.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Siihen aikaan kuningas Aahas lähetti sanansaattajat Assurin kuningasten tykö saadaksensa apua.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Tisti čas pošlje kralj Ahaz h kraljem v Asiriji, da bi mu pomagali.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Toho času poslal král Achas k králům Assyrským, aby mu pomoc dali.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Trong lúc đó , vua A-cha sai sứ đi_cầu vua A-si-ri tiếp_cứu mình
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Trong lúc đó, vua A-cha sai sứ đi cầu vua A-si-ri tiếp cứu mình
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Vid samma tid sände konung Ahas bud till konungarna i Assyrien, med begäran att de skulle hjälpa honom.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.V tom čase poslal kráľ Achaz k assýrskym kráľom, aby mu pomohli.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Zu derselben Zeit sandte der König Ahas zu den Königen von Assyrien, daß sie ihm hülfen.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.Κατα τον καιρον εκεινον ο βασιλευς Αχαζ απεστειλε προς τους βασιλεις της Ασσυριας, δια να βοηθησωσιν αυτον.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.В онова време цар Ахаз прати до асирийските царе да иска помощ,
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.В то время послал царь Ахаз к царям Ассирийским, чтоб они помогли ему,
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.בעת ההיא שלח המלך אחז על מלכי אשור לעזר לו׃
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.في ذلك الوقت ارسل الملك آحاز الى ملوك اشور لكي يساعدوه.
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.那 時 、 亞 哈 斯 王 差 遣 人 去 見 亞 述 諸 王 、 求 他 們 幫 助
O sırada Kral Ahaz yardım istemek için Asur Kralına haber gönderdi.那時 、 亞哈斯王 差遣 人 去 見亞 述諸王 、 求 他 們幫助
Reklamlar bitti. Af dilemek, izin istemekten daha iyidir.Es ist besser um Vergebung, als um Erlaubnis zu bitten.
Reklamlar bitti. Af dilemek, izin istemekten daha iyidir.Jobb bocsánatot kérni, mint engedélyt.
Reklamlar bitti. Af dilemek, izin istemekten daha iyidir.По-добре да помолиш за прошка, отколкото за разрешение.
Ruh sağlığı için yardım istemek nadir bir şey değildir.Det är inte ovanligt att söka hjälp för att få stöd med den mentala hälsan.
Ruh sağlığı için yardım istemek nadir bir şey değildir.Ei ole harvinaista hakea apua mielenterveyden tueksi.
Ruh sağlığı için yardım istemek nadir bir şey değildir. Finlandiya’da yaşayan insanların %No es infrecuente necesitar asistencia para el fortalecimiento de la salud mental.
Ruh sağlığı için yardım istemek nadir bir şey değildir. Finlandiya’da yaşayan insanların %Обращения за помощью ввиду психологических проблем не редкость.
Ruh sağlığı için yardım istemek nadir bir şey değildir.Il n'est pas rare de chercher de l'aide pour une crise de santé mentale.
Ruh sağlığı için yardım istemek nadir bir şey değildir.No es infrecuente necesitar asistencia para el fortalecimiento de la salud mental.
Ruh sağlığı için yardım istemek nadir bir şey değildir.ليس من النادر طلب مساعدة الصحة النفسية كداعم.
Saf deniz suyunda, özel ilgi istemeksizin yetişebilen bir ürün.순수한 소금물에서 자라는 어떤 작물을 길렀습니다.
Saf deniz suyunda, özel ilgi istemeksizin yetişebilen bir ürün.loại cây có thể sinh trưởng trong môi trường nước mặn mà không cần chăm sóc.
Saf deniz suyunda, özel ilgi istemeksizin yetişebilen bir ürün.וחול, והם גידלו סוג של גידול אשר משגשג על מי מלח שלא טופלו.
Saf deniz suyunda, özel ilgi istemeksizin yetişebilen bir ürün.نوع من المحاصيل التي تنمو في المياه المالحة دون الحاجة إلى معالجتها.
Saf deniz suyunda, özel ilgi istemeksizin yetişebilen bir ürün.食料を作り出すのですが、
Sakın sabahın üçünde yazıcınızı tamir etmemi istemek için aramayın. (Gülüşmeler)(Gelach)
Sakın sabahın üçünde yazıcınızı tamir etmemi istemek için aramayın. (Gülüşmeler)(צחוק)
Sizin bunun üzerinde biraz düşünmenizi istemekle beraber bunun cevabını vereceğim. -정답은 여기 있습니다- 제가 보여드리고 이것이 어떻게 작용하는지 여러분이 생각을
Sizin bunun üzerinde biraz düşünmenizi istemekle beraber bunun cevabını vereceğim. -اذاً الاجابة هنا --وسوف اوضح لكم كيفية عمل ذلك ربما سأتركه لكم قليلاً حتى تفكروا في سبب
Sizin bunun üzerinde biraz düşünmenizi istemekle beraber bunun cevabını vereceğim. -その答えの理由について自分で考えてください。 これを分解するには
Sonuçta Eren de 1,5 milyon $ biriktirmiş. Artık babasından harçlık istemekten de iyice sıkılmış durumda.すごい投資家ですね。ここに150万ドルと入力しましょう。
Şu ana kadar kendisine ihtiyaç duyan biri tarafından heyecanlananlar gördüm. Onları istemek bir şeydir.Tôi chưa thấy một ai đó cảm thấy rạo rực chỉ vì ai đó cần họ. ham muốn là một chuyện.
Tek gereken bunun olması için sizin yardımınızı istemek.Abbiamo solo bisogno del vostro aiuto perché ciò accada.
Tek gereken bunun olması için sizin yardımınızı istemek.Avem nevoie doar de ajutorul vostru pentru a face ca asta să devină realitate.
Tek gereken bunun olması için sizin yardımınızı istemek.우린 그걸 실현시키기 위해 바로 여러분의 도움이 필요합니다.
Tek gereken bunun olması için sizin yardımınızı istemek.Me vain tarvitsemme teidän apuanne sen aikaansaamisessa.
Tek gereken bunun olması için sizin yardımınızı istemek.Nous avons juste besoin de vous pour le lancer.
Tek gereken bunun olması için sizin yardımınızı istemek.Potrzebujemy tylko waszej pomocy, by to osiągnąć.
Tek gereken bunun olması için sizin yardımınızı istemek.Sólo necesitamos su ayuda para hacer que suceda.
Tek gereken bunun olması için sizin yardımınızı istemek.Só precisamos da vossa ajuda para o fazer acontecer.
Tek gereken bunun olması için sizin yardımınızı istemek.We hebben wel jullie hulp nodig om dat te realiseren.
Tek gereken bunun olması için sizin yardımınızı istemek.Wir brauchen nur Ihre Hilfe um es geschehen zu lassen.
Tek gereken bunun olması için sizin yardımınızı istemek.Θέλουμε μονάχα τη βοήθειά σας για να γίνει πραγματικότητα.
Tek gereken bunun olması için sizin yardımınızı istemek.Но ни е нужна и вашата помощ.
Tek gereken bunun olması için sizin yardımınızı istemek.Только нам нужна ваша помощь в этом.
Tek gereken bunun olması için sizin yardımınızı istemek.אנו רק צריכים את עזרתכם לאפשר לזה לקרות.
Tek gereken bunun olması için sizin yardımınızı istemek.نحن فقط نريد مساعدتكم في تحقيق ذلك.
Tek gereken bunun olması için sizin yardımınızı istemek.ここにいる君たちみんなを必要としている アメリカの教会 アメリカ企業
Teşekkür mektupları alırım, ama kimse... borç istemek dışında, beni ziyaret etmez.Je reçois des lettres de remerciements, mais pas de visite. À moins qu'ils n'aient besoin d'argent.
Teşekkür mektupları alırım, ama kimse... borç istemek dışında, beni ziyaret etmez.Y me envían cartas de agradecimiento, pero nadie se molesta en visitarme. salvo que quieran pedirme dinero.
Ve bir çok sanatçınun bununla bir problemi var. İstemek sizi kırılgan yapar.У многих артистов с этим проблемы, ведь обращение с просьбой делает тебя уязвимым.
Ve düşününce, hayat arkadaşını bulmayı istemek biraz garip geliyor.I jest naprawdę trochę dziwne by o tym myśleć, odkąd chcesz znaleźć partnera na całe życie.
Ve düşününce, hayat arkadaşını bulmayı istemek biraz garip geliyor.Je to opravdu trochu zvláštní, když zároveň hledáš partnera pro celý život.
Ve düşününce, hayat arkadaşını bulmayı istemek biraz garip geliyor.Und es ist wirklich etwas seltsam so zu denken, da wir ja einen Partner fürs Leben finden wollen.