Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Даването на власт на потребителите е молба да не купуват.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Максимальное доверие к покупателям — это призывать их не купить товар.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Найважливіше доручення покупцям - це прохання не купувати.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.האצלת הכח האולטימטיבית של הצרכנים היא הבקשה מהם שלא לקנות.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.التمكين الأكبر للعملاء هو أن نطلب منهم عدم الشراء.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.「買うな」と言うことでしょう アウトドア・ウェアの パタゴニアは
Nazikçe bir şeyi istemek bunun en basit örneğidir. isteğinizi koşullu bir şekilde ifade ederseniz:Das einfachste Beispiel hierfür ist die höfliche Bitte. Wenn man seine Bitte im Konditional ausdrückt:
Nazikçe bir şeyi istemek bunun en basit örneğidir. isteğinizi koşullu bir şekilde ifade ederseniz:El ejemplo más sencillo de esto está en las peticiones educadas. Si expresas tu petición como una condición:
Nazikçe bir şeyi istemek bunun en basit örneğidir. isteğinizi koşullu bir şekilde ifade ederseniz:Ha a kérésed feltételként tálalod:
Nazikçe bir şeyi istemek bunun en basit örneğidir. isteğinizi koşullu bir şekilde ifade ederseniz:Het eenvoudigste voorbeeld hiervan is het beleefde verzoek. Stel dat je je verzoek voorwaardelijk uitdrukt --
Nazikçe bir şeyi istemek bunun en basit örneğidir. isteğinizi koşullu bir şekilde ifade ederseniz:이것의 간단한 예는 공손한 요청입니다. 만약 요청을 조건적인 식으로 표현한다면:
Nazikçe bir şeyi istemek bunun en basit örneğidir. isteğinizi koşullu bir şekilde ifade ederseniz:L'esempio più semplice si vede nelle richieste cortesi. Se esprimete le vostre richieste in modo condizionale
Nazikçe bir şeyi istemek bunun en basit örneğidir. isteğinizi koşullu bir şekilde ifade ederseniz:Najprostszy przykład to uprzejma prośba. Jeśli wyrazimy prośbę warunkowo:
Nazikçe bir şeyi istemek bunun en basit örneğidir. isteğinizi koşullu bir şekilde ifade ederseniz:Yêu cầu lịch sự là ví dụ đơn giản nhất. Nếu bạn diễn đạt yêu cầu của mình dưới dạng câu điều kiện:
Nazikçe bir şeyi istemek bunun en basit örneğidir. isteğinizi koşullu bir şekilde ifade ederseniz:Най-простият пример е този на учтивата молба. Ако изразите вашата молба като условна:
Nazikçe bir şeyi istemek bunun en basit örneğidir. isteğinizi koşullu bir şekilde ifade ederseniz:Найпростішим прикладом цього є ввічливе прохання. Якщо ви висловлюєте прохання в умовному способі -
Nazikçe bir şeyi istemek bunun en basit örneğidir. isteğinizi koşullu bir şekilde ifade ederseniz:Самый простой пример - вежливая просьба. Вы выражаете просьбу в условном наклонении --
Nazikçe bir şeyi istemek bunun en basit örneğidir. isteğinizi koşullu bir şekilde ifade ederseniz:הדוגמה הפשוטה ביותר היא של בקשה מנומסת. אם תבטאו את הבקשה בתור תנאי:
Nazikçe bir şeyi istemek bunun en basit örneğidir. isteğinizi koşullu bir şekilde ifade ederseniz:وابسط مثال على ذلك في صيغة الطلب المهذب. إذا عبرت عن طلبك بالصيغة الشرطية:
Nazikçe bir şeyi istemek bunun en basit örneğidir. isteğinizi koşullu bir şekilde ifade ederseniz:条件文を使って お願いをしたとしましょう 「窓を開けてもらえるならば、すごくいいんだけど」
Onlar 5000 dolar istiyorsa... ...pazara girmenin en iyi yolu 4000 dolar istemek.경쟁사가 5천 달러를 매겼으니 시장에 진입하기 위해 4천 달러를 매긴다는 건데요 기존의 가격보다 더 지불하려는 사람은 없을 거라는 이유죠
Onlar 5000 dolar istiyorsa... ...pazara girmenin en iyi yolu 4000 dolar istemek. Neden?Si ellos cobran $5.000, la mejor forma de ingresar al mercado es cobrando $4.000.
Onlar 5000 dolar istiyorsa... ...pazara girmenin en iyi yolu 4000 dolar istemek. Neden?Skoro oni mają cenę 5 000$, więc wchodząc na rynek ustalę swoją na poziomie 4 000$.
Onlar 5000 dolar istiyorsa... ...pazara girmenin en iyi yolu 4000 dolar istemek.منافسيني. إن كانوا يتقاضون 5000$، فأفضل وسيلة لاقتحام السوق هي تقاضي 4000$، لماذا. لن يدفع أحد أكثر من الأسعار
Onlar 5000 dolar istiyorsa... ...pazara girmenin en iyi yolu 4000 dolar istemek.その市場に参入するために4000ドルと設定します 現存の商品より高いものは売れないという その考え方は間違っています
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.De behöver inte be om någonting.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.De har ikke lyst til at bede om ting.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.Eles não querem pedir coisas.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.He eivät halua pyytää.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.Họ không muốn hỏi xin điều gì hết.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.Ils ne veulent pas demander.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.그들은 부탁하는 걸 싫어해요.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.Mereka tidak mau meminta.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.Nechcú o nič žiadať.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.Nechtějí o věci prosit.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.Nem akarnak dolgokat kérni.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.Nie chcą o nic prosić.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.Non vogliono chiedere le cose.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.No quieren pedir cosas.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.Nu vor să ceară.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.Sie wollen nicht um etwas bitten.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.Ze willen niet om dingen vragen.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.Δεν θέλουν να ζητούν πράγματα.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.Вони не хочуть ні про що просити.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.Те не искат да молят за разни неща.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.הם לא רוצים לבקש דברים.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.أنهم لا يريدون أن يطلبوا مساعدات.
Onlar bir şey istemek istemiyorlar.助けを求めるのは 簡単なことじゃないから -
Onları istemek bir şeydir.A-i dori e una.
Onları istemek bir şeydir.Arra, aki akarja őt, igen.
Onları istemek bir şeydir.Att åtrå är en sak.
Onları istemek bir şeydir.At ville have dem er én ting.
Onları istemek bir şeydir.Chcenie to coś innego.
Onları istemek bir şeydir.Chtění je jedna věc.
Onları istemek bir şeydir.Désirer l'autre, c'est une chose.
Onları istemek bir şeydir.Haluamien on eri asia.
Onları istemek bir şeydir.Il desiderare è una cosa.
Onları istemek bir şeydir.Jemanden zu begehren ist eine Sache, jemanden zu brauchen ein Lustkiller.
Onları istemek bir şeydir.원하는 것과 필요로 하는 것은 다릅니다. 필요로 하는 것은 폐쇄를 뜻합니다.
Onları istemek bir şeydir.Naar hen verlangen is een ding.