İstemek sizi kırılgan yapar.Keď o niečo žiadate, ste zraniteľní.
İstemek sizi kırılgan yapar.Kickstarterでの支援額が大きくなるにつれ ネット上で —
İstemek sizi kırılgan yapar.약점을 내보이는 것이니까요.
İstemek sizi kırılgan yapar.Meminta membuat anda rentan.
İstemek sizi kırılgan yapar.Pedir te hace vulnerable.
İstemek sizi kırılgan yapar.Pedir torna-nos vulneráveis.
İstemek sizi kırılgan yapar.Prosba vás dělá zranitelnými.
İstemek sizi kırılgan yapar.Prośby czynią cię wrażliwym.
İstemek sizi kırılgan yapar.Pyytäminen tekee haavoittuvaksi.
İstemek sizi kırılgan yapar.Vragen maakt je kwetsbaar.
İstemek sizi kırılgan yapar.Το να ζητάς σε κάνει ευάλωτο.
İstemek sizi kırılgan yapar.Моленето те прави уязвим.
İstemek sizi kırılgan yapar.Необхідність просити робить Вас вразливим.
İstemek sizi kırılgan yapar.לבקש הופך אותך לפגיע.
İstemek sizi kırılgan yapar.السؤال يجعلك ضعيفا.
İzin istemekDemander la permission
İzin istemekPidiendo permiso
İzin istemekProśba o pozwolenie
İzin istemekToestemming vragen
İzin istemekΖητώντας άδεια
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!Chcieliście wrócić życie mamie! Byłeś gotowy poświęcić własne życie, aby transmutować duszę brata!
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!Olit valmis uhraamaan itsesi veljesi mielen transmutaation vuoksi.
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!Que amor enorme, para estares disposto a dar a vida para transmutares a alma do teu irmão!
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!Sikke en stor kærlighed at give sit liv - - for at omdanne sin brors sjæl.
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!¡Tu amor es tan grande que estás dispuesto a sacrificar tu vida para transmutar el alma de tu hermano!
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!Un amore così intenso da essere pronto a morire per trasmutare l'anima di tuo fratello!
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!Vilken stor kärlek att vilja ge sitt liv- -för att omvandla sin brors själ.
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!Φοβερή αγάπη, ήσουν πρόθυμος να δώσεις τη ζωή σου για να μεταστοιχειώσεις την ψυχή του αδερφού σου!
Karde,sinin ruhunu dönü,stürmek için kendi canını vermeyi istemek ne büyük bir sevgi!Какая огромная любовь - быть готовым отдать жизнь, чтобы трансмутировать душу своего брата!
Kızınızın evliliğini istemek için geldimHe venido a pedir la mano de su hija, y tomarla en matrimonio.
Kızınızın evliliğini istemek için geldimIch bin hier, um die Hand Eurer Tochter zu erbitten.
Kızınızın evliliğini istemek için geldimIk kom om de hand van uw dochter vragen.
Kızınızın evliliğini istemek için geldimJag är här för att be om er dotters hand.
Kızınızın evliliğini istemek için geldimJeg kommet for at bede om Deres datters hånd.
Kızınızın evliliğini istemek için geldimJe suis venu pour vous demander la main de votre fille.
Kızınızın evliliğini istemek için geldimPrišiel som ťa požiadať o ruku tvojej dcéry.
Kızınızın evliliğini istemek için geldimPrzychodzę prosić o rękę twej córki.
Kızınızın evliliğini istemek için geldimSono venuto a chiedere la mano di vostra figlia.
Kızınızın evliliğini istemek için geldimSzeretném megkérni a lányod kezét.
Kızınızın evliliğini istemek için geldimVim pedir a mão de sua filha em casamento.
Kızınızın evliliğini istemek için geldimΈχω έρθει να ζητήσω το χέρι της θυγατέρας σου σε γάμο.
Kızınızın evliliğini istemek için geldimЯ пришёл просить руки твоей дочери.
Kızınızın evliliğini istemek için geldimあなたに命を救われた
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Äärimmäinen asiakkaiden voimaannuttaminen on pyytää heitä olla ostamatta.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.A fogyasztók felhatalmazásának legvégső módja megkérni őket, hogy ne vásároljanak.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Cách trao quyền cao cấp nhất cho khách hàng là bảo họ đừng mua.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Cel mai mare control acordat clienților e în a le cere să nu cumpere.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Den ultimative bemyndigelse af kunder er at bede dem om ikke at købe.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.De ultieme empowerment van klanten is hen vragen niet te kopen.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Die ultimative Ermächtigung der Kunden erreicht man, indem man sie bittet, nicht zu kaufen.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.El mayor poder que se les da a los clientes se obtiene al pedirles que no compren.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Il più potente senso di legittimazione per i clienti si ottiene chiedendo loro di non comprare.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Když chcete dát zákazníkům největší vliv, požádejte je, aby nekupovali.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Klientów najbardziej zachęca zniechęcanie do zakupu.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.고객에 대한 궁극의 임파워먼트 (권한 위임)는 고객에게 구매하지 말아 달라고 요청하는 것입니다.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.La plus grande prise de pouvoir des clients vient quand on leur demande de ne pas acheter.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.O emponderamento final de clientes é pedir-lhes que não comprem.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Posledným krokom na zmocnenie sa zákazníkov je požiadať ich, aby si tovar nekupovali.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Sumber pemberdayaan para pembeli adalah saat mereka diminta untuk tidak membeli.
Müşterilere denetim vermenin nihai yöntemiyse, satın almamalarını istemekten geçiyor.Η απόλυτη ενδυνάμωση των αγοραστών είναι να τους ζητήσεις να μην αγοράσουν.