Tom'a yardım etmek istemedim.Я не хотів допомогати Тому.
Ben bir adam öldürmek istemedim.Není ovšem nutné někoho zabíjet.
Onların arasında kaybolup gitmek istemedim.Nechtěl jsem propásnout ani jedny.
Şimdiye kadar kendimi tekrarlamayı veya aynı kaydı iki kez yapmayı hiç istemedim." dedi.Nu am intenționat să facem același album de două ori.”
Irkçılığı desteklemek istemedim” dedi.Nu am vrut să încurajez rasismul”.
Kimseyi kırmayı istemedim.Eu nu voiam să rănesc pe nimeni...
Ben, o ünlenmiş soyadının bana sağlama ihtimali olan kolaylıklarına hiç yanaşmak istemedim.Am decis să nu ratez minunata șansă care mi se oferea.
Tek bir tarz olsun istemedim.Nu era numai o metaforă.
Şansımı zorlamak istemedim.N-am vrut să-mi forțez norocul.
Onu kastetmek istemedim.Nu am vrut să spun asta.
Mary ile ayrılmak istemedim.Nu am vrut să mă despart de Maria.
Seni karıştırmak istemedim.Nu am vrut să te implic.
Çok parıltılı ve o diğer sarışın kızlar gibi kendini ovan bir tarza sahip olsun istemedim.Nem akarok valami elbűvölő fotót, mint akármelyik szőke lány.
Onları kırmak istemedim.Nem rombolni akartunk.
Tek bir tarz olsun istemedim.A nem egyetlen faja volt.
Onların arasında kaybolup gitmek istemedim.S nem is akart tőlük szabadulni.
Bu başka bir adım ama kendimi hiçbir zaman tekrar etmek istemedim.Többször is beharangozták a folytatást, de azt sosem vetítették.
Irkçılığı desteklemek istemedim” dedi.Eszem ágában sem volt rasszista elveket támogatni.”
Mika'nın nasıl öldürüldüğünü görmek istemedim.Nem tisztázott, hogyan halt meg Cillei.
Asla gitmeni istemedim.Soha nem akartam, hogy elmenj.
Ben bir adam öldürmek istemedim.En ole käskenyt tappaa.
O an bir şey yapmak istemedim.Sillä hetkellä en voinut tehdä mitään.
Sesimi beğeniyorum ve kimseyi bu sesten mahrum bırakmak istemedim." sözleriyle dile getirmiştir.Me no gusta como el parla. = En pidä tavasta, jolla hän puhuu.
Kimseyi kırmayı istemedim.En halua kenenkään pettyvän.
Üşütmek istemedim, bu yüzden kayak yapmaya gitmedim.En halunnut kylmettyä. Siksi en mennyt hiihtämään.
Şimdiye kadar kendimi tekrarlamayı veya aynı kaydı iki kez yapmayı hiç istemedim." dedi.Δεν ήθελα ποτέ να επαναλαμβάνω τον εαυτό μου ή να κάνω τον ίδιο δίσκο δύο φορές".
Ben bir adam öldürmek istemedim.Δεν σκότωσα κανέναν εγώ.
Ama ben bu meyvalari hiç yemek istemedim.Δεν έχω φάει ποτέ γλυκό.
Kimseyi kırmayı istemedim.Δεν ήθελε κανείς να πάη να ρίξη!
Kapıyı kapatmak istemedim.Δεν ήθελα να κλείσω την πόρτα.
Ben aslında oraya gitmeyi hiç istemedim.Στην πραγματικότητα, ποτέ δεν ήθελα να πάω εκεί.
Kimseyi kırmayı istemedim.Ingen af dem ønsker at bryde op.
Ama ben bu meyvalari hiç yemek istemedim.Den har aldrig været brugt i avlen.
("Ben istemedim" anlamında) Bunu işittikten sonra, uyu uyuyabilirsen!Og da han havde sagt dette, sov han hen.
O an bir şey yapmak istemedim.«Jeg hadde ingenting å gjøre akkurat da.
Ben bir adam öldürmek istemedim.Jeg har ikke angrepet noen mann.
Tek bir tarz olsun istemedim.Saya tidak ingin hanya memilih satu genre.
("Ben istemedim" anlamında) Bunu işittikten sonra, uyu uyuyabilirsen!Nah, sudah selesai, kamu bisa tidur sekarang."
Ama ben bu meyvalari hiç yemek istemedim.Namun hal tersebut tak pernah berbuah.
Ben bir adam öldürmek istemedim.Cậu quyết định thử giết một người.
Geriye gitmek ve Good Girl Gone Bad'i tekrarlamak istemedim.Ngoài ra, Good Girl Gone Bad còn nhận được những phản hồi tích cực từ giới phê bình.
Ben bir adam öldürmek istemedim.一 わたしは人を殺しません。
Geriye gitmek ve Good Girl Gone Bad'i tekrarlamak istemedim.また "Bad Girl" をリリース。
Ama ben bu meyvalari hiç yemek istemedim.野菜を食べたことが無い。
O an bir şey yapmak istemedim.当時はまだ待合というものはなかった。
Çok parıltılı ve o diğer sarışın kızlar gibi kendini ovan bir tarza sahip olsun istemedim.無造作に伸ばした長い金髪と白い肌の妖精のような美しさを持つ少女。
Onları kırmak istemedim.我不准备毁掉。
Ben bir adam öldürmek istemedim.此外没有多杀一人。
Şahın ölümünden Yahudilerin suçlanmasını istemedim."他没有指责教皇犯下犹太人所犯下的罪行。
Ben bir adam öldürmek istemedim.나는 남자나 여자를 죽이지 않았다.
O an bir şey yapmak istemedim."저는 당시 반항하려고 한 것은 아니었어요.
("Ben istemedim" anlamında) Bunu işittikten sonra, uyu uyuyabilirsen!그리고 이런 일들을 다 마치고 나서야 잠을 잘 수 있게 한다.
Tek bir tarz olsun istemedim.저는 단순히 한 개의 장르만을 선택하고 싶지 않아요.
Geriye gitmek ve Good Girl Gone Bad'i tekrarlamak istemedim.אני לא רוצה לחזור אחורה לאלבום Good Girl Gone Bad .
Ben, o ünlenmiş soyadının bana sağlama ihtimali olan kolaylıklarına hiç yanaşmak istemedim.החלטתי שלא להחמיץ את ההזדמנות הנפלאה שניתנה לי.
Ben bir adam öldürmek istemedim.לא רציתי להרוג...
Ama ben bu meyvalari hiç yemek istemedim.לא יכולתי לאכול בשר אחרי זה.
Bütün hayatımı orada geçirmek istemedim.לא רציתי לבלות שם את כל חיי.
Bütün hayatımı orada geçirmek istemedim.לא רציתי לחיות שם את כל חיי.
Kimseyi kırmayı istemedim.Те не могат да не тормозят някого.