Ana içeriğe geç
Sözlük

istemediler ile cümle

istemediler kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
11
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Evet, ama göndermediler -- kitaplarını göndermek istemediler!Elles ne l'ont pas fait -- elles ne voulaient pas envoyer leurs livres.
Evet, ama göndermediler -- kitaplarını göndermek istemediler!하지만 도서관에서는 책들을 보내려고 하지 않았습니다.
Evet, ama göndermediler -- kitaplarını göndermek istemediler!Ma non lo fecero, non volevano separarsi dai loro libri
Evet, ama göndermediler -- kitaplarını göndermek istemediler!Ồ, họ không làm vậy. Họ không muốn gửi sách.
Evet, ama göndermediler -- kitaplarını göndermek istemediler!Λοιπόν, δεν έστειλαν, δεν ήθελαν να στείλουν τα βιβλία τους.
Evet, ama göndermediler -- kitaplarını göndermek istemediler!Але вони не відправили. Вони не захотіли надіслати свої книжки.
Evet, ama göndermediler -- kitaplarını göndermek istemediler!А они этого не сделали, они не хотели отправлять книги.
Evet, ama göndermediler -- kitaplarını göndermek istemediler!Но те не го направиха -- те не искаха да изпратят своите книги.
Evet, ama göndermediler -- kitaplarını göndermek istemediler!טוב, הן לא -- הן לא רצו לשלוח את הספרים שלהן.
Evet, ama göndermediler -- kitaplarını göndermek istemediler!حسناً, انهم لم يرغبوا بارسال كتبهم
Evet, ama göndermediler -- kitaplarını göndermek istemediler!だから 私たちは本を10万冊買ってインドに送りました
İnsanlar istemediler. Araştırmacılar buna neden olabilecek bir çok şeyi düşündüler.Lidé je nechtěli a výrobce přemýšlel o možných důvodech.
İnsanlar istemediler.As pessoas não os queriam.
İnsanlar istemediler.Az emberek nem kértek belőle.
İnsanlar istemediler.Die Menschen wollten sie nicht.
İnsanlar istemediler.Folk ville ikke have det.
İnsanlar istemediler.Folk ville inte ha dem.
İnsanlar istemediler.사람들이 케이크 믹스를 원하지 않았던 겁니다.
İnsanlar istemediler.La gente no los quería.
İnsanlar istemediler.La gente non li voleva.
İnsanlar istemediler.Les gens n'en voulaient pas.
İnsanlar istemediler.Ludzie ich nie chcieli.
İnsanlar istemediler.Mensen hielden er niet van.
İnsanlar istemediler.Người ta đã không còn muốn chúng.
İnsanlar istemediler.Oamenii nu le voiau.
İnsanlar istemediler.Orang tidak menginginkannya.
İnsanlar istemediler.Κανείς δεν τα ήθελε.
İnsanlar istemediler.Люди не хотели их.
İnsanlar istemediler.Люди не хотіли їх купувати.
İnsanlar istemediler.Хората не ги искали.
İnsanlar istemediler.אנשים לא רצו אותן.
İnsanlar istemediler.لم يرغب بهم الناس .
İnsanlar istemediler.生産者は様々な理由を考えました
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Han skal ikke vende tilbake til Egyptens land, men Assur skal være hans konge; for de vilde ikke vende om.
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Han skal til Ægypten igen, have Assur til Konge, thi omvende sig vil de ikke.
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.저희가 애굽 땅으로 다시 가지 못하겠거늘 내게 돌아오기를 싫어하니 앗수르 사람이 그 임금이 될 것이라
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Não voltarão para a terra do Egito; mas a Assíria será seu rei; porque recusam converter-se.
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Nem tér vissza Égyiptom földére; hanem Assiria lesz az õ királya, mert nem akarnak megtérni.
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Nenavráti sa do Egyptskej zeme, ale Assúr, ten bude jeho kráľom, pretože odopreli navrátiť sa.
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Nenavrátíť se do země Egyptské, ale Assur bude králem jeho, proto že se nechtěli obrátiti.
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Ne vrne se v deželo Egiptovsko, ali Asirec mu bode kralj, ker se niso hoteli izpreobrniti.
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler."No volverá a la tierra de Egipto, sino que el asirio será su rey; porque no quisieron volver a mí
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Ritornerà al paese d'Egitto, Assur sarà il suo re, perché non hanno voluto convertirsi
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Не возвратится он в Египет, но Ассур – он будет царем его, потому что они не захотели обратиться ко Мне .
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.Той няма да се върне в Египетската земя; Но Асириеца ще му бъде цар; Защото отказаха да се обърнат към Мене.
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.לא ישוב אל ארץ מצרים ואשור הוא מלכו כי מאנו לשוב׃
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.لا يرجع الى ارض مصر بل اشور هو ملكه. لانهم أبوا ان يرجعوا
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.他 們 必 不 歸 回 埃 及 地 、 亞 述 人 卻 要 作 他 們 的 王 、 因 他 們 不 肯 歸 向 我
‹‹Mısıra dönmeyecekler, Asur kral olacak başlarına, Çünkü bana dönmek istemediler.他 們必不歸回 埃及 地 、 亞述 人卻 要 作 他們 的 王 、 因 他 們不肯歸 向 我
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.A kinek nem akartak engedni a mi atyáink, hanem eltaszíták maguktól, és szívökben Égyiptom felé fordulának,
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.ao qual os nossos pais não quiseram obedecer, antes o rejeitaram, e em seus corações voltaram ao Egito,
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.Ấy là người là tổ phụ chúng ta không chịu vâng lời, đã bỏ người đặng nghiêng lòng về xứ Ê-díp-tô,
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.Ấy_là người là tổ_phụ chúng_ta không chịu vâng lời , đã bỏ người đặng nghiêng lòng về xứ Ê - díp-tô ,
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.Jehož nechtěli poslušni býti otcové naši, ale zavrhli jej, a odvrátili se srdci svými do Egypta,
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.ki mu pa niso hoteli biti pokorni očetje naši, ampak so ga zavrgli in obrnili srca svoja v Egipt,
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.우리 조상들이 모세에게 복종치 아니하고자하여 거절하며 그 마음이 도리어 애굽으로 행하여
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.ktorého nechceli poslúchať naši otcovia, ale ho odsotili a obrátili sa svojimi srdcami do Egypta
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.Któremu nie chcieli posłuszni być ojcowie nasi; ale go odrzucili i obrócili się sercy swemi do Egiptu.
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.Ma i nostri padri non vollero dargli ascolto, lo respinsero e si volsero in cuor loro verso l'Egitto
‹‹Ne var ki, atalarımız onun sözünü dinlemek istemediler. Onu reddettiler, Mısıra dönmeyi özler oldular.Nos pères ne voulurent pas lui obéir, ils le repoussèrent, et ils tournèrent leur coeur vers l`Égypte,
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod