Ana içeriğe geç
Sözlük

isteksiz ile cümle

isteksiz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir şekilde derinlerde bir isteksizlik hissediyordumEt je me rends compte, à mon avis, la manière dont je ressentais ça, est à un niveau profondément viscéral,
Bir şekilde derinlerde bir isteksizlik hissediyordum그리고 제가 느끼고 있었던 그런 감정이 매우 깊은 감정의 수준이었다는 것을 알게 되었습니다.
Bir şekilde derinlerde bir isteksizlik hissediyordumЯ понимаю сейчас, что мои тогдашние ощущения имели очень глубокие корни.
Bir şekilde derinlerde bir isteksizlik hissediyordumЯ розумію зараз, що мої тодішні почуття мали дуже глибоке коріння.
Bir şekilde derinlerde bir isteksizlik hissediyordumואני מבינה, אני חושבת, את הדרך בה הרגשתי, ברמה מאוד ראשונית ורגשית,
Bir şekilde derinlerde bir isteksizlik hissediyordumوادركت بعدها .. لماذا شعرت بهذه الشاكلة .. لقد كنت في داخلي اشعر
Bir şekilde derinlerde bir isteksizlik hissediyordum非常に深い生理的なもので ある意味遺伝子的にできて当然の
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.Cerita yang bagus, sangat bisa dimengerti mengapa tidak ada yang mau merevisinya.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.C'est une belle histoire, et il est facile de comprendre pourquoi ils hésiteraient s'ils devaient la réviser.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.Det är ju en bra berättelse. och man förstår ju varför de är motvilliga att ändra på den.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.Det er en fantastisk fortælling, og det er forståeligt hvorfor de vil være tøvende med at revidere det.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.Đó là câu chuyên tuyệt vời và có thể hiểu được vì sao họ bất đắc dĩ kể lại nó
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.E o poveste grozavă, şi e de înţeles de ce americanii sunt reticenţi în privinţa revizuirii ei.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.Es ist eine großartige Geschichte und es ist verständlich warum sie sich sträuben würden sie zu überarbeiten.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.Es una historia sensacional, y es entendible porqué serían reacios a modificarla.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.É uma excelente história, e é compreensível porque é que eles são relutantes em revê-la.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.E' una bella storia, ed è comprensibile che si possa essere riluttanti a modificarla.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.Het is een geweldig verhaal, en het is begrijpelijk dat ze niet geneigd zijn om het te herzien.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.Je to skvelý príbeh, a je pochopiteľné, prečo by váhali s jeho úpravou.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.Je to skvělý příběh. A je pochopitelné, proč se nám nechce jej kritizovat.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.놀라운 이야기입니다, 왜 그들이 이것을 개정하는데 어색했는지 이해할 수 있습니다.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.Nagyon jó story, és érthető, hogy nem nagyon szeretnék átírni.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.Se on hieno tarina, ja ymmärrettävästi sen muuttaminen on hankalaa monille.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.To świetna opowieść, więc nic dziwnego, że jesteśmy tacy niechętni aby ją zrewidować.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.Είναι εξαιρετική ιστορία και είναι κατανοητό γιατί δεν είναι διατεθειμένοι να την επανεξετάσουν.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.Това е чудесна история и е разбираемо защо те не желаят да я променят.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.Це чудова історія, тому цілком зрозуміло, чому на неї не хочуть поглянути з іншого боку.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.Это замечательная история. Понятно, почему им бы не хотелось изменять ее.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.זה סיפור נהדר, ומובן למה הם יסתייגו משינוי שלו.
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.انه مفهوم رائع لذا من المنطقي جدا رفض الاباء التخلي عن هذا الحق
Bu güzel bir hikayedir, ve gözden geçirmek için isteksiz olunmasını anlayabilirsiniz.信念を貫きたいのも 理解できます でも 注意深く見てみると
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.A primeira destas armadilhas é a relutância em admitir complexidade.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Az első ilyen csapda az, hogy nem akarjuk elismerni a dolog komplexitását.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Cái bẫy đầu tiên là sự miễn cưỡng chấp nhận sự phức tạp.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.De eerste valkuil is de aarzeling om complexiteit toe te geven.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Den första av dessa fällor är oviljan att erkänna komplexitet.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Den første af disse fælder er en modvilje mod at indrømme, at det er indviklet.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Die erste dieser Fallen ist ein Widerstreben, Komplexität zuzugeben.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Ensimmäinen näistä ansoista on vastahakoisuus myöntää monimutkaisuus.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Jebakan pertama adalah keengganan untuk mengakui kerumitan.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.첫번째 함정은 복잡함을 복잡함이라고 하기 꺼려하는 것입니다.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.La prima di queste trappole è la riluttanza ad ammettere la complessità.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.La primera de estas trampas es la reticencia en admitir su complejidad.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Le premier piège est le rejet de la complexité.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Pierwsza pułapka to opór przed uznaniem złożoności zjawiska.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Prima dintre aceste capcane e reticenţa de a admite complexitatea fericirii.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.První z těchto pastí je neochota připustit si komplexnost.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Prvou z týchto nástrah je neochota prijať komplexnosť.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Η πρώτη από αυτές τις παγίδες είναι η απροθυμία να παραδεχτούμε πως είναι ένα περίπλοκο θέμα.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Первая из этих ловушек -- это нежелание признать, насколько сложно это понятие.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Перша з цих пасток - це небажання визнати, яким складним є це поняття.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.Първият от тези капани е една неохота да се признае сложността.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.המלכודת הראשונה היא אי-הרצון להודות במורכבות.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.أول هذه الفخاخ هو التردد حول الإعتراف بالتعقيد.
Bu tuzakların ilki karmaşıklığı itiraf etme konusundaki isteksizliktir.複雑さを認めることへの抵抗感にあります 幸福という言葉は もはや役立つ言葉ではない-
Donuyorum" dedim. Adam isteksizce bizi içeri aldı, yere oturduk.Donc, le gars nous a laissé entrer à contrecœur et nous nous sommes assis sur le sol.
Eğer öğretmeyi beceremiyorsan ya da isteksizsen, benim okulumda, benim çocuklarıma öğretmenlik yapamazsın.För om du inte kan eller vill undervisa då får du inte vara på min skola med mina elever.
Eğer öğretmeyi beceremiyorsan ya da isteksizsen, benim okulumda, benim çocuklarıma öğretmenlik yapamazsın.Jestliže nechceš nebo neumíš učit, nemáš na mojí škole, s mými dětmi, co dělat.
Eğer öğretmeyi beceremiyorsan ya da isteksizsen, benim okulumda, benim çocuklarıma öğretmenlik yapamazsın.가르칠 수 없다구요? 가르치기가 싫다구요? 학교와 학생들과 있으실 필요가 없네요.
Eğer öğretmeyi beceremiyorsan ya da isteksizsen, benim okulumda, benim çocuklarıma öğretmenlik yapamazsın.Не можете учить, не хотите учить? Тогда вам нечего делать в моей школе с моими детьми.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod