Ana içeriğe geç
Sözlük

istekli ile cümle

istekli kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Senin için yalan söylemeye istekli olacağım.I'd be willing to lie for you.
Tom katılmak için istekli.Tom is eager to participate.
Tom'un yapmamı istediği şeyi yapmaya istekli değildim.I wasn't willing to do what Tom asked me to do.
Tom muhtemelen hâlâ bunu yapmaya istekli olacak.Tom will probably still be willing to do that.
Tom, bunu kendisi için yapmaya istekli olup olmadığımı sordu.Tom asked if I was willing to do that for him.
Tom'un yapmamı istediği şeyi yapmaya istekli değilim.I'm not willing to do what Tom asked me to do.
Tom, bunu yapmaya çok istekli olduğunu söyledi.Tom said that he was very willing to do that.
Tom gerçekten bunu yapmak için istekli olduğunu söyledi.Tom said that he was really eager to do that.
Böyle yüksek bir bedeli ödemeye istekli değildim.I wasn't willing to pay such a high price.
Tom başlamak için istekliydi.Tom was eager to get started.
Tom bana bu konuda istekli olmadığını söyledi.Tom told me he's unenthusiastic about that.
Tom benim için bunu yapmaya istekli olmayacağını söyledi.Tom said that he wouldn't be willing to do that for me.
Tom bu riski almaya istekli olduğunu söyledi.Tom said that he was willing to take that risk.
Tom yardıma istekli değildi ama Mary istekliydi.Tom wasn't cooperative, but Mary was.
Tom'un onu yapmak için bu kadar istekli olacağını düşünmemiştim.I didn't think Tom would be so motivated to do that.
Tom 300 dolara kadar ödeme yapmaya isteklidir.Tom is willing to pay up to $300.
Tom bana Mary'nin onu yapmaya istekli olacağını söyledi.Tom told me that Mary would be motivated to do that.
Tom'un bunu yapmak için istekli olmadığından şüpheliyim.I suspect Tom isn't eager to do that.
Bana yardım etmedikçe bunu yapmaya istekli değilim.I'm not willing to do that unless you help me.
Bunu tekrar yapmayı denemeye istekli değilim.I'm not willing to try doing that again.
Birisinin bana yardımcı olmaya istekli olacağından emin değilim.I'm not sure anybody would be willing to help me.
Kimsenin bana yardım etmeye istekli olacağından emin değilim.I'm not sure that anybody would be willing to help me.
Birinin bana yardım etmeye istekli olduğundan emin değilim.I'm not sure that anyone would be willing to help me.
Sami onu yapmaya istekliydi.Sami was willing to do that.
Onu artık yapmaya istekli değilim.I'm not willing to do that anymore.
Bunu tekrar yapmaya çalışmaya istekliyim.I'm willing to try doing that again.
Tom müzakere etmeye istekli görünüyor.Tom seems to be willing to negotiate.
Onu senin için yapmaya çok istekliyim.I'm very willing to do that for you.
Tom onu yapmaya istekliydi ama Mary değildi.Tom was willing to do that, but Mary wasn't.
Yardım etmeye istekli değildim.I wasn't willing to help.
Onu yapmak için istekli değildim.I wasn't eager to do that.
Ben yardım etmeye istekli değilim.I'm not willing to help.
Ben yardım etmek için istekli değilim.I'm not willing to help.
Bunu Tom için yapmaya istekli değilim.I'm not willing to do that for Tom.
Tom'la Boston'a gitmeye istekliyim.I'm willing to go to Boston with Tom.
Bunu yapmak için çok istekliyim.I'm quite willing to do that.
Tom'un ev ödevimde bana yardım etmeye istekli olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if Tom would be willing to help me with my homework.
Tom bunu yapmak için istekli mi?Is Tom eager to do that?
Bence Tom bizimle gitmeye istekli olacaktı.I think that Tom would be willing to go with us.
Tom sana yardım etmeye istekli.Tom is willing to help you.
Tom gitmeye istekli, değil mi?Tom is willing to go, isn't he?
O kediye bakmak için istekliydi.He was willing to care for that cat.
Bu kadar istekli olma.Don't be so eager.
Yeni bir araba almaya çok istekli.He is eager to buy a new car.
Bu arada Yunanlar, tarihi vatanlarını fethetmeye istekliydi.The Greeks, meanwhile, were eager to conquer their historical homeland.
Türkiye, uzay teknolojisi alanında Hindistan ile işbirliğini genişletmeye isteklidir.Turkey is keen to expand cooperation in space technology with India.
Seattle’da bir çift albümü olmasına karşın, yayınlamak için istekli olmadı.Despite having recorded a double album in Seattle, she is not willing to release it.
Mucianus ve Suriye lejyonları onu desteklemeye istekliydiler.Mucianus and the Syrian legions were eager to support him.
Sovyetler Birliği Çekoslovakya'ya yardım etmeye istekli olduğunu duyurdu.The Soviet Union announced its willingness to come to Czechoslovakia's assistance.
Desmond oraya gitmek için çok isteklidir fakat Charlie sabahı beklemelerini önerir.Desmond is eager to follow, but Charlie suggests they wait until morning.
Otto, kendisini Innocentius'in yapacağı taleplere karşı bağış vermeyi istekli buluyordu.Otto himself also seemed willing to grant any demands that Innocent would make.
O başkalarına yardım etmek için istekli nazik bir kişiliğe sahiptir.She is a kindly person who is eager to help others.
Varsken'in intikamını almak için istekli 1.Peroz, General Shapur Mihran'ı Iberia'ya gönderdi.Peroz I, eager to avenge Varsken, sent his general Shapur Mihran to Iberia.
Başlamak için fazla istekliyim."So I'm very eager to start that."
Muhalefet uzlaşmaya istekli değildi.The opposition was not willing to compromise.
Ankette uzaya tek yönlü olarak yola çıkmaya kaç kişinin istekli olduğunu sordu.He asked how many would be willing to go on a one-way mission into space.
Her konuda çok istekli olan Manuel bildiği çok az İngilizceden gurur duyar.He is relentlessly enthusiastic and is proud of what little English he knows.
Maraş Ermenileri savaş için istekli ve hazırlar.’’"Freed Albanians Ready to Fight".
Bizanslılar düşmanlığın kesilmesi konusunda istekliydiler, kabul ettiler.The Byzantines, eager to cease hostilities, agreed.
Piromani, birçok kez istekli ve kasıtlı olarak yangın çıkarma eylemi.Pyromania is characterized by impulsive and repetitive urges to deliberately start fires.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
istekli ile cümle - Sayfa 7 - istekli kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App