Belki Tom yardım etmek için istekli olurdu.Maybe Tom would be willing to help.
Onlar en son haberi duymak için istekliydi.They were agog to hear the latest news.
Tom yardım etmeye istekli görünüyordu.Tom seemed willing to help.
Tom yardım etmek için her zaman istekli.Tom was always willing to help.
Tom'u ziyaret etmek için istekliydim.I was eager to visit Tom.
Tom bunu yapmaya istekli olacağını söyledi.Tom said he'd be willing to do this.
Tom bunu yapmaya istekli olduğunu söyledi.Tom said he's willing to do this.
Tom bize biraz ödünç para vermeye istekli olacağını söylüyor.Tom says he'd be willing to loan us some money.
Tom onu bizim için yapmaya istekli olduğunu söylüyor.Tom says he's willing to do that for us.
Tom bir şey denemek için istekli olduğunu söylüyor.Tom says he's willing to try anything.
Onu görme hakkında hepiniz isteklisiniz.You’re all fired up about seeing him, I can tell.
Tom Mary ile konuşmak için istekli.Tom is eager to talk to Mary.
Tom yeni bir şey denemek için istekli olacağını söyledi.Tom said he'd be willing to try something new.
Yeni şeyleri denemeye istekliyim.I'm willing to try new things.
Ben yeni bir şey denemek için istekli olurdum.I'd be willing to try something new.
Garajı temizlememe yardım etmek için istekli misin?Are you willing to help me clean the garage?
Tom, Mary'ye yardım etmeye isteklidir.Tom is eager to help Mary out.
Tom Mary'ye yardım etmeye istekli.Tom is eager to help Mary out.
Tom her zaman yardım etmek için istekli.Tom is always willing to help.
Biz görüşmek için istekliyiz.We're willing to negotiate.
Yeni şeyleri denemek için istekliyiz.We're willing to try new things.
Tom eve gitmek için istekliydi.Tom was eager to go home.
Biz risk almaya istekliydik.We were willing to take the risk.
Tom başarılı olmak için istekli.Tom is eager to succeed.
Gerçekten evimi boyamama yardım etmek için istekli misin?Are you really willing to help me paint my house?
Tom oraya gitmek için istekli.Tom is eager to go there.
Biz beklemek için istekli ve mutluyuz.We're willing and happy to wait.
Öğrenmeye istekli misin?Are you willing to learn?
Tom konuşmaya istekli.Tom is willing to talk.
Tom çok istekli.Tom is an eager beaver.
Tom onu yapmak için istekli olduğunu söyledi.Tom said he was eager to do that.
Tom'un bize yardım etmek için istekli olacağını düşünüyor musun?Do you think Tom would be willing to help us?
Tom'un bana yardım etmeye istekli olacağına inanamıyorum.I can't believe Tom would be willing to help me.
Tom'un bizim için dans etmeye istekli olacağını düşünüyor musun?Do you think Tom would be willing to dance for us?
Beklemeye istekliyim.I'm willing to wait.
Onu yapmaya istekliyim.I'm willing to do that.
Leyla para için dans etmeye istekli olduğunu açıkça belirtti.Layla made it clear that she was willing to dance for money.
Bunu nereye kadar götürmeye isteklisin?How far are you willing to take this?
Pazartesi günü bana yardım etmeye istekli misin?Would you be willing to help me on Monday?
Onu senin için yapmaya istekliyim.I'm willing to do that for you.
Onu ne kadara satmaya istekli olurdun?How much would you be willing to sell that for?
Sence Tom bizim için şarkı söylemekte istekli olur mu?Do you think Tom would be willing to sing for us?
Ne kadar para ödemeye istekliler?How much are they willing to pay?
Sorgulama sırasında, Fadıl herhangi bir soruyu cevaplamaya hazır ve istekli görünüyordu.During the interrogation, Fadil appeared to be ready and willing to answer any question.
Fadıl konuşmaya istekli değil.Fadil is not willing to talk.
Fadıl her zaman yardımcı olmaya isteklidir.Fadil is always willing to help.
Tom, Mary'nin onun yapmasını istediği her şeyi yapmaya istekli olacağını söyledi.Tom said he'd be willing to do anything Mary asks him to do.
Tom bunu yapmak için istekli olmadığını belirtti.Tom made it clear that he wasn't willing to do that.
Tom onu sizin için yapmaya istekli olabilir.Tom might be willing to do that for you.
Tom onu yapmaya istekli olacağını söyledi.Tom said he'd be willing to do that.
Tom onu yapmak için istekli olmayabilir.Tom might not be willing to do that.
Tom bunu yapmak için istekli olabilir.Tom might be willing to do that.
Tom onu yapmak için istekli değildi.Tom wasn't willing to do that.
Bu hafta cumartesi ve pazar günleri çalışmaya istekli misin?Are you willing to work on Saturday and Sunday this week?
Sen çok istekli görünmüyorsun.You don't seem very enthusiastic.
Ben yardım etmek için her zaman istekliyim.I'm always willing to help.
Uzlaşmaya istekliyim.I'm willing to compromise.
Bunu yapmak için istekli misin?Are you willing to do this?
Tom o kadar çok para harcamaya istekli değildi.Tom wasn't willing to spend that much money.
Tom o kadar para harcamaya istekli değildi.Tom wasn't willing to spend that much money.