Gerçekten bu kadar çok ödemeye istekli misin?Are you really willing to pay that much?
Tom bizimle gitmeye istekli, değil mi?Tom is willing to go with us, isn't he?
Tom yarın bize yardım etmek için istekli, değil mi?Tom is willing to help us tomorrow, isn't he?
Tom yardım etmeye istekli, değil mi?Tom is willing to help, isn't he?
Tom yurt dışına gitmeye istekli.Tom is eager to go abroad.
Tom istekli görünüyor.Tom seems eager.
Tom yardım etmeye istekli görünüyor.Tom seems to be willing to help.
Onun için ne kadar ödemeye isteklisin?How much are you willing to pay for it?
Tom ufak tefek işleri yapmak için istekli.Tom is willing to do odd jobs.
Tom Mary'yi ziyaret etmek için hastaneye gitmeye istekli.Tom is eager to go to the hospital to visit Mary.
Tom o riski almaya istekli olmadığını söylüyor.Tom says he's not willing to take that risk.
Tom kalede kalmaya hiç istekli değildi, onun perili olduğunu duymuştu.Tom wasn't at all keen to stay in the castle, which he'd heard was haunted.
Tom'a yardım etmeye istekli misin?Are you willing to help Tom?
Tom seninle gitmek için çok istekli.Tom is very eager to go with you.
Tom sizin yanınızda durmaya istekli.Tom is willing to stand by you.
Onlar gitmene izin vermek için istekli.They're willing to let you go.
Bunu yapmaya istekliydim ama yapmama gerek olmadığını söyledi.I was willing to do it, but Tom said I didn't need to.
Hazır ve istekliyim, Tom.I'm ready and willing, Tom.
Bunun hakkında gerçekten istekliyim.I'm really fired up about this.
Bir anlaşma yapmak için istekli misiniz?Are you willing to make a deal?
Tom'un benimle konuşmak için istekli olacağından emin değilim.I'm not sure Tom's going to be willing to talk to me.
Bana yardım etmek için istekli olacağın söylendi.I was told you'd be willing to help.
Tom yardım etmek için istekli olabilir.Tom might be willing to help.
Tom Mary'nin yardım etmek için muhtemelen istekli olacağını düşündü.Tom thought that Mary would probably be willing to help.
Tom'un bize yardım etmek için istekli olacağından eminim.I'm sure Tom will be willing to help us.
Tom bize yardım etmek için istekliydi.Tom was willing to help us.
Tom senin için bebek bakıcılığı yapmaya istekli olabilir.Tom might be willing to babysit for you.
Tom bana bugün okuldan sonra ona yardım etmeye istekli olup olmayacağımı sordu.Tom asked me if I'd be willing to help him after school today.
Tom biraz para bağışlamak için istekli olabilir.Tom might be willing to donate some money.
Tom bir denemeye istekliydi.Tom was willing to give it a try.
Tom denemeye istekliydi.Tom was willing to give it a try.
Tom'un onu bize yapması için istekli olacağını düşünüyor musun?Do you think Tom would be willing to do that for us?
Tom bizimle gitmek için özellikle istekli görünmüyordu.Tom didn't appear to be particularly eager to go with us.
Onu yapmak için istekli değiliz.We're unwilling to do that.
Tom bir şeyi bir kez denemeye istekli olacağını söyledi.Tom said he'd be willing to try anything once.
Tom bir şey denemeye istekliydi.Tom was willing to try anything.
Müvekkilim uzlaşma yapmak için istekli.My client is willing to make a deal.
Bize yardım etmeye istekli misin?Are you willing to help us?
Bana yardım etmeye istekli misin?Are you willing to help me?
Ona yardım etmeye istekli misin?Are you willing to help him?
Tom'la konuşmak için istekli olup olamayacağını merak ediyordum.I was wondering if you might be willing to talk to Tom.
Bana katılmaya istekli misin?Are you willing to join me?
Tom seni ücretsiz biri yapmaya istekli olduğunu söylüyor.Tom says that he's willing to make you one for free.
Tom Mary'nin yapmasını istediği şeyi yapmaya istekli değildi.Tom wasn't willing to do what Mary asked him to do.
Bunu yapmak için istekli olabilirim.I might be willing to do it.
Değişmeye istekli misin?Are you willing to change?
Benden ne yapmamı istediğinize bağlı olarak, yardımcı olmak için istekli olabilirim.I might be willing to help, depending on what you want me to do.
Bunu senin için yapmaya istekli olabilirim.I might be willing to do that for you.
Onu yapmaya gerçekten istekli misin?Are you really willing to do that?
Onu yapmak için istekli olabilirim.I might be willing to do that.
Yardım etmeye gerçekten istekli misin?Are you really willing to help?
O, kızlarını kurtarmak için her şeyi yapmaya istekliydi.She was willing to do anything to save her daughters.
Tom polisle işbirliği yapmak için daha fazla istekliydi.Tom was more than willing to cooperate with the police.
Tom garajımızı boyamamıza yardımcı olmak için istekli olduğunu söylüyor.Tom says that he's willing to help us paint our garage.
Tom yardım etmeye istekli olduğunu söylüyor.Tom says that he's willing to help.
Programı işlemek için en az bir yıl istekli olmalısın.You must be willing to commit to the program for at least a year.
Tom neredeyse her şeyi benim için yapmaya istekli olduğunu söylüyor.Tom says he's willing to do just about anything for me.
Tom bize yardım etmeye istekli.Tom's willing to help us.
O her zaman insanlarla tanışmak için çok istekliydi.He was always very eager to meet people.
Belki Tom onu yapmak için istekli olurdu.Maybe Tom would be willing to do that.