Benim bu işteki en iyi yapımcı olduğumu mu söyledin ona?Kau memberitahunya aku adalah sutradara terbaik di bisnis ini?
Benim bu işteki en iyi yapımcı olduğumu mu söyledin ona?¿Le dijiste que soy el mejor productor del negocio?
Benim bu işteki en iyi yapımcı olduğumu mu söyledin ona?Le hai detto tu che sono il miglior produttore che c'è in giro?
Benim bu işteki en iyi yapımcı olduğumu mu söyledin ona?Powiedzialaś jej, że jestem najlepszym producentem w showbiznesie?
Benim bu işteki en iyi yapımcı olduğumu mu söyledin ona?Te mondtad neki, hogy én vagyok a legjobb producer?
Benim bu işteki en iyi yapımcı olduğumu mu söyledin ona?Tu lui as dit que j'étais le meilleur producteur ?
Benim bu işteki en iyi yapımcı olduğumu mu söyledin ona?أخبرتها بأنا أفضل منتج في العمل؟
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.Ami, gondolom, nem a vágyaid.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.Cái mà, tôi tin -- không phải là các ước mong của bạn.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.Care, cred -- nu sunt dorinţele tale.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.Co, myslím si -- nejsou to vaše touhy.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.Čo, myslím si -- nie sú vaše túžby.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.Il che, io credo -- non sono i vostri desideri.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.이것은 당신의 소망이 아니라고 믿습니다.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.Não são os vossos desejos.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.Que, en mi opinión - no son tus deseos.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.Qui, je le crois - ce ne sont pas vos souhaits.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.Voor mij zijn dat niet je verlangens.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.Was, wie ich glaube, nicht deine Wünsche sind.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.Wierzę, że to nie są pragnienia.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.Το οποίο πιστεύω, δεν είναι οι επιθυμίες σας.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.И я думаю, это не ваши желания.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.Не мисля че това са желанията ви.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.Що, я вірю -- не те саме, що ваші бажання.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.שזה, אני מאמין - לא הרצונות שלכם.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.و الذى أعتقد .. أنه ليست رغباتك.
Benim düşüncem -- bunlar istekleriniz değil.これまでにゴールを達成して
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Ami lelankaszt, az az..." vagy "Akkor lombozol le, amikor..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Cái làm tôi mất hứng là..." và"Bạn làm tôi mất hứng khi...."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Ce mă opreşte e..." sau "Tu mă opreşti atunci când..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Ce qui stoppe mon désir..." et "Tu m'excites quand..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Co mě vytáčí..." a "Vytáčíš mě, když..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Det är avtändande när ...", "Du är avtändande när ..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Det, der tænder mig af er ..." og "Du tænder mig af, når ..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Lo que me apaga es..." y "Me apagas el deseo cuando..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Minulta lähtee halut, kun..." tai "Sinä viet minulta halut, kun..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Odstręcza mnie, kiedy..." lub "Zniechęcasz mnie, kiedy..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Ohladim se, ko ..." in "Moje vzburjenje ugasneš, ko ..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""O que me faz perder o desejo é..." e: " Fazes-me perder o desejo quando..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Quello che mi spegne è ..." e "Mi spegni quando ..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Was mich abturnt ist..." und "Du turnst mich ab, wenn..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Wat ik niet opwindend vind, is..." en "Ik knap af op jou als..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Αυτό που με ξενερώνει είναι..." και το "Με ξενερώνεις όταν..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Вот из-за чего я потерял интерес..." и "Ты отбил у меня интерес, когда...".
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Това, което ме изгасва е ..." и "Изгасваш ме когато ..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin...""Що мене відштовхує, це.." і "Ти мене відштовхуєш, коли..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin..."מאשר "מה שמכבה אותי זה..." ו"אתה מכבה אותי כש..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin..."" ما يغلقني هو ..." و " أنت تغلقني عندما ..."
"Beni tahrik eden şey ne..." ve "Ne olduğun da beni isteksizleştirirsin..."こんな答えが返ってきます 「自分がその気になれない時とは
Beni tanıyanlarınız, uzayı keşfetmek konusunda ne kadar istekli olduğumu bilirler.Akik ismernek, azok tudják rólam, hogy a szenvedélyem megnyitni az űr határát.
Beni tanıyanlarınız, uzayı keşfetmek konusunda ne kadar istekli olduğumu bilirler.Als je me kent weet je van mijn passie voor het doorbreken van barrières naar de ruimte.
Beni tanıyanlarınız, uzayı keşfetmek konusunda ne kadar istekli olduğumu bilirler.Bagi Anda yang kenal saya tahu seberapa besar kegigihan saya untuk membuka batas luar angkasa.
Beni tanıyanlarınız, uzayı keşfetmek konusunda ne kadar istekli olduğumu bilirler.Cei care mǎ cunoaşteţi ştiţi cât de pasionat sunt de deschiderea frontierei spaţiului
Beni tanıyanlarınız, uzayı keşfetmek konusunda ne kadar istekli olduğumu bilirler.Ceux qui me connaissent savent comme je suis passionné par le recul des frontières de l'espace.
Beni tanıyanlarınız, uzayı keşfetmek konusunda ne kadar istekli olduğumu bilirler.Chi mi conosce sa quanto considero importante rendere possibili i viaggi nello spazio.
Beni tanıyanlarınız, uzayı keşfetmek konusunda ne kadar istekli olduğumu bilirler.Ci, którzy mnie znają, wiedzą, że moją wielką pasją jest poszerzanie granic kosmosu.
Beni tanıyanlarınız, uzayı keşfetmek konusunda ne kadar istekli olduğumu bilirler.De av er som känner mig vet hur passionerad jag är angående att öppna rymdens gränser.
Beni tanıyanlarınız, uzayı keşfetmek konusunda ne kadar istekli olduğumu bilirler.여러분들중 저를 아시는 분들께서는 제가 우주의 미개척의 영역을 열어가는것에대해 얼마나 열정적인지 아시죠.
Beni tanıyanlarınız, uzayı keşfetmek konusunda ne kadar istekli olduğumu bilirler.Los que me conocen saben cuán apasionado soy por abrir la frontera espacial.
Beni tanıyanlarınız, uzayı keşfetmek konusunda ne kadar istekli olduğumu bilirler.Những người biết tôi cũng biết tôi đam mê mở một trạm phóng không gian như thế nào.