Ana içeriğe geç
Sözlük

istek ile cümle

istek kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,(77:30) Но еще не прошла прихоть их, еще пища была в устах их,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,A gdy jeszcze nie wypełnili żądości swej, gdy jeszcze pokarm był w ustach ich:
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,Ale ešte sa neboli utiahli od ukájania svojej žiadosti, a kým ešte bol ich pokrm v ich ústach,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,Chúng nó chưa xây khỏi điều mình ước ao, Vật thực hãy còn trong miệng chúng nó,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,Chúng_nó chưa xây khỏi điều mình ước_ao , Vật thực hãy còn trong miệng chúng_nó ,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,Dar n'apucaseră să-şi stîmpere bine pofta, mîncarea le era încă în gură,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,Da sie nun ihre Lust gebüßt hatten und noch davon aßen,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,De hadde ennu ikke latt fare det de lystet efter, ennu var deres mat i deres munn,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,Eivät olleet he vielä himoansa tyydyttäneet, ja ruoka oli vielä heidän suussaan,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,Ils n`avaient pas satisfait leur désir, Ils avaient encore leur nourriture dans la bouche,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,Ještě nevyplnili žádosti své, ještě pokrm byl v ústech jejich,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,저희가 그 욕심에서 떠나지 아니하고 저희 식물이 아직 그 입에 있을 때에
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,La loro avidità non era ancora saziata, avevano ancora il cibo in bocca
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,Még fel sem hagytak a kivánságukkal; az étel még a szájukban vala:
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,Men ännu hade de icke stillat sin lystnad, ännu var maten i deras mun,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,Men før deres Attrå var stillet, mens Maden var i deres Mund,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,Não refrearam a sua cobiça. Ainda lhes estava a comida na boca,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,Pero cuando no habían colmado su apetito, estando la comida aún en sus bocas
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,Še se niso iznebili poželenja svojega, še jim je bila jed v ustih,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,Tapi nafsu mereka belum juga terpuaskan; jadi sementara mereka masih makan
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,Terwijl zij hun mond nog niet leeg hadden, werden zij alweer opstandig tegen God.
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,δεν ειχον χωρισθη απο της επιθυμιας αυτων, ετι ητο εν τω στοματι αυτων βρωσις αυτων,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,А докато още не бяха се отказали от лакомството си, И ястието им бе в устата им,
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,לא זרו מתאותם עוד אכלם בפיהם׃
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,‎لم يزوغوا عن شهوتهم طعامهم بعد في افواههم
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,他 們 貪 而 無 厭 、 食 物 還 在 他 們 口 中 的 時 候
Ancak onlar isteklerine doymadan, Daha ağızları doluyken,他 們貪 而 無厭 、 食物 還 在 他 們 口中 的 時候
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Dia berhenti tiba-tiba dan menatap penuh rasa ingin tahu wajah bersemangat nya.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.El a oprit brusc şi se uită curios la fata ei dornici.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Ele parou de repente e olhou curiosamente para o rosto ansioso.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Er blieb plötzlich stehen und schaute neugierig auf ihr eifriges Gesicht.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Hän pysähtyi äkkiä ja katsoi uteliaasti häntä innokkaita kasvoja.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Han stannade plötsligt och tittade nyfiket på hennes ivriga ansikte.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Han stoppede pludselig og kiggede nysgerrigt på hendes ivrige ansigt.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Hij stopte plotseling en keek nieuwsgierig naar haar gretig gezicht.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Il s'arrêta soudain et regarda curieusement son visage enthousiaste.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.그는 갑자기 정지와 그녀의 열망 얼굴 호기심 보았다.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Najednou se zastavil a podíval se zvědavě na její dychtivé tváře.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Nenadoma se je ustavil in pogledal radovedno na njeno željan obraz.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Ő hirtelen megállt, és kíváncsian nézett rá lelkes arcát.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Ông dừng lại đột ngột và nhìn tò mò vào khuôn mặt háo hức của mình.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Se detuvo de pronto y miró con curiosidad a su rostro ansioso.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Si fermò improvvisamente e guardò con curiosità il suo viso ansioso.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Zatrzymał się nagle i spojrzał ciekawie na nią chętny twarzy.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Zrazu sa zastavil a pozrel sa zvedavo na jej dychtivé tváre.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Σταμάτησε ξαφνικά και κοίταξε περίεργα στο πρόθυμοι πρόσωπό της.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Він раптово зупинився і з цікавістю подивився на неї жваве обличчя.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Он внезапно остановился и с любопытством посмотрел на нее оживленное лицо.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.Той спря внезапно и погледна с любопитство нетърпеливи си лице.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.הוא עצר לפתע והביט בסקרנות בפניו משתוקק לה.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı.توقفت فجأة ونظرت في وجهها الغريب متحمسين.
Aniden durdu ve onu istekli yüzüne merakla baktı."なぜ、THA"バラについてあまり注意は"などは、突然のすべて?ない"と彼は要求した。
Arkadaşlarım bir istek istedi... Beni aramak için emin olun!Мои друзья просят. <i> Позвони мне.
Arkadaşlarım bir istek istedi...I miei amici me lhanno richiesto...
Arkadaşlarım bir istek istedi...Moi przyjaciele złożyli zamówienie...
Arkadaşlarım bir istek istedi...Prietenii mei au cerut....
Artık problemlere karşı isteksiz değiliz, çünkü problemin ne olduğunu yeniden tanımladık.אנחנו כבר לא סולדים מבעיות מילוליות מפני שהגדרנו מחדש מהי בעיה מילולית.
Artık problemlere karşı isteksiz değiliz, çünkü problemin ne olduğunu yeniden tanımladık.Ils ne sont plus rétifs aux problèmes avec variables, car nous avons redéfini le problème.
Artık problemlere karşı isteksiz değiliz, çünkü problemin ne olduğunu yeniden tanımladık.Já não são avessos aos problemas em texto corrido, porque redefinimos o que é um problema em texto corrido.
Artık problemlere karşı isteksiz değiliz, çünkü problemin ne olduğunu yeniden tanımladık.Kita tidak lagi menghindari soal-soal cerita, karena kita telah medefinisikan ulang apa soal cerita itu.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
istek ile cümle - Sayfa 35 - istek kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App