Ben de Guiness'e şu cümleyi vererek, rekor kırmak ve adımı ölümsüzleştirmek istedim :이건 세상에서 가장 긴 문장이 아니라는 사실. 그리고 나는 즉시 기네스에 오르고 싶은 유혹을 받았습니다.
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.אז ביקשתי מאנשים שיישלחו לי את שמות המשתמש והסיסמאות שלהם.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.A já jsem chtěl vidět, jak bude oblékání se biblicky ovlivňovat mou mysl.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Am vrut să văd cum îmbrăcându-mă biblic îmi va afecta gândirea.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Chciałem zobaczyć jak biblijny ubiór wpłynie na mój umysł.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Halusin nähdä, kuinka raamatullinen pukeutuminen vaikuttaisi mieleeni.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Ich wollte herausfinden, wie mich biblisch zu kleiden meinen Geist verändern würde.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Jag ville se hur mitt sinne påverkades om jag klädde mig bibliskt.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Je voulais savoir comment le fait de m'habiller d'une façon biblique m'affectait.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Kíváncsi voltam, hogy a bibliai öltözet hogyan hat a gondolkodásomra.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.저는 이렇게 갖춰 입는 것이 제 마음에 어떤 영향을 끼치는지 알고 싶었죠.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Quis ver como é que estar vestido biblicamente afetava a minha mente.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Saya ingin melihat bagaimana dengan berpakaian menurut Kitab Suci itu mempengaruhi pikiran saya
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Tôi muốn xem bộ đồ kiểu kinh thánh ảnh hưởng đến suy nghĩ của tôi như thế nào.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Volevo vedere come il vestirmi secondo la Bibbia influenzasse la mia mente.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Zanimalo me je, kakšen vpliv imajo biblična oblačila na moje mišljenje.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Ήθελα να δω πώς το βιβλικό ντύσιμο θα επηρέαζε το μυαλό μου.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Исках да видя, как носенето на библейски дрехи въздейства на моето съзнание.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.Я хотел понять, как такая одежда воздействует на мой разум.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.רציתי לראות איך שאני מתלבש באופן תנ"כי ישפיע על הדעות שלי.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.اردت ان ارى كيف ان ارتداء ثيابي وفق الكتاب المقدس قد اثر علي فكري.
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.一人の男性が近づいてきて言いました
Ben de Incil'e gore giyinmenin zihnimi ne kadar etkiledigini gormek istedim.我想知道依一身聖經嘅衣著可以點樣改變我嘅思想。
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.30分で30ほど集まったので
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.Alors j'ai demandé aux gens de m'envoyer leurs noms d'utilisateur et leurs mots de passe.
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.Also habe ich Leute gebeten, mir ihre Benutzernamen und Passwörter zu schicken.
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.Așa că am cerut oamenilor să îmi trimită numele de utilizator și parolele lor.
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.Así que pedí que me enviaran nombres de usuario y contraseñas.
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.Ik vroeg mensen dus me hun gebruikersnaam en paswoord te sturen.
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.Jadi saya meminta dikirimi nama akun dan kata sandi orang-orang.
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.사람들에게 페이스북 사용자명과 비밀번호를 보내달라고 했어요.
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.Poprosiłem ludzi, aby przesłali mi ich dane.
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.Por isso pedi às pessoas que me enviassem os usernames e as passwords.
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.Quindi ho chiesto alla gente di mandarmi la loro username e la loro password.
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.Så jeg spurgte efter at få tilsendt nogle menneskers brugernavne og kodeord.
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.Szóval elkértem emberek felhasználónevét és jelszavát.
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.Tako sem prosil ljudi, da mi pošljejo svoja uporabniška imena in gesla.
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.Vyhlásil jsem, ať mi lidé pošlou své jméno a heslo.
Ben de insanların kullanıcı adlarını ve şifrelerini bana yollamalarını istedim.Έτσι ζήτησα από ανθρώπους να μου στείλουν τα ονομάτα χρήσης και τους κωδικούς τους.
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Aşadar am cerut laboratorului nostru să facă ceva în această privinţă, şi au spus, "Ei bine, putem face ceva."
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Así que le pedí a nuestro laboratorio que haga algo al respecto y dijeron: "Bueno, podemos hacer algo".
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Deshalb habe ich unser Labor gebeten, dieses Problem zu lösen und sie sagten: "Ja, da können wir was machen."
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Így megkértem a laborunkat, hogy segítsenek, és azt válaszolták: "Kitalálunk valamit".
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Ik vroeg ons lab of ze er iets mee konden doen, en ze zeiden: "We kunnen wel wat doen."
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Joten pyysin laboratoriotamme tekemään jotain, ja he sanoivat: "No, voimme tehdä jotain."
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "저는 우리 연구실에 도움을 구했고, 연구실은 해결책을 내놓았습니다.
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Poprosiłem więc nasze laboratorium o zrobienie z tym czegoś i powiedzieli, "Dobrze, możemy coś zrobić."
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Požádal jsem proto naši laboratoř, aby mi pomohli, a oni řekli: "Pokusíme se."
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Quindi ho chiesto al nostro laboratorio di fare qualcosa al riguardo, e hanno detto:
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Tak som požiadal naše laboratórium, aby s tým niečo spravili a povedali: "Nuž, niečo s tým spravíme."
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Vì thế tôi cầu cứu phòng thí nghiệm, và họ nói họ có thể làm cái gì đó.
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Ζήτησα λοιπόν από το εργαστήριό μας να κάνει κάτι και είπαν ότι κάτι θα μπορέσουν να κάνουν.
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Затова помолих нашата лаборатория да направи нещо по въпроса, и те казаха: "Ние може да направим нещо."
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Поэтому я попросил нашу лабораторию помочь с этим, и они сказали "Ну, мы можем кое-что сделать".
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "Тому я попросив нашу лабораторію допомогти з цим, і вони погодились.
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "ולכן ביקשתי מהמעבדה שלנו לעשות משהו בנדון, והם אמרו, "ובכן, אנו יכולים לעשות משהו".
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "فطلبت من مختبرنا أن يفعل شيئا حيال ذلك ، وقالوا : "حسنا ، يمكننا أن نفعل شيئا".
Bende labaratuarımızdan bununla ilgili birşey yapmalarını istedim, ve dediler ki, " Birşeyler yapabiliriz. "「まぁ なんかやってみるよ」 彼らは このアムステルダムTEDx用に
Benden diyet hapı almanı istedim mi?Anh đã bao giờ kêu em mua thuốc giảm cân của anh chưa hử?
Benden diyet hapı almanı istedim mi?Apa aku memintamu untuk membelikan pil diet untukku?