Mezuniyet sınıfları hangi evrelerde olduklarını göstermek istedilerStudenţii majori doreau un mod de determinare în ce fază sunt.
Mezuniyet sınıfları hangi evrelerde olduklarını göstermek istedilerΑπόφοιτοι φοιτητές ήθελαν να βρούν ένα τρόπο για να μπορούν να διακρίνουν σε ποιο στάδιο βρίσκονταν.
Mezuniyet sınıfları hangi evrelerde olduklarını göstermek istedilerСтудентите искали начин да се преценява в кой стадий са.
Mezuniyet sınıfları hangi evrelerde olduklarını göstermek istedilerСтуденты хотели получить индикатор, который бы подсказал им, на каком этапе клетка находится.
Mezuniyet sınıfları hangi evrelerde olduklarını göstermek istedilerהבוגרים רצו דרך לדעת באיזה שלב הם נמצאים.
Mezuniyet sınıfları hangi evrelerde olduklarını göstermek istedilerطلاب الدراسات العليا أرادوا أن يعلنوا فى أى مرحلة وقفوا عندها .
Mezuniyet sınıfları hangi evrelerde olduklarını göstermek istediler細胞に手を加えて
Milo: Buraya neden taşınmak istediler ki?마일로 : 부모님들은 도대체 왜 이곳으로 오신거지?
Milo: Buraya neden taşınmak istediler ki?מיילו: למה הם רצו לבוא לפה בכלל?
Milo: Buraya neden taşınmak istediler ki?مايلو: لماذا قرروا الانتقال الى هنا
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.Ajunşi lîngă Misia, se pregăteau să intre în Bitinia; dar Duhul lui Isus nu le -a dat voie.
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.Als sie aber kamen an Mysien, versuchten sie, durch Bithynien zu reisen; und der Geist ließ es ihnen nicht zu.
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.Da de nu kom hen imod Mysien, forsøgte de at drage til Bithynien; og Jesu Ånd tilstedte dem det ikke.
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.e tendo chegado diante da Mísia, tentavam ir para Bitínia, mas o Espírito de Jesus não lho permitiu.
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.in ko so prišli proti Miziji, so poskušali iti v Bitinijo: ali Duh Jezusov jim ni pustil.
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.무시아 앞에 이르러 비두니아로 가고자 애쓰되 예수의 영이 허락지 아니하시는지라
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.Misia felé menvén, igyekeznek vala Bithiniába jutni; de nem ereszté õket a Lélek.
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.og da de var kommet bortimot Mysia, prøvde de på å fare til Bitynia, men Jesu Ånd gav dem ikke lov;
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.Přišedše do Myzie, pokoušeli se jíti do Bitynie. Ale nedal jim Duch Ježíšův.
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.prišli k Mýzii a pokúšali sa ísť do Bitýnie, ale im nedal Duch Ježišov.
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.Przyszedłszy do Mizyi, kusili się iść do Bitynii, ale im Duch Jezusowy nie dopuścił.
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.Raggiunta la Misia, si dirigevano verso la Bitinia, ma lo Spirito di Gesù non lo permise loro
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.Toen ze in Mysië kwamen, wilden zij doorreizen naar Bithynië, maar de Geest van Jezus hield hen tegen.
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.Tới gần xứ My-ri rồi, hai người sắm sửa vào xứ Bi-thi-ni; nhưng Thánh Linh của Ðức Chúa Jêsus không cho phép,
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.ηλθον κατα την Μυσιαν και εδοκιμαζον να υπαγωσι προς την Βιθυνιαν πλην δεν αφηκεν αυτους το Πνευμα.
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.Дойдя до Мисии, предпринимали идти в Вифинию; но Дух не допустил их.
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.и като дойдоха срещу Мизия, опитаха се да отидат във Витиния, но Исусовия Дух не им допусна.
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.Прийшовши ж в Мисию, поривались ійти в Витинию, і не пустив їх Дух.
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.וכבאם אל מוסיא הואילו ללכת אל ביתוניא ולא הניח להם הרוח׃
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.فلما أتوا الى ميسيا حاولوا ان يذهبوا الى بيثينية فلم يدعهم الروح.
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.到 了 每 西 亞 的 邊 界 、 他 們 想 要 往 庇 推 尼 去 、 耶 穌 的 靈 卻 不 許
Misya sınırına geldiklerinde Bitinya bölgesine geçmek istediler. Ama İsanın Ruhu onlara izin vermedi.到了 每 西 亞 的 邊界 、 他 們 想要 往庇 推 尼去 、 耶穌 的 靈卻不許
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler.그들은 "99퍼센트"라고 대답하고 싶어했습니다.
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."Ako veľmi ste si istí?" Chceli odpovedať, že na "99 percent".
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."A quel point en êtes vous sûr ?" Ils voulaient répondre "99 %."
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."Bạn chắc chắn bao nhiêu phần trăm?" Họ muốn trả lời "99%."
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."Berapa persen Anda yakin?" Mereka ingin menjawab "99 persen."
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."Cat de siguri sunteti?" Ei vroiau sa raspunda "99 la suta."
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."¿Cuán seguros están?" La respuesta debía ser "en un 99 por ciento".
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."Hoe zeker ben je?" Ze wilden zeggen "99 procent".
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."Hur säkra är ni?". De ville svara "99%."
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."Jakou máte jistotu?" chtěli vědci odpovědět "devadesát devět procent".
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."Kako gotovi ste o tem?" želeli so odgovoriti "99 odstotno."
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."Miten varmoja olette?" He halusivat vastata: "99 prosenttia."
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."Na ile jesteście pewni?" Chcieli odpowiedzieć:
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."Quanto ne siete certi?" La risposta doveva essere "al 99%".
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."Têm a certeza?" Eles queriam que a resposta fosse "99%".
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."Wie sicher ist das?" mit "99 Prozent" antworten.
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."Πόσο σίγουροι είστε;" Ήθελαν να απαντήσουν : "99 τις εκατό".
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."До каква степен сте убедени в това?" Учените поискали да отговорят, че на 99%.
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."Наскільки ви в цьому впевнені?" Вчені хотіли відповісти, що на 99 відсотків.
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."Насколько вы в этом уверены?" Ученые хотели ответить, что на 99 процентов.
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."עד כמה אתם בטוחים?" הם רצו לענות, "99 אחוז".
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler."إلى أي حد أنتم واثقون؟" وأرادوا أن يجيبوا "99 بالمائة."
"Ne kadar eminsiniz?" Ve o "yüzde 99"u yanıtlamak istediler.中国が異議を唱えたため
New York da Dumansız bir Çevre Koalisyonu adlı bir grup bunlar; bu posterleri yapmamı istediler.이건 Coalition for a Smoke-free Environment(담배 없는 환경을 위한 연합)이라는 뉴욕의 한 단체인데 저더러 이 포스터 작업을 해 달라고 했죠.
New York da Dumansız bir Çevre Koalisyonu adlı bir grup bunlar; bu posterleri yapmamı istediler."Dacă companiile de ţigări pot minţi, putem şi noi." Dar -- (Râsete) (Aplauze)
New York da Dumansız bir Çevre Koalisyonu adlı bir grup bunlar; bu posterleri yapmamı istediler.А эта группа из Нью-Йорка под названием "Союз за некурящую среду" попросила меня сделать эти постеры.
New York da Dumansız bir Çevre Koalisyonu adlı bir grup bunlar; bu posterleri yapmamı istediler.זוהי קבוצה בניו יורק בשם הקואליציה למען סביבה ללא עישון- ביקשו ממני לעשות את הכרזות האלו.
New York da Dumansız bir Çevre Koalisyonu adlı bir grup bunlar; bu posterleri yapmamı istediler.هذا لمجموعة في نيو يورك تدعى (التحالف لبيئة خالية من التدخين) , طلبوا مني أن اصمم هذه الملصقات.