Ciddiyim. Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Me pidieron que cerrara con llave cuando me fuera.
Ciddiyim. Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Mi hanno chiesto di chiudere a chiave prima di andare via.
Ciddiyim. Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Mówiono mi, żebym zatrzasnął drzwi, jak będę wyjeżdżać.
Ciddiyim. Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Saya diminta untuk mengunci pintunya sebelum saya kembali.
Ciddiyim. Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Уходя откуда-то, мне приходилось самому запирать двери.
Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Da, mi s-a spus să încui ușa cînd plec.
Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Jag blev ombedd att låsa efter mig när jag gick.
Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Jeg blev bedt om at låse efter mig når jeg gik.
Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.On m'a demandé de refermer la porte en sortant !
Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Řekli mi, ať zamknu, až budu odcházet.
Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Tôi đã được yêu cầu tự khóa cửa khi rời khỏi.
Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Μου ζήτησαν να κλειδώσω φεύγοντας.
Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Мене попросили його зачинити, коли я йшов.
Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Помолиха ме да заключа като си тръгна.
Çocuklar bacaklarını uzatmak istediler.Copiii au vrut sã-ºi mai dezmorþeascã picioarele.
Çocuklar bacaklarını uzatmak istediler.Die jungen Leute wollten sich die Füße vertreten.
Çocuklar bacaklarını uzatmak istediler.Die jungen Leute wollten sich die Füße vertreten.
Çocuklar bacaklarını uzatmak istediler.- Lapset halusivat jaloitella.
Çocuklar bacaklarını uzatmak istediler.Les enfants voulaient se dégourdir les jambes.
Çocuklar bacaklarını uzatmak istediler.Los chicos querían estirar las piernas.
Çünkü ilk olmak istediler.C'est parce qu'ils voulaient être les premiers.
Çünkü ilk olmak istediler.자신들이 첫 주자가 되고 싶었기 때문이죠.
Çünkü ilk olmak istediler.Porque querían ser los primeros.
Çünkü ilk olmak istediler.Заради свого бажання бути першими.
Çünkü ilk olmak istediler.人は「何を」ではなく 「なぜ」に動かされるのです
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.C'est parce qu'ils voulaient être les premiers.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Det är för att de ville vara först.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Det er fordi de ville være de første.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Je to preto, že chceli byť prví.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Karena mereka ingin menjadi yang pertama.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.첫번째가 되고 싶었기 때문입니다.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Mert elsők akarnak lenni.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Nó bởi vì họ muốn là đầu tiên.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Omdat zij de eersten wilden zijn.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Pentru că vroiau să fie primii.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Perché volevano essere i primi.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Porque queriam chegar primeiro.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Porque querían ser los primeros.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Protože chtěli být první.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.To dlatego, że chcieli być pierwsi.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Weil sie die Ersten sein wollten.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Zato, ker so hoteli biti prvi.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Επειδή ήθελαν να είναι οι πρώτοι.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Защото искаха да са първи.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.Поскольку они хотят быть первыми.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.ומכיוון שהם רצו להיות ראשונים.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.لأنهم أرادوا أن يكونوا هم الأوائل.
Çünkü kendileri ilk olmak istediler.人は「何を」ではなく「なぜ」に動かされるのです
Dakota Lakota kabilesinden insanlar, Amerikan yerlilerinin hala burada olduğunu göstermek istediler.Człowiek z plemienia Dakota Lakota chciał pokazać, że rdzenni Amerykanie wciąż żyją.
Diyelim ki B Bankasının müşterilerinden bir kısmı paralarını geri çekmek istediler.Hele, vraťte mi mé vklady.
Diyelim ki B Bankasının müşterilerinden bir kısmı paralarını geri çekmek istediler.この場合、明らかに保有金が無くなっていきます。
Dükkan sahipleri yaptıklarını çok beğendiler, çok iyi sattı tekrar istediler.Ai mercanti piacevano i suoi lavori di ricamo; vendevano bene e continuavano a chiederne sempre di più.
Dükkan sahipleri yaptıklarını çok beğendiler, çok iyi sattı tekrar istediler.Az árusoknak tetszettek a hímzései; jól fogytak, ezért mind többet és többet kértek.
Dükkan sahipleri yaptıklarını çok beğendiler, çok iyi sattı tekrar istediler.Broderiile ei au plăcut comercianţilor; s-au vândut foarte bine şi cererea a crescut.
Dükkan sahipleri yaptıklarını çok beğendiler, çok iyi sattı tekrar istediler.De handelaars hielden van haar borduurwerk. Het verkocht heel goed. Ze bleven om meer vragen.
Dükkan sahipleri yaptıklarını çok beğendiler, çok iyi sattı tekrar istediler.Die Händler mochten ihre Stickereien; sie verkauften sich gut, und die Nachfrage stieg.
Dükkan sahipleri yaptıklarını çok beğendiler, çok iyi sattı tekrar istediler.Hafty świetnie się sprzedawały, rosły zamówienia.
Dükkan sahipleri yaptıklarını çok beğendiler, çok iyi sattı tekrar istediler.상인들은 그녀의 자수를 좋아했고, 물건이 매우 잘 팔렸습니다. 그래서 그들이 계속 더 주문했습니다.
Dükkan sahipleri yaptıklarını çok beğendiler, çok iyi sattı tekrar istediler.Les marchands ont aimé sa broderie, elle se vendait très bien, et ils lui en demandaient toujours plus.
Dükkan sahipleri yaptıklarını çok beğendiler, çok iyi sattı tekrar istediler.Los comerciantes apreciaban sus bordados; se vendían bien, y comenzaron a pedirle más.