Buradakiler de en sonunda nüfusun %98'i oldukları için en azından 600 adet temsileri olmasını istediler.هؤلاء الرجال كان قادرين على القول " نحن 98 في المائة من السكان، ربما ينبغي ان يكون لنا 600 ممثل على الأقل.
Buradakiler de en sonunda nüfusun %98'i oldukları için en azından 600 adet temsileri olmasını istediler.少なくとも600人は出すよ、 しかしさらに、第三身分は同じ部屋で集うことを望みました。
Buraya neden taşınmak istediler ki?Afinal, para que quiseram eles vir para aqui?
Buraya neden taşınmak istediler ki?De ce au vrut să venim totuşi aici?
Buraya neden taşınmak istediler ki?De toute façon, pourquoi ils veulent venir ici?
Buraya neden taşınmak istediler ki?Ma cosa ci siamo venuti a fare qui?
Buraya neden taşınmak istediler ki?¿Para qué quieren venirse aquí?
Buraya neden taşınmak istediler ki?Po co tu w ogóle przyjechali?
Buraya neden taşınmak istediler ki?Proč se sem vlastně přestěhovali?
Buraya neden taşınmak istediler ki?Vậy họ muốn gì khi chuyển đến đây chứ?
Buraya neden taşınmak istediler ki?Waarom moesten ze ook naar hier komen?
Buraya neden taşınmak istediler ki?Warum wollen sie hier überhaupt hinkommen?
Buraya neden taşınmak istediler ki?Τι θέλουν και ήρθαμε ως εδώ όμως;
Buraya neden taşınmak istediler ki?Защо въобще искаха да дойдат тук?
Buraya neden taşınmak istediler ki?Почему они хотят сюда переехать?
Buraya neden taşınmak istediler ki?知り合いも いないのに...
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Daarom vroegen ze hun ouders ook op straat te komen en hun kinderen terug naar huis te brengen.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.De aceea le-au spus părinților să iasă pe străzi şi să-i adune, să-i aducă înapoi acasă.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Deshalb baten sie ihre Eltern auf die Straße zu gehen und sie einzusammeln und nach Hause zu bringen.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Então, eles pediram aos pais para irem buscá-los e levá-los para casa.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Ezért tehát szüleiket kérték, hogy menjenek ki az utcára, és vigyék őket vissza az otthonaikba.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Họ yêu cầu những người cha, người mẹ hãy xuống phố và đưa những đứa trẻ đó về nhà.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.그리고 나서, 그들은 부모들에게 거리로 나가서 젊은이들을 모으고 집으로 되돌려 보낼 것을 요구했습니다.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Per questo hanno chiesto ai loro genitori di scendere in piazza, andare a prenderli e riportarli a casa.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Por eso le pedían a sus padres que salieran a las calles a buscarlos para llevarlos de nuevo a casa.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Proto chtěli po rodičích, aby vyšli do ulic, posbírali je a přivedli zpět domů.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Zatem poprosili rodziców, by wyszli na ulicę i zabrali je, przyprowadzili z powrotem do domu.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Ζήτησαν λοιπόν από τους γονείς τους να κατέβουν στους δρόμους και να τα μαζέψουν, να τα φέρουν πίσω στο σπίτι.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Затова поискаха от техните родители да излязат по улиците и да ги съберат, да ги върнат обратно вкъщи.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Поэтому, они обратились к родителям этих детей с призывом выйти на улицы и увести детей домой.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.Тому влада апелювала до їхніх батьків вийти на вулиці і забрати своїх дітей додому.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.ולכן, ביקשו מההורים לרדת לרחובות לאסוף אותם ולהחזירם הביתה.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.لذلك, طلبوا من أھاليھم النزول إلى الشارع وجمع وإعادة أبنائھم إلى منازلھم.
Bu yüzden, ailelerinden istediler ki sokaklara gitsinler ve çocuklarını toplayıp eve geri götürsünler.家へ連れ戻すよう 求めたのです これが彼らの言い分でプロパガンダでした
Çağdaş Mobilya Fuarı'ndaki sergi için bir stand / satış reyonu dizayn etmemi istediler.무역쇼 부스! 국제 가구 박람회에 전시될거고 쇼는 2000년 뉴욕에서 열렸죠.
Çağdaş Mobilya Fuarı'ndaki sergi için bir stand / satış reyonu dizayn etmemi istediler.ביתן תערוכה ליריד עיצוב הרהיטים העכשוי הבין לאומית בניו יורק, ב2000.
Çağdaş Mobilya Fuarı'ndaki sergi için bir stand / satış reyonu dizayn etmemi istediler.كشك لهم ليعرض في معرض الأثاث الدولي المعاصر في نيويورك 2000
Çağdaş Mobilya Fuarı'ndaki sergi için bir stand / satış reyonu dizayn etmemi istediler.展示ブースのデザインを 依頼されました そこでまず彼らの製品の
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.Au văzut că eram cu adevărat interesat de mediu, și chiar au vrut să mă ajute până la capăt.
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.Avevano capito quanto fossi interessato all'ambiente e volevano darmi una mano ad andare avanti.
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.De såg att jag verkligen var intresserad av miljön, och de ville verkligen hjälpa mig på vägen.
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.Ils ont vu que j'étais vraiment intéressé par l'environnement, et ils voulaient vraiment m'aider dans ma voie.
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.그들은 제가 환경에 진정으로 관심이 있다고 보았고, 제가 하는 일을 진심으로 도와주고 싶어했습니다.
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.Látták, hogy nagyon érdekel a környezet, és komolyan segíteni akartak nekem.
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.Man sah, dass ich wirkliches Interesse an der Umwelt hatte und man wollte mir wirklich auf den Weg helfen.
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.Viděli, že mě životní prostředí vážně zajímá a skutečně mi na té cestě chtěli pomoci.
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.Videli, že sa naozaj zaujímam o životné prostredie a naozaj mi chceli pomôcť nájsť spôsob.
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.Viram que eu estava mesmo interessado no ambiente, e quiseram realmente ajudar-me.
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.Ze zagen dat het milieu me echt interesseerde en ze wilden me daarin graag op weg helpen.
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.Zobaczyli, że naprawdę interesuję się środowiskiem i naprawdę chcieli mi przy tym pomóc.
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.Видяха, че наистина се интересувам от околната среда и искаха да ми помогнат с това.
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.Они видели, что мне действительно интересна окружающая среда и на самом деле хотели помочь мне на моем пути.
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.הם ראו שממש התעניינתי בסביבה, והם ממש רצו לעזור לי בדרך שלי.
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.لقد لاحظوا شدة اهتمامي بالبيئة، وكانوا يريدون مساعدتي في هذا الطريق.
Çevre ile gerçekten ilgili olduğumu gördüler, ve bu yol boyunca bana gerçekten yardım etmek istediler.そして私の手助けをしようとしてくれたのです その頃、私は話すことなしにクラスで教えていました
Ciddiyim. Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Até me pediram que trancasse a porta ao sair.
Ciddiyim. Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Bil sem naprošen, da zaklenem, ko sem šel.
Ciddiyim. Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Ich wurde gebeten, hinter mir abzuschließen.
Ciddiyim. Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Ik werd gevraagd om af te sluiten als ik wegging.
Ciddiyim. Çıkarken kapıyı kilitlememi istediler.Megkértek, hogy zárjak be magam mögött, mikor elmegyek.