Buna bir son vermek istediler.Temu so želili narediti konec.
Buna bir son vermek istediler.Und Greenpeace wollte das unterbinden.
Buna bir son vermek istediler.Y deseaban poner fin a eso.
Buna bir son vermek istediler.Ze wilden het stopzetten.
Buna bir son vermek istediler.Ήθελαν να βάλουν ένα τέλος σ' αυτό.
Buna bir son vermek istediler.А они хотели покончить с этим.
Buna bir son vermek istediler.Вони хотіли покінчити з цим.
Buna bir son vermek istediler.Те искаха да се сложи край на това.
Buna bir son vermek istediler.הם רצו לסיים את זה. ואחת הדרכים שהם רצו להשתמש בה
Buna bir son vermek istediler.أرادوا وضع حد لهذا. وأحد الطرق التي أرادوا فعل ذلك عبره
Buna bir son vermek istediler.一頭のザトウクジラに追跡装置を付けることでした
Bu nedir? Çocuklar bacaklarını uzatmak istediler.-Barnen ville sträcka på benen.
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.A gdy go oni prosili, aby u nich przez dłuższy czas zamieszkał, nie zezwolił;
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.A když ho prosili, aby tu déle pobyl u nich, nepovolil.
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.A keď ho prosili, žeby zostal u nich za viacej času, neprivolil,
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.cari l-au rugat să rămînă la ei mai multă vreme. El însă n'a voit,
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.Da de bad ham bli der lenger, samtykte han ikke,
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.Die vroegen hem zelfs nog een paar dagen te blijven, maar dat wilde hij niet.
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.Estes rogavam que ficasse por mais algum tempo, mas ele não anuiu,
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.Ja he pyysivät häntä viipymään kauemmin, mutta hän ei suostunut,
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.여러 사람이 더 오래 있기를 청하되 허락지 아니하고
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.Ko ga pa prosijo, naj ostane dalje časa ž njimi, ne privoli,
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.Men da de bade ham om at blive i længere Tid, samtykkede han ikke;
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.Mereka minta supaya ia tinggal lebih lama dengan mereka, tetapi ia tidak mau
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.Mikor pedig azok kérék, hogy több ideig maradjon nálok, nem álla reá;
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.Och de bådo honom att han skulle stanna där något längre; men han samtyckte icke därtill,
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.Pero a pesar de que ellos le pedían que se quedase por más tiempo, no accedió
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.Questi lo pregavano di fermarsi più a lungo, ma non acconsentì
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.qui le prièrent de prolonger son séjour.
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.Sie baten ihn aber, daß er längere Zeit bei ihnen bliebe. Und er willigte nicht ein,
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.song khi chúng xin ở lại lâu hơn nữa, thì người chẳng khứng.
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.song khi chúng xin ở lại lâu hơn_nữa , thì người chẳng khứng .
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.Και παρακαλουμενος υπ' αυτων να μεινη πλειοτερον καιρον παρ' αυτοις, δεν συγκατενευσεν,
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.И като слезе в Кесария, възлезе в Ерусалим та поздрави църквата и после слезе в Антиохия.
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.Когда же они просили его побыть у них долее, он не согласился,
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.Як же просили його, щоб довший час побув у них, не зволив,
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.ויבקשו ממנו להאריך ימי שבתו אתם ולא אבה׃
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.واذ كانوا يطلبون ان يمكث عندهم زمانا اطول لم يجب.
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.眾 人 請 他 多 住 些 日 子 、 他 卻 不 允
Bunlar daha uzun bir süre kalmasını istedilerse de, Pavlus kabul etmedi.眾人請 他 多 住 些 日子 、 他卻不允
Bunu hepiniz biliyorsunuz. Son olarak IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:Pada ringkasan IPCC terakhir, para ilmuwan ingin menyatakan,
Bunu hepiniz biliyorsunuz. Son olarak IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:V posledním souhrnu IPCC na otázku vědcům
Bunu hepiniz biliyorsunuz. Son olarak IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:На останньому засіданні Міжурядової групи експертів по зміні клімату ставилося питання:
Bunu hepiniz biliyorsunuz. Son olarak IPCC'nin raporu hakkında, araştırmacılar şunu demek istediler:На последнем заседании Межправительственной группы экспертов по изменению климата ставился вопрос:
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Allora vollero prenderlo sulla barca e rapidamente la barca toccò la riva alla quale erano diretti
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Bấy giờ, môn đồ muốn rước Ngài vào thuyền; tức thì chiếc thuyền đậu vào bờ, là nơi định đi.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Bấy_giờ , môn_đồ muốn rước Ngài vào thuyền ; tức_thì chiếc thuyền đậu vào bờ , là nơi định đi .
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Be akarák azért õt venni a hajóba: és a hajó azonnal ama földnél vala, a melyre menének.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Da vilde de tage ham op i Skibet; og straks kom Skibet til Landet, som de sejlede til.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Da wollten sie ihn in das Schiff nehmen; und alsbald war das Schiff am Lande, da sie hin fuhren.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.De ville då taga honom upp i båten; och strax var båten framme vid landet dit de foro.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Então eles de boa mente o receberam no barco; e logo o barco chegou � terra para onde iam.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Entonces ellos quisieron recibirle en la barca, y de inmediato la barca llegó a la tierra a donde iban
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Hočejo ga torej vzeti v ladjo; in precej je bila ladja pri kraju, kamor so se peljali.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Ils voulaient donc le prendre dans la barque, et aussitôt la barque aborda au lieu où ils allaient.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.I vzali ho na lodí ochotně, a hned přiběhla k zemi, do kteréž se plavili.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.I wzięli go ochotnie do łodzi, a zarazem łódź przypłynęła do ziemi, do której jechali.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.이에 기뻐서 배로 영접하니 배는 곧 저희의 가려던 땅에 이르렀더라
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı."Kom aan boord", zeiden ze. Even later legden zij in Kapernaüm aan.
Bunun üzerine Onu tekneye almak istediler. O anda tekne gidecekleri kıyıya ulaştı.Niin he tahtoivat ottaa hänet venheeseen, ja kohta venhe saapui sen maan rantaan, jonne he olivat matkalla.