Bizden alanı kullanmamızı istediler.Mereka menginginkan kami memakai ruang kosong
Bizden alanı kullanmamızı istediler.Nos pidieron que hiciéramos uso del espacio.
Bizden alanı kullanmamızı istediler.Oczekiwano, że wykorzystamy przestrzeń.
Bizden alanı kullanmamızı istediler.Queriam que utilizássemos muito espaço.
Bizden alanı kullanmamızı istediler.Sie wollten, dass wir den gesamten Raum ausnutzen.
Bizden alanı kullanmamızı istediler.Zij wilden dat we gebruik maakten van ruimte.
Bizden alanı kullanmamızı istediler.Ήθελαν να αξιοποιήσουμε το χώρο.
Bizden alanı kullanmamızı istediler.Вони хотіли максимального використання простору.
Bizden alanı kullanmamızı istediler.Искаха да използваме пространството.
Bizden alanı kullanmamızı istediler.Они хотели, чтобы пространство было задействовано максимально.
Bizden alanı kullanmamızı istediler.הם רצו להשתמש בחלל.
Bizden alanı kullanmamızı istediler.أرادو أن نستغل المساحة
Bizden alanı kullanmamızı istediler.僕らが使ったのは100m四方の倉庫でしたが
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Chcieli nową kumarynę.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Deci mi-au cerut să fac o nouă cumarină.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Ils nous ont demandé de faire une nouvelle coumarine.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Mi hanno quindi chiesto di fare una nuova cumarina.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Nên họ yêu cầu chúng tôi điều chế coumarin mới.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Nos pidieron hacer una nueva cumarina.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.So, die haben mich gefragt ein neues Kumarin herzustellen.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler. Ve biz de hesaplamalara basladik.그래서 그들이 우리보고 새 쿠마린을 만들라고 해서 우리는 계산을 시작했죠.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler. Ve biz de hesaplamalara basladik.Szóval felkértek, hogy keressünk másik kumarint, és mi nekiültünk számolni.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler. Ve biz de hesaplamalara basladik.Ze vroegen dus een nieuwe coumarine, en we begonnen te rekenen.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler. Ve biz de hesaplamalara basladik.אז הם ביקשו מאתנו ליצור קומארין חדש. אז התחלנו לעשות חישובים.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler. Ve biz de hesaplamalara basladik.إذن طلبوا منا أن ننتج كومارين جديدة. وهكذا بدأنا نقوم بالحسابات.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler. Ve biz de hesaplamalara basladik.最初にクマリンの振動スペクトルの計算をして数値を
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Μας ζήτησαν να φτιάξουμε μια νέα κουμαρίνη.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Затова ни помолиха да направим нов кумарин.
Bizden yeni bir kumarin yapmamizi istediler.Они попросили нас создать новый кумарин.
Bizimle aralarına mesafe koymak istediler, neden? çünkü bağışların %40'ını maaşlara, "müşteri" servislerine ve그들은 우리로부터 일정거리를 두려 했습니다. 왜냐하면, 대중매체가 저희를 비난하고 있었습니다.
Bizimle aralarına mesafe koymak istediler, neden? çünkü bağışların %40'ını maaşlara, "müşteri" servislerine veהוא רצה להרחיק את עצמו מאיתנו כי הוקיעו אותנו בתקשורת
Bizimle aralarına mesafe koymak istediler, neden? çünkü bağışların %40'ını maaşlara, "müşteri" servislerine veارادوا ان يبتعدوا عننا لأننا نصلب في وسائل الاعلام
Bizimle aralarına mesafe koymak istediler, neden? çünkü bağışların %40'ını maaşlara, "müşteri" servislerine veメディアによって やり玉に上げられたからでした 私たちが総収益の40%を 参加者募集や顧客サービス
Bu bir soykýrýmdý, toprak savaţýydý, çünkü Avrupalýlar, kaynaklarý almak istediler.땅과의 관계를 망가뜨려 선주민들이 유럽인들의
Bu bir soykýrýmdý, toprak savaţýydý, çünkü Avrupalýlar, kaynaklarý almak istediler.les économies traditionnelles et miner les relations que les populations autochtones entretenaient avec
Bu bir soykýrýmdý, toprak savaţýydý, çünkü Avrupalýlar, kaynaklarý almak istediler.Wirtschaft zu unterwandern und ebenso das
Bu bir soykýrýmdý, toprak savaţýydý, çünkü Avrupalýlar, kaynaklarý almak istediler.Οπότε δεν τους πήρε πολύ για να αποδεκατιστούν εξαιτίας της αγνότητάς τους.
Bu hafta her sabah durum raporu istediler.Chefe, Washington é capaz de discordar. Esta semana, têm pedido reIatórios todas as manhãs, sobre a situação.
Bu hafta her sabah durum raporu istediler.Co o nim sądzisz?
Bu hafta her sabah durum raporu istediler.Han estado pidiendo los reportes de situación cada mañana.
Bu hafta her sabah durum raporu istediler.Hoteli so imeti poročilo o tej prekleti situaciji vsak dan v tednu..
Bu hafta her sabah durum raporu istediler.Ja, han er en god fangst. Det tager tid, før Aidid mærker tabet.
Bu hafta her sabah durum raporu istediler.Otamme hieman aikaa selvitäksemme ihmismenetyksistä Sinun ajalla meidän täytyy saada iso toimitus
Bu hafta her sabah durum raporu istediler.Snažím se upozornit na tuto situaci každé ráno už týden.
Bu hafta her sabah durum raporu istediler.Μας τηλεφωνούν για τις αναφορές κάθε πρωί αυτή τη βδομάδα.
Bu hafta her sabah durum raporu istediler.Тази седмица всяка сутрин ми се обаждаха за ситуационен рапорт.
Bu hafta her sabah durum raporu istediler.הם מצלצלים ודורשים .דיווחים על המצב כל בוקר
Bu hafta her sabah durum raporu istediler.انا لا لأعتقد أننا نملك عنصر الوقت هنا
Bu kambur balinalar öldürülüyorlar. Buna bir son vermek istediler.Ezeket a hosszúszárnyú bálnákat lemészárolják.
Bu kambur balinalar öldürülüyorlar. Buna bir son vermek istediler.Vráskavce dlhoplutvé boli zabíjané, čo chceli zastaviť.
Buna bir son vermek istediler.Chtěli to zastavit.
Buna bir son vermek istediler.De ønskede at sætte en stopper for dette.
Buna bir son vermek istediler.De ville stoppa det.
Buna bir son vermek istediler.Ei au vrut sa pună capăt acestora.
Buna bir son vermek istediler.Greenpeace voleva fermare la caccia.
Buna bir son vermek istediler.Họ muốn đặt một dấu chấm hết cho chúng, và một trong những cách họ muốn làm
Buna bir son vermek istediler.Ils voulaient y mettre fin.
Buna bir son vermek istediler.혹등고래 내부에 추적 칩을 부착하는 등
Buna bir son vermek istediler.Mereka ingin menghentikannya.
Buna bir son vermek istediler.Queriam pôr fim a isso, inserindo um chip de localização dentro de uma dessas baleias