Sadece filmin mümkün olduğu kadar çok sayıda kişi tarafından izlenmesini istedik.We want the movie to be watched by as many people as possible.
Ayrıca bu bireyler, daha önce vermiş oldukları onayı, istedikleri zaman geri çekebilmelidir.These individuals should be able to withdraw consent at any time.
Grup, buradaki yıkılmış Ortodoks kiliselerini ziyaret etmek istedikleri şeklinde bir açıklama yaptı.The group explained they wanted to visit destroyed Orthodox churches there.
Diğer sanıklar da aynı yolu izleyerek iddia makamıyla anlaşmak istediklerini beyan ettiler.Other defendants followed suit, saying they're interested in making deals with the prosecutor.
Hayssam, adam kaçırma olayı sonrasında faillerin kendisini arayıp fidye istediklerini söylüyor.After the abductions, Hayssam says the kidnappers contacted him, demanding ransom.
Milletvekilleri, Kosova yayın yasasının değiştirilmesinde istediklerden biraz fazlasını aldı.Lawmakers got a little bit more than they bargained for in amending Kosovo's broadcasting law.
Hükümet, cezaevi standartlarını en yüksek seviyeye getirmek istediklerini belirtiyor.The government says it wants to meet the highest correctional standards.
Veya askerler evlerin kapılarını çalarak teslim etmek istedikleri birşey olup olmadığını soruyorlar.Or troops will knock on people's doors and ask if they have anything to turn in.
Ne demek istediklerini anlıyordum.I understood where they were coming from.
Fakat tüm bunlardan daha çok istedikleri bir şey var: yaşam standartlarında somut bir iyileşme.However, what they want even more than that is a concrete improvement in living standards.
Daianu, vatandaşların aslında hem verimlilik ve kâr, hem de etik davranış istediklerini söylüyor.Indeed, he argues, citizens demand both.
Vistica, "Bitmiş ilişkilerden bir yıkım değil, yaratma meydana getirmek istedik." dedi.Said Vistica, "We wanted to make a creation, not a destruction, of broken relationships."
Zitiste Belediye Başkanı Zoran Babiç, "Bir nevi turizm öyküsü yaratmak istedik."We wanted to create a sort of tourist story.
Bağışçılar, bağış yapmak istedikleri ürünleri online veya offline olarak satın almayı seçebilirler.The donors may choose to purchase the goods they want to donate offline or online.
Delegeler, istedikleri zaman görevlerinden alınabilir.Delegates may accordingly be dismissed from their post at any time or be voted out (recall).
"Fotoğrafları neden çektiğini sorduğumda, annelerinin ondan istediklerini söyledi."When I asked why he took the photos, he said their moms asked him to.
"Beni öldürmek istediklerine inanıyorum" dedi."I believe they want to kill me," he said.
Tek istisna, her 20 günde bir, istediklerini yemelerine izin verilmesine dayanırdı.[1]The only respite came every 20 days, when they were allowed to eat whatever they wanted.[1]
Oyuncular, istedikleri takdirde Sim'lerini gerçek ünlülerden sonra modelleyebilirler.Players are able to model their sims after real celebrities, if they wish.
Stüdyoya girip albümü kaydedip miksledikten sonra doğrudan dağıtmak istedik.We wanted to go into the studio, record and mix the album and then distribute it directly.
Sıraları geldiğinde, oyuncular istedikleri herhangi bir çubuğu "keser" (siler).On their turn, a player "cuts" (erases) any line segment of their choice.
Bu doku ve görünüm, köftelerin dana köftesine benzemesini istedikleri için çok önemlidir.This texture and look is important as they wish to make the patty look like a beef patty.
Biz de öyle bir kayıt yapmak istedik.We wanted to make a record like that.
Tüm albüm boyunca devam edecek bir atmosfer yaratmak istedik." —Robert DeLeoWe wanted to create a vibe which would run right through the whole album." —Robert DeLeo
Biz, herkes için özgürlük istedik.Wir wollten Freiheit für alle.
Zamanını açıklamalarla ziyan etme. İnsanlar sadece duymak istediklerini duyuyorlar.Verschwende deine Zeit nicht mit Erklärungen. Die Menschen hören nur, was sie hören wollen.
Zamanını açıklamalarla harcama. İnsanlar hep duymak istediklerini duyarlar.Verschwende deine Zeit nicht mit Erklärungen. Die Leute hören immer nur, was sie hören wollen.
'Kuşkusuz biz göğe ulaşmak istedik, fakat onu çetin bekçilerle ve yakıcı ışıklarla dolu bulduk.' 9.Der himmel bricht! doch felt nuh mehr kein donnerschlag.
Seyirciler istediklerine evet istediklerine hayır der.Er hatte die Tendenz, den Leuten zu sagen, was diese gerne hören wollten.
Oysa şekil değiştiriciler istedikleri zaman kurt olabilirler.Werwölfe sind Formwandler, die sich nur in Wölfe verwandeln können.
Emre Çolak istediklerimi yaptı.Ihr habt exakt getan, was euch aufgetragen wurde.
Oysa yapmam gereken şey elimde kalmasını istediklerime bakmaktı.Ich – ich wollte das haben, was er mir geben konnte.
İnsanlar istedikleri kıyafeti giyebilmektedirler.Jetzt könnt ihr euch anziehen wie ihr wollt.
İki kadın istediklerini beklemeye koyulurlar.Deshalb begehren die beiden Damen, eingelassen zu werden.
İlkinden farklı olsun istedik.Vom ersten Tag an anders.
Seyirciler istediklerine evet istediklerine hayır der ve sonuçlar yüzdelik oran halinde verilir.Ein Bote bringt die gewünschten Produkte und die Nummer wird aufgerufen.
Ancak ani ölümünden dolayı başarmak istediklerini başaramamıştır.Allerdings konnte er wegen seines unerwarteten Todes diese Arbeit nicht mehr aufnehmen.
Beaglelar ne istediklerini bilirler.Was Mädchen wissen wollen.
Sabit Yerli kavramında yasalar ve halkın yönetimden istedikleriyle sayısal bir bağlantı vardır.Am Begriff Status Indian hängt eine Anzahl von Rechten und Ansprüchen gegenüber der Regierung.
Buna ek olarak gerçeğe en yakın hayatta kalma hikâyesini yaratmak istediklerini belirtti.Dies veranlasste ihn, über den wirklichen Sinn des Lebens tiefergehend zu kontemplieren.
Gerçekten istedikleri şey empatiyi ifade edebilmektir.Kondolieren ist ein Ausdruck von Empathie.
Söylemek istediklerimin hepsi bu.C'est tout ce que je veux dire.
İnsanlar enformasyonu gece veya gündüz istedikleri zaman diliminde ulaşabilmektedirler.Ils se connaissent alors charnellement durant la nuit et conçoivent Galaad.
Jagger grupla ilgili olarak, "Farklı müzik tarzlarının bir araya gelmesini istedik...Jagger dit du groupe, « On voulait un mélange de différents styles musicaux...
Başka bir deyişle, kişilerin görüşlerini istedikleri zaman değiştirebilmeleri mümkündür.En effet, une personne peut changer son opinion aussi souvent qu'elle le souhaite.
İstedikleri zamanda istedikleri mekanda bulunabilirler.Alors ils pourront aller partout où ils veulent.
Araştırmalar birçok gay ve lezbiyenin ciddi ve uzun ömürlü ilişki istediklerini bulmuştur.Des recherches indiquent qu'un bon nombre de lesbiennes et d'hommes gays ont des relations durables.
Seyircilerin istedikleri kadar sesi beğenme hakları vardır.Les auditeurs ont la possibilité de choisir les titres qu'ils souhaitent écouter.
Seyirciler istediklerine evet istediklerine hayır der.Le public vote pour celui qu'il préfère.
İnsanlar her istediklerini söyleyebilir ve yapabilirler.Ils peuvent dire ce qu'ils veulent.
Zeno ve taraf değiştirmiş Illus, Harmatius'la müzakere etmek istediklerini bilirdiler.Raf et Sulfus veulent savoir qui leur veut du mal.
İlkinden farklı olsun istedik.Le premier s’est différencié du second.
Böylece bizler cinlere hükmettikçe Dünya'da istediklerimizin arasından seçim yapabiliriz.Mais je veux que vous sachiez ce soir, que nous, comme peuple, atteindrons la terre promise.
Ancak hayvanat bahçesi yönetimi, Knut'u henüz tutmak istediklerini söyledi.PETA Allemagne avait demandé plusieurs fois au zoo de déplacer Knut.
Oysa yapmam gereken şey elimde kalmasını istediklerime bakmaktı.Il m'a toujours encouragée à faire ce que je sentais devoir faire.
Öğrenciler bilgisayarlardan istedikleri zaman yararlanabilmektedirler.Des ordinateurs sont à disposition des élèves en cas de besoin,.
Seyirciler istediklerine evet istediklerine hayır der ve sonuçlar yüzdelik oran halinde verilir.Les patriotes répondent à l’appel et obtiennent de nombreux succès.
Bunun üzerine Rusların Boğdan'dan istedikleri yardım gerçekleşmedi.Les premières demandes d'aide de l'équipage russe ne furent donc pas reçues par le contrôleur.
Oysa şekil değiştiriciler istedikleri zaman kurt olabilirler.Contrairement aux vampires, les loup-garous peuvent se reproduire.
Eğlenceli, mizah içeren bir pankart taşımak istedik.Il laisse l'image d'un coureur humble et besogneux.