İma etmek istedikleri şey, bilirsiniz, bütün popülasyondaki noktaları almanızı istiyoruz.Significa que tienes que tomar todos los datos de la población.
İma etmek istedikleri şey, bilirsiniz, bütün popülasyondaki noktaları almanızı istiyoruz.Zapisujemy w ten sposób gdy chcemy podkreślić, że liczymy wszystkie elementy w populacji.
İma etmek istedikleri şey, bilirsiniz, bütün popülasyondaki noktaları almanızı istiyoruz.Εννοούν ότι πρέπει να πάρεις κάθε δεδομένο ολόκληρου του πληθυσμού.
İngiltere ise Avusturyalıların denizleri kontrol edip intikam almak istediklerini biliyordu.영국은 그들이 일종의 물을 지배한다는 의식이 있었고
İngiltere ise Avusturyalıların denizleri kontrol edip intikam almak istediklerini biliyordu.Oni se jen chtěli pomstít.
İngiltere ise Avusturyalıların denizleri kontrol edip intikam almak istediklerini biliyordu.Wielka Brytania jest świadoma, że kontroluje morza,
İnşa etmek istedikleri şey sadece adaletli, eşitlikçi bir demokrasiydi,O que tentaram construir foi, simplesmente, uma democracia equitativa.
İnşa etmek istedikleri şey sadece adaletli, eşitlikçi bir demokrasiydi,מה שהם ניסוי לבנות היה ,בסך הכל דמוקרטיה צודקת
İnşa etmek istedikleri şey sadece adaletli, eşitlikçi bir demokrasiydi,米国とその代理人の支配から チリ経済を取り戻すことでした
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Abbiamo chiesto alla gente di raggiungerci online quasi come in un film di Jerry Bruckheimer.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Am rugat oamenii să vină online aproape ca într-un film de Jerry Bruckheimer.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Arra kértük az embereket, hogy szinte egy Jerry Bruckheimer mozi módjára jelenjenek meg online.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Chúng tôi yêu cầu mọi người lên mạng như một bộ phim của Jerry Bruckheimer.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Den Aufruf an Spieler, sich anzumelden, haben wir fast wie einen "Jerry-Bruckheimer"-Film gestaltet.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.우리는 사람들에게 온라인에서 제리 브룩하이머 영화처럼 모이자고 했죠.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Le pedimos a la gente que ingrese online, casi como una película de Jerry Bruckheimer.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Nous avons demandé aux gens de venir comme pour un film de Jerry Bruckheimer.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Pedimos às pessoas para entrarem online — como num filme de Jerry Bruckheimer.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Požiadali sme ľudí, aby sa stretli online, tak trochu ako vo filmoch Jerryho Bruckheimera.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Pozvali jsme lidi online jako ve filmu Jerryho Bruckheimera.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Vi bad folk att gå online nästan som i en Jerry Bruckheimer-film.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Vi bad folk komme online næsten som i en film af Jerry Bruckheimer.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.We vroegen mensen om online te komen, bijna als een Jerry Bruckheimer film.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Zaprosiliśmy ludzi do gry przez Internet niemalże w stylu filmów Jerry'ego Bruckheimera.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Ζητήσαμε από τους χρήστες να συνδεθούν περίπου σαν σε μια ταινία του Jerry Bruckheimer.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Ми попросили людей зібратися онлайн як у фільмі Джеррі Брукгаймера.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Мы просили людей войти в онлайн режим, почти как в фильме Джерри Брукхаймера.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.Помолихме хората да дойдат онлайн почти като във филм на Джери Брукхаймер.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.ביקשנו מאנשים להתחבר לרשת כמעט כמו סרט של ג'רי ברוקהיימר.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.طلبنا من الناس الدخول لموقعنا تقريبا مثل أفلام جيري بريكيمير.
İnsalardan online olmalarını istedik. sanki bir Jerry Bruckheimer filmi gibi.私たちは 人々を募りました ジェリー ブラッカイマーの映画はご存じでしょう
İnsanlara legolar verdik ve onlardan bu legolarla bir şey yapmalarını istedik.사람들에게 레고를 주면서 조립해 달라고 하는 거였습니다.
İnsanlara legolar verdik ve onlardan bu legolarla bir şey yapmalarını istedik.שבו נתנו לאנשים אבני "לגו", וביקשנו מהם לבנות איתן.
İnsanlara legolar verdik ve onlardan bu legolarla bir şey yapmalarını istedik.أعطينا الأشخاص قطع ( الليجو ) و طلبنا منهم البناء و التركيب باستخدامها .
İnsanlara legolar verdik ve onlardan bu legolarla bir şey yapmalarını istedik.その中の何人かには こう言います
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Consiste em perguntar às pessoas o que é que elas querem.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Den frågar människor, vad de önskar.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Elle demande au gens ce qu'ils veulent.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Folk bliver spurgt om, hvad de vil have.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Het vraagt mensen wat ze willen.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.무엇을 원하는지 사람들에게 물어본 것이죠.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Man hat Leute gefragt, was sie möchten.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Megkérdik az embereket, hogy mi az, amit akarnak.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Nó hỏi người dân, họ muốn gì.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Oamenii au fost întrebați ce vor.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Ptali se lidí, co chtějí.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Pýtajú sa tam ľudí, čo chcú.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Pytano w niej ludzi o to czego pragną.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Se le pregunta a la gente qué quieren.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Si chiede alla gente cosa vuole.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Survei ini bertanya, apa yang mereka inginkan.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Ρωτάει τον κόσμο τι θέλουν.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Людей спросили, чего они хотят.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.Хората са запитвани какво наистина искат.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.אנשים נשאלו מה הם רוצים.
Insanlara, ne istediklerini soruyor.مالذي يريده الناس من هذه الحياة ؟
Insanlara, ne istediklerini soruyor.驚くことでもありませんが
İnsanlara senden kendini tarif etmeni istediklerinde, deniyorsun ve bunun yalan olduğunu hissediyorsun.Quand les gens te demandent de te décrire, lorsque tu essayes, tu sens que c'est des mensonges.
İnsanlar bir fikri alıp onunla istediklerini yapıp bulundukları yerde bu fikri uyguluyorlar.것은 없고, 사람들은 그저 그 생각을 선택하여 사용하며, 삶의 도구로서 사용합니다.
İnsanlar bir fikri alıp onunla istediklerini yapıp bulundukları yerde bu fikri uyguluyorlar.la travaillent et la mettent en pratique où ils sont.