Fosil yakıtlar mevcut değil, ve güneş enerjisi de yemeklerini istedikleri gibi pişirmeye olanak sağlamıyor.דלקי מאובנים אינם זמינים, ואנרגיה סולארית לא מבשלת בדרך שהם אוהבים את האוכל שלהם מוכן.
Fosil yakıtlar mevcut değil, ve güneş enerjisi de yemeklerini istedikleri gibi pişirmeye olanak sağlamıyor.وقود المتحجرات غير متوفره, والطاقة الشمسية لا تطهي الطعام بالطريقة التي يفضلونها.
Fosil yakıtlar mevcut değil, ve güneş enerjisi de yemeklerini istedikleri gibi pişirmeye olanak sağlamıyor.太陽熱では美味しく調理 することもできません だから こうした現状があります
Fox için hikaye yazdığımdan beri, ve Wendy ve ben tanıtım şarkısı yapmak istedik.Amióta megírtam azt a pilotot a Foxnak, és Wendy és én azt akartuk, te írd a főcímzenét.
Fox için hikaye yazdığımdan beri, ve Wendy ve ben tanıtım şarkısı yapmak istedik.De când scriam acel episod pilot pentru Fox, şi Wendy şi cu mine voiam ca tu să faci cântecul de fundal.
Fox için hikaye yazdığımdan beri, ve Wendy ve ben tanıtım şarkısı yapmak istedik.Depuis le jour où j'écrivais ce pilote pour Fox, et Wendy je voulais que tu fasses la chanson principale.
Fox için hikaye yazdığımdan beri, ve Wendy ve ben tanıtım şarkısı yapmak istedik.Desde que estaba escribiendo aquel piloto para la Fox, y Wendy y yo queríamos que hicieras el tema musical.
Fox için hikaye yazdığımdan beri, ve Wendy ve ben tanıtım şarkısı yapmak istedik.Fin da quando ho scritto quel pilot per la Fox e Wendy e io volevamo che facessi il tema musicale.
Fox için hikaye yazdığımdan beri, ve Wendy ve ben tanıtım şarkısı yapmak istedik.그때 이후로 나는 팍스(Fox News Channel)를 위해 시험적인글을 쓰고 있었고 웬디와 내가 그 주제곡을 하기를 바랬지.
Fox için hikaye yazdığımdan beri, ve Wendy ve ben tanıtım şarkısı yapmak istedik.Od czasu kiedy pisałam program pilotażowy dla Foxa, a Wendy i ja chcieliśmy byś zrobiła tytułową piosenkę.
Fox için hikaye yazdığımdan beri, ve Wendy ve ben tanıtım şarkısı yapmak istedik.Từ đó tôi đã viết kịch bản cho Fox, và Wendy và tôi muốn cô viết nhạc nền.
Fox için hikaye yazdığımdan beri, ve Wendy ve ben tanıtım şarkısı yapmak istedik.Откакто пишех онзи пилотен проект за Фокс и с Уенди искахме да изпееш основната песен.
Fox için hikaye yazdığımdan beri, ve Wendy ve ben tanıtım şarkısı yapmak istedik.С тех пор когда я писала тот пилот для Fox, и Венди и я хотели, чтобы ты написала ведущую песню.
Fox için hikaye yazdığımdan beri, ve Wendy ve ben tanıtım şarkısı yapmak istedik.מאז כתבתי את הפיילוט ההוא לפוקס, ווונדי ואני רצינו שאת תעשי את שיר הפתיחה.
Fox için hikaye yazdığımdan beri, ve Wendy ve ben tanıtım şarkısı yapmak istedik.♫مذ ذلك الحين وأنا اكتب عن الطيران ل محطة فوكس .. و لويندي ♫ ♫وكنت أريد أن أقوم بأغنية شارة للبرنامج♫
Fox için hikaye yazdığımdan beri, ve Wendy ve ben tanıtım şarkısı yapmak istedik.テーマソングを書いてほしかった そのフィルムは使われなかったからとても悲しかった
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Când mi-am lansat dorinţa anul trecut, sute de oameni s-au ridicat şi au spus că vor să ne ajute.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Cuando pedí mi deseo el año pasado, cientos de personas se movilizaron y quisieron ayudarnos.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Gdy wystartowałem z tym marzeniem w zeszłym roku, setki ludzi wstało i powiedziało, że chcą nam pomóc.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Keď som vyslovil moje prianie minulý rok stovky ľudí sa postavili a povedali,že nám chcú pomôcť.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Khi tôi đưa ra mong muốn của tôi năm ngoái, hàng trăm người đứng dậy và nói rằng họ muốn giúp chúng tôi.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.작년에 저의 희망 프로젝트를 시작했을 때, 많은 사람들이 일어나서 저희를 돕고 싶다고 말했습니다.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Loni, když jsem začínal, za mnou přišly stovky lidí a chtěli mi pomoci.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Mikor tavaly elindítottam a mozgalmat, több száz ember csatlakozott, hogy segítsen.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Quando lancei meu desejo ano passado, centenas de pessoas vieram e disseram que queriam nos ajudar.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Toen ik vorig jaar mijn wens lanceerde, meldden honderden mensen zich om ons te helpen.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Όταν έκανα την ευχή μου πέρυσι, εκατοντάδες άνθρωποι θέλησαν να μας βοηθήσουν.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Когато аз оповестих желанието си миналата година, стотици хора се изправиха и казаха, че искат да ни помогнат.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Когда я запустил своё желание в прошлом году, тысячи людей поддержали и сказали, что хотят нам помочь.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.Коли я загадав бажання минулого року, сотні людей встали і сказали, що хочуть нам допомогти.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.כשהשקתי את המשאלה שלי בשנה שעברה, מאות אנשים עמדו ואמרו שהם רוצים לעזור לנו.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.حين أطلقت أمنيتي في السنة الماضية، مئات الناس وقفوا وقالوا أنهم يريدون مساعدتنا.
Geçen yıl dileğimi duyurduğumda, yüzlerce insan ayağa kalktı ve bize yardım etmek istediklerini söylediler.たくさんの人が 手伝いたいと言ってくれました ただし 僕自身が守ってきた
Gelecekte kadınlar istediklerini alacaklar.Eli tulevaisuuden naiset tulevat valitsemaan? Mitä he ikinä haluavat.
Genç ve yaşlı insanlara laboratuvar ortamında gülümseyen ve somurtan insan yüzlerine bakmalarını istedik.나이든 사람과 젊은 사람들에게 얼굴사진을 보여주었습니다. 찌푸린 얼굴과 웃고 있는 얼굴 사진들이죠.
Genç ve yaşlı insanlara laboratuvar ortamında gülümseyen ve somurtan insan yüzlerine bakmalarını istedik.Pedimos a mayores y jóvenes que miraran rostros enojados y rostros sonrientes.
Genç ve yaşlı insanlara laboratuvar ortamında gülümseyen ve somurtan insan yüzlerine bakmalarını istedik.Pedimos a pessoas idosas e jovens em estudos laboratoriais, para verem caras, umas sérias, outras sorridentes.
Genç ve yaşlı insanlara laboratuvar ortamında gülümseyen ve somurtan insan yüzlerine bakmalarını istedik.Poprosiliśmy starszych i młodszych, by oglądali twarze. Zmarszczone lub z uśmiechem.
Genç ve yaşlı insanlara laboratuvar ortamında gülümseyen ve somurtan insan yüzlerine bakmalarını istedik.ביקשנו מאנשים מבוגרים יותר וצעירים יותר במחקרי מעבדה, להתבונן בפרצופים, חלקם זועפים, חלקם מחייכים.
Genç ve yaşlı insanlara laboratuvar ortamında gülümseyen ve somurtan insan yüzlerine bakmalarını istedik.طلبنا من كبار السن، والشباب معاينة بعض الوجوه في مختبر الدراسات، بعضها عبوس، و بعضها مبتسم.
Genç ve yaşlı insanlara laboratuvar ortamında gülümseyen ve somurtan insan yüzlerine bakmalarını istedik.実験室で顔を見てもらうよう依頼しました そこには しかめ面もあれば 微笑みもありましたが その結果 高齢者は微笑みの方に目をやり
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik:A chtěli jsme se vrátit, promítnout jim ten film a říci:
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik: "Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz.E queríamos lá voltar e mostrar-lhes o filme e dizer, "Vejam, vocês tornaram isso possível.
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik: "Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz.E volevamo tornare lì e mostrare loro il film e dire, "Guardate, voi l'avete reso possibile.
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik: "Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz.Och vi ville åka tillbaka, visa dem filmen och säga: "titta, ni gjorde detta möjligt.
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik: "Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz.Şi am vrut să ne întoarcem şi să le arătăm filmul şi să spunem, "Uitaţi-vă, voi aţi realizat asta.
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik: "Bakın, tüm bunları mümkün kılan sizlersiniz.Wir wollten zurück gehen und ihnen den Film zeigen und sagen, "Seht her, Ihr habt das möglich gemacht.
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik:Chcieliśmy wrócić i przedstawić film, by powiedzieć:
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik:Chúng tôi đã quay trở lại là chiếu cho họ bộ phim đó và nói:
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik:És vissza akartunk menni, hogy megmutassuk nekik a filmet, és elmondjuk:
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik:In vrniti smo se hoteli, da jim pokažemo film in rečemo:
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik:그리고 우리는 돌아와서 영화를 그들에게 보여주고
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik:We wilden teruggaan en de film vertonen om te zeggen:
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik:Y queríamos regresar y mostrarles la película y decir:
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik:Θέλαμε να γυρίσουμε και να τους δείξουμε τη ταινία και να πούμε:
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik:Ми хотіли повернутися, показати їм фільм і сказати:
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik:Ние искахме да се върнем и да им покажем филма, и да им кажем:
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik:ורצינו להראות להם את הסרט
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik:ولذا أردنا العودة لعرض الفلم لهم
Geri gidip onlara filmi göstermek ve şunu demek istedik:「あなたたちのおかげで完成しました 本当にありがとう」と