Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.Tout simplement parce que certaines informations échappent à la vue.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.Wszystko dlatego, że czasami wcale nie chodzi o pokazywanie.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.Επειδή, μερικές φορές, οι χρήστες δεν αναζητούν κάτι με τα μάτια.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.Ведь иногда видеть - не самое главное.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.Защото понякога те изобщо не искат нещо, което да бъде видяно.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.כי לפעמים, הם בכלל לא מביטים.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.لأن الأمر أحيانًا لا يتعلق بالبحث على الإطلاق.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.ウチでは子犬を飼っています
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.מפני שהם יכלו לעשות מה שהם רצו לבניין הזה.
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.Bo mogli z nim robić, co tylko chcieli.
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.Debido a que podían hacerle lo que quisieran a este edificio.
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.그것은 바로 그들이 이 건물을 가지고 원하는 걸 다 할 수 있었기 때문입니다.
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.Mert azt csinálhattak ezzel az épülettel, amit csak akartak.
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.Omdat ze konden doen wat ze wilden met dit gebouw.
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.Parce qu'ils pouvaient faire tout ce qu'ils voulaient avec ce bâtiment.
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.Pentru că puteau face ce voiau în interiorul acestei clădiri.
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.Perché potevano fare quello che volevano a questo edificio.
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.Vì họ có thể làm bất cứ chuyện gì họ muốn đối với tòa nhà này.
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.Weil sie in diesem Gebäude tun und lassen konnten, was sie wollten.
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.Επειδή εξυπηρετούσε απόλυτα τους σκοπούς της.
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.Защото можеха да правят с тази сграда, каквото пожелаят.
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.Потому что они могли делать с ним всё, что пожелают.
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.Тому що вони робили все що завгодно з цим приміщенням.
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.لأنهم قادرون أن يفعلوا مايشاؤون لهذا المبنى.
Çünkü onlar bu binaya istediklerini yapabilirlerdi.ブロードウェイのプロセニアムなんか とても壊せません
Çünkü Tanrı, savaşı ve açlığı durduracak -- bunlar benim de yapmak istediklerim.Denn Gott wird den Krieg und den Hunger beenden, alle diese Sachen, die ich erreichen wollte.
Çünkü Tanrı, savaşı ve açlığı durduracak -- bunlar benim de yapmak istediklerim.Karena Tuhan akan menghentikan perang dan kelaparan -- semua hal yang ingin saya lakukan.
Çünkü Tanrı, savaşı ve açlığı durduracak -- bunlar benim de yapmak istediklerim.신은 전쟁과 기아를 멈추게 할 것이며 -- 제가 원하는 모든 것을 실현해주실 것입니다.
Çünkü Tanrı, savaşı ve açlığı durduracak -- bunlar benim de yapmak istediklerim.Mert Isten megállítja a háborút és éhezést, mindezt én is akarom.
Çünkü Tanrı, savaşı ve açlığı durduracak -- bunlar benim de yapmak istediklerim.Omdat God een eind maakt aan oorlog en honger -- al die dingen die ik wilde doen.
Çünkü Tanrı, savaşı ve açlığı durduracak -- bunlar benim de yapmak istediklerim.Parce que Dieu va arrêter les guerres et la famine tout ce que je voulais faire.
Çünkü Tanrı, savaşı ve açlığı durduracak -- bunlar benim de yapmak istediklerim.Pentru că Dumnezeu va opri războaiele si foametea - toate aceste lucruri pe care eu vroiam să le fac.
Çünkü Tanrı, savaşı ve açlığı durduracak -- bunlar benim de yapmak istediklerim.Ponieważ Bóg zamierza zatrzymać wojny i głód -- wszystkie te sprawy, które chciałam zrobić.
Çünkü Tanrı, savaşı ve açlığı durduracak -- bunlar benim de yapmak istediklerim."Porque Dios va a detener la guerra y el hambre" -- Todas las cosas que yo quería hacer.
Çünkü Tanrı, savaşı ve açlığı durduracak -- bunlar benim de yapmak istediklerim.Protože Bůh zastaví válku a hlad -- všechny tyto věci jsem chtěla dělat.
Çünkü Tanrı, savaşı ve açlığı durduracak -- bunlar benim de yapmak istediklerim.Vì Chúa Trời sẽ ngăn chặn chiến tranh và sự đói khát -- những điều mà tôi đã từng muốn làm.
Çünkü Tanrı, savaşı ve açlığı durduracak -- bunlar benim de yapmak istediklerim.Защото Бог ще спре войната и глада - всички тези неща, които исках да направя.
Çünkü Tanrı, savaşı ve açlığı durduracak -- bunlar benim de yapmak istediklerim.Потому что Бог остановит войны и прекратит голод - этого я хотела добиться.
Çünkü Tanrı, savaşı ve açlığı durduracak -- bunlar benim de yapmak istediklerim.כי אלוהים יפסיק את המלחמה ואת הרעב -- כל הדברים שרציתי לעשות.
Çünkü Tanrı, savaşı ve açlığı durduracak -- bunlar benim de yapmak istediklerim.لأن الإله سيقوم بإيقاف الحرب والجوع-- وهذه الأشياء أردت أن أفعلها.
Çünkü Tanrı, savaşı ve açlığı durduracak -- bunlar benim de yapmak istediklerim.戦争や飢餓を全て正してくれる」 「私は謙虚に従うだけ」
Daha geniş bir çerçevede ise müzikle ilgilenmeye fırsat bulamayan herkese bu zevki yaşatmak istedik.관심을 갖게 되었습니다. 남녀노소를 위해서죠. 대부분 사람들은 작곡기회가 없습니다
Daha geniş bir çerçevede ise müzikle ilgilenmeye fırsat bulamayan herkese bu zevki yaşatmak istedik.בראייה הרבה יותר רחבה, עבור כל מיני אנשים שאין להם בדרך כלל הזדמנות ליצור מוזיקה.
Daha geniş bir çerçevede ise müzikle ilgilenmeye fırsat bulamayan herkese bu zevki yaşatmak istedik.في سياق أوسع ، ولكل أنواع البشر الذين لا يملكون الفرصة لعمل الموسيقى
Daha geniş bir çerçevede ise müzikle ilgilenmeye fırsat bulamayan herkese bu zevki yaşatmak istedik.普段 音楽を作るチャンスなどないような人達に対して使うことに関心が湧いてきたわけです MITメディアラボにおいて我々が取り組んでいて
Darmadağın olmasını istedik ve zorlandığımız için mutluyum.Chtěli to mít chaotické a my jsme jim rádi vyhověli.
Darmadağın olmasını istedik ve zorlandığımız için mutluyum.De ville have det rodet, og det imødekom vi gerne.
Darmadağın olmasını istedik ve zorlandığımız için mutluyum.Doreau ca masinaria sa faca mizerie, si noi am fost fericiti sa le facem pe plac.
Darmadağın olmasını istedik ve zorlandığımız için mutluyum.Họ muốn nó lộn xộn, và chúng tôi vui vẻ làm theo
Darmadağın olmasını istedik ve zorlandığımız için mutluyum.Ils l'ont voulu en désordre, ce que nous avons fait avec plaisir.
Darmadağın olmasını istedik ve zorlandığımız için mutluyum.그들은 뭔가 지저분해지길 원했고, 우리 또한 그러길 바랬습니다.
Darmadağın olmasını istedik ve zorlandığımız için mutluyum.Mereka ingin mesin itu berantakan, jadi kami dengan senang menurutinya.
Darmadağın olmasını istedik ve zorlandığımız için mutluyum.Miało być brudno, na co chętnie przystaliśmy.
Darmadağın olmasını istedik ve zorlandığımız için mutluyum.Queriam uma coisa desarrumada e fizemos-lhes a vontade de bom grado.
Darmadağın olmasını istedik ve zorlandığımız için mutluyum.Querían desorden y nosotros estábamos encantados de complacerlos.
Darmadağın olmasını istedik ve zorlandığımız için mutluyum.Rendetlenséget akartak, és mi ezt örömmel teljesítettük.
Darmadağın olmasını istedik ve zorlandığımız için mutluyum.Sie wollten eine Sauerei, und die haben wir gern geliefert.
Darmadağın olmasını istedik ve zorlandığımız için mutluyum.Volevano sporcarsi, e siamo stati lieti di obbedire.
Darmadağın olmasını istedik ve zorlandığımız için mutluyum.Zij wilden het rommelig, en wij wilden hierin graag van dienst zijn.
Darmadağın olmasını istedik ve zorlandığımız için mutluyum.Το ήθελαν να είναι άνω-κάτω, κι εμείς είχαμε όλη τη διάθεση να το κάνουμε.