Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.فأردنا تسريع هذه العملية.
Bu yüzden işleyişi biraz hızlandırmak istedik.潜水艇で海面と行き来するアホらしい旅行をやめたかった
Bu yüzden kýrsal alanlara gidiyor... ve istediklerinizi alýp buraya getiriyorsunuz.(와지야 타윈 / 빅토리아 대학 원주민 연구소) 마실 물을 오염시키면서 살아나갈 수 있는 방법이 있을 리가 없죠.
Bu yüzden nasıl bir anlaşma yapmak istediklerini anlamalısınız. "'En çok kayrılan ülke maddesi' istiyoruz."따라서 그들이 어떤 거래를 원하는지 파악해야 합니다 최혜국 대우를 원한다면서
Bu yüzden nasıl bir anlaşma yapmak istediklerini anlamalısınız. "'En çok kayrılan ülke maddesi' istiyoruz."Więc musicie się dowiedzieć, jaki rodzaj umów ma was wiązać.
Bu yüzden nasıl bir anlaşma yapmak istediklerini anlamalısınız. "'En çok kayrılan ülke maddesi' istiyoruz."Ви повинні зрозуміти, які саме угоди вони хочуть мати.
Bu yüzden nasıl bir anlaşma yapmak istediklerini anlamalısınız. "'En çok kayrılan ülke maddesi' istiyoruz."لذا يجب عليك أن تعرف ما نوع الصفقات التي يريدونها. فمثلا قد ترغب الشركات في عقد يعطيها الأفضلية،
Bu yüzden nasıl bir anlaşma yapmak istediklerini anlamalısınız. "'En çok kayrılan ülke maddesi' istiyoruz.""最優遇条件を望む" "つまり他の会社より好条件の取引をしたい"
Çiftler nikâhsız evlilik mi yoksa evlilik kurumunda mı beraber yaşamak istediklerini seçebilirler.Ett par kan välja om de vill leva tillsammans i ett samboförhållande eller i ett äktenskap.
Çiftler nikâhsız evlilik mi yoksa evlilik kurumunda mı beraber yaşamak istediklerini seçebilirler.Los integrantes de las parejas pueden decidir si quieren vivir juntos como pareja de hecho o como matrimonio.
Çiftler nikâhsız evlilik mi yoksa evlilik kurumunda mı beraber yaşamak istediklerini seçebilirler.Pariskunta voi valita haluavatko he elää yhdessä avoliitossa vai avioliitossa.
Çiftler nikâhsız evlilik mi yoksa evlilik kurumunda mı beraber yaşamak istediklerini seçebilirler.Un couple peut choisir s'il souhaite vivre en union libre ou marié.
Çiftler nikâhsız evlilik mi yoksa evlilik kurumunda mı beraber yaşamak istediklerini seçebilirler.Семейная пара может выбрать варианта совместного проживания гражданский брак или официальный брак.
Çiftler nikâhsız evlilik mi yoksa evlilik kurumunda mı beraber yaşamak istediklerini seçebilirler.لقرينان بإمكانهم اختيار ما إذا كانا يرغبان بالعيش معاً بالتعايش أو بالزواج.
Çiftler nikâhsız evlilik mi yoksa evlilik kurumunda mı beraber yaşamak istediklerini seçebilirler.芬兰社会中的二人关系包括 同居关系或 婚姻关系。需要注意的是,二人关系可能对双方的权利与义务、财产与财产继承、儿童的护理、抚养及领养等事务产生影响。
Cisplatin adı verilen ilaca karşı nasıl direnç kazandığını çözmek istedik.난소암 세포가 시스플라틴이라는 약물에 저항력을 가지게 되는지 알아 내고 싶었습니다.
Cisplatin adı verilen ilaca karşı nasıl direnç kazandığını çözmek istedik.làm cách nào các tế bào ung thư cổ tử cung trở nên đề kháng với loại thuốc gọi là Cisplatin này.
Cisplatin adı verilen ilaca karşı nasıl direnç kazandığını çözmek istedik.איך התאים של סרטן השחלה נהיים עמידים לתרופה הזאת שנקראת ציספלטין.
Cisplatin adı verilen ilaca karşı nasıl direnç kazandığını çözmek istedik.كيف تكون هذه الخلايا السرطانية في المبيض خلايا مقاومة .للعلاج المسمّى بـ كيسبلاتين
Cisplatin adı verilen ilaca karşı nasıl direnç kazandığını çözmek istedik.解明したいと思いました もしそれが解明できれば
C kişisinin istediklerini, bunlar ne olursa olsun eşleştirmektir.C személy kívánságaival párosítsa, bármi is legyen az.
C kişisinin istediklerini, bunlar ne olursa olsun eşleştirmektir.무한의 장터를 만들기 위해 인터넷을 사용한다는 것입니다.
C kişisinin istediklerini, bunlar ne olursa olsun eşleştirmektir.היא שזה כמו שירותי היכרות באינטרנט בשביל כל מה שרוצים להיפטר ממנו.
C kişisinin istediklerini, bunlar ne olursa olsun eşleştirmektir.مع مايريده الشخص ب، اي ما يكون ذلك.
C kişisinin istediklerini, bunlar ne olursa olsun eşleştirmektir.二人がどこにいようと、取引は可能なのです 先週、こういったサイトの一つである
Çocuklar içine istedikleri sesleri kaydedebilirler.Dzieciaki mogą wgrać nowe dźwięki.
Çocuklar içine istedikleri sesleri kaydedebilirler.I ragazzi possono inserire nuovi suoni.
Çocuklar içine istedikleri sesleri kaydedebilirler.Kinder können neue Geräusche einbauen.
Çocuklar içine istedikleri sesleri kaydedebilirler.아이들도 쉽게 새로운 울음소리를 넣을 수 있죠.
Çocuklar içine istedikleri sesleri kaydedebilirler.Les enfants peuvent y mettre de nouveaux sons en quelques clics.
Çocuklar içine istedikleri sesleri kaydedebilirler.Los niños también, pueden poner nuevos sonidos.
Çocuklar içine istedikleri sesleri kaydedebilirler.Puștii pot să "drag and drop", să pună noi sunete.
Çocuklar içine istedikleri sesleri kaydedebilirler.Дети могут таскать их, закачивать новые звуки.
Çocuklar içine istedikleri sesleri kaydedebilirler.Децата просто може да го влачат, да го изпускат, да вкарат нови звуци.
Çocuklar içine istedikleri sesleri kaydedebilirler.ילרים יכולים פשוט לגרור ולהפיל, להכניס קולות חדשים.
Çocuklar içine istedikleri sesleri kaydedebilirler.باستخدام عمليتي السحب و الإفلات, يمكن للأطفال تحميل أصوات جديدة
Çocuklar içine istedikleri sesleri kaydedebilirler.実際 誰もがそういうことをやりたがります
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.Am fi putut sa plantam mult mai multi, dar nu am vrut pentru ca am vrut sa pastram numarul de joburi constant.
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.더 많이 심을 수야 있었지만 그렇지 않았습니다 그래야 일자리수를 유지할 수 있었기 때문입니다
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.Nie sadziliśmy więcej, aby utrzymać stałą liczbę miejsc pracy.
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.Sokkal többet is lehetett volna, de stabilizálni akartuk a munkahelyek számát.
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.יכולנו לשתול הרבה, הרבה יותר, אבל לא רצינו,
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.كان يمكننا أن نزرع المزيد، والمزيد أكثر ، ولكننا لم نرغب لأننا كنا بحاجة للحفاظ على عدد من الوظائف مستقرة.
Çok çok daha fazla dikebilirdik, ama istemedik; çünkü istihdamı istikrarlı tutmak istedik.長期の安定した労働を保持したかったからです。 ここで働くことになる住民を
Çok zor olmayacağını biliyorduk ve bunu yapan ilk kişiler olmayı istedik.저희는 꽤나 심각하게 될 거라 생각했기 때문에 이 문제에 맞서서 GPS 스푸핑으로부터
Çok zor olmayacağını biliyorduk ve bunu yapan ilk kişiler olmayı istedik.Wir wussten, dass das nicht so schwer sein kann.
Çok zor olmayacağını biliyorduk ve bunu yapan ilk kişiler olmayı istedik.ידענו שזה לא קשה מדי, ורצינו להיות הראשונים שיבנו מכשיר כזה
Çok zor olmayacağını biliyorduk ve bunu yapan ilk kişiler olmayı istedik.لقد علمنا بأنها لن تكون صعبة جدا ً وأردنا أن نكون أول من يبني هذا النوع من الأجهزة
Çok zor olmayacağını biliyorduk ve bunu yapan ilk kişiler olmayı istedik.最初に作った者になろうと思ったのです これができれば 問題に立ち向かうことができ
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.Asta pentru că, uneori, ei nu doreau doar să vadă ceva.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.Bởi vì, đôi khi, họ không nhìn gì cả.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.För ibland använder de inte ögonen.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.For nogle gange kigger de slet ikke.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.이유가 뭐냐면, 때론 전혀 보이지 않는 것도 있기 때문이죠.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.Perché a volte non cercano qualcosa di visivo.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.Pois, às vezes, eles nem sequer estão à procura.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.Pretože niekedy vlastne ani nehľadajú očami.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.Protože, upřímně, někdy nechtěli zrovna vidět.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.Sillä joskus kyse ei ole näyttämisestä.
Çünkü istedikleri bazen bir şeye bakmak değildi.To pa zato, ker včasih sploh ne iščejo.