Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Chciałem dać ludziom z plemion głos.
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Chtěl jsem dát domorodým lidem hlas.
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.És a másik dolog: hangot akartam adni az őslakos embereknek.
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.제가 이런일을 하는 가장 큰 동기는
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Questo era uno degli elementi importanti di motivazione.
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.Я хотел дать коренным народам право голоса.
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.רציתי לתת לילידים קול.
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.أريد ان اعطي السكان الاصلين صوتاً
Bu insanların sesini duyurmalarını istedik.それは 一つの大きな原動力になりました
Bu kişileri ortaya çıkararak sahip oldukları bilgi ve yeteneklerin evrensel olduğunu göstermek istedik.Ci ludzie powinni wyjść do społeczeństwa i pokazać, że ich wiedza i umiejętności są uniwersalne.
Bu kişileri ortaya çıkararak sahip oldukları bilgi ve yeteneklerin evrensel olduğunu göstermek istedik.그리고 우리는 이 사람들이야말로 중심세계로 와서 그들의 지식과 기술들이 얼마나 보편적인지를 보여줘야 한다고 생각했답니다
Bu kişileri ortaya çıkararak sahip oldukları bilgi ve yeteneklerin evrensel olduğunu göstermek istedik.Ми подумали, що до цих людей слід привернути увагу загалу і показати, що їх знання та вміння універсальні.
Bu kişileri ortaya çıkararak sahip oldukları bilgi ve yeteneklerin evrensel olduğunu göstermek istedik.וחשבנו שרצוי שהאנשים האלו יבואו לידיעת הציבור ויראו כי הידע והכישורים שלהם הם אוניברסליים.
Bu kişileri ortaya çıkararak sahip oldukları bilgi ve yeteneklerin evrensel olduğunu göstermek istedik.ورأينا بأن هؤلاء الناس يجب أن يوضعوا في صلب التيار ونبين بأن المعرفة والمهارات التي يمتلكونها عالمية
Bu kişileri ortaya çıkararak sahip oldukları bilgi ve yeteneklerin evrensel olduğunu göstermek istedik.我哋認為我哋要畀呢啲人 喺我哋主流社會裏邊 證明佢哋擁有嘅知識同技能 係全世界都需要嘅
Bu kişileri ortaya çıkararak sahip oldukları bilgi ve yeteneklerin evrensel olduğunu göstermek istedik.自らの知識や能力の普遍性を 示さねばなりません そうした知識や能力は
Bu kuruma istedikleri ismi verebilirler.Nazvou ji, jakkoli chtějí.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.Chcieliśmy zbudować robota, który potrafiłby się wspinać.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.Così, ispirati da ciò, abbiamo voluto costruire un robot, che può arrampicarsi su un ambiente scosceso.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.Daardoor geïnspireerd wilden we een robot maken die een klif met allerlei structuren kan beklimmen.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.Deci, inspiraţi de asta am vrut să construim un robot care se poate căţăra într-un mediu ca o stâncă.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.Được truyền cảm hứng từ đó, chúng tôi muốn chế tạo một robot có thể trèo trên địa hình có cấu trúc vách đứng.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.Ez adta az ötletet egy olyan robot építéséhez, ami képes átmászni egy tagolt, sziklás terepen.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.그래서 거기서 힌트를 얻어 절벽을 오를 수 있는 로봇을 개발했습니다.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.Takže inšpirovaní týmto sme chceli postaviť robota, ktorý by dokázal vyliezť na členité útesy.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.Так что, вдохновленные этим, мы захотели построить робота, который может передвигаться по холмистой местности.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.אז בהשראת מגבלה זו רצינו לבנות רובוט שמסוגל לטפס בסביבה של צוקים מובנים.
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.ومن هذا إستوحيت فكرة بناء هذا الرجل الآلي حيث يمكنه تسلق بيئة المنحدرات
Bundan esinlenerek, yapısal kayalıklara tırmanabilen bir robot yapmak istedik.よじ登れるロボットを作りたいと思いました それがこのCLIMBeRです
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.3家族分の収入をも、もたらします。
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.Annyi fát termeszthetnek, amennyit csak akarnak.
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.Dan mereka mulai mendapat hasil dari pepohonan sebanyak yang mereka inginkan
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.E elas podem começar a produzir a partir das árvores, tantas quantas quiserem.
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.En ze kunnen zoveel van de bomen gebruiken als ze willen.
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.Et ils peuvent démarrer une production à partir d'autant d'arbres qu'ils le désirent.
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.그리고 원하는 만큼 나무 열매를 채취할 수 있게 됩니다
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.Si incep sa produca din copaci atata cat doresc.
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.Takto mohou dle libosti se stromy nakládat.
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.Te drzewa dostarczają tyle, ile ludziom potrzeba.
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar. Üç aileye yetecek kadar gelirleri oluyor.E possono incominciare ad ottenere dagli alberi una rendita sufficiente a mantenere tre famiglie
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.Und sie können von den Bäumen soviel produzieren wie sie wollen.
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.Và họ có thể bắt đầu khai thác gỗ tùy ý.
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.Y pueden empezar a producir de los árboles tanto como quieran.
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.И они могут начать зарабатывать себе на жизнь от этих деревьев столько, сколько им заблагорассудится.
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.Могат да започнат да произвеждат от дърветата колкото си искат.
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.והם יכולים לבנות בית, יש להם מעט עץ להסקה ולבישול.
Bundan sonra ağaçlardan istedikleri kadar ürün elde edebiliyorlar.ويمكن أن يبدأو في الإنتاج من الأشجار وكما يحلو لهم.
Bunları haritalamak istedik.Am vrut să încerc si harta de acestea.
Bunları haritalamak istedik. Bunun için de doğal ortam gereksinimlerini haritaladık.Queríamos intentar averiguar todo esto y lo que hicimos fue investigar sus necesidades vitales.
Bunları haritalamak istedik. Bunun için de doğal ortam gereksinimlerini haritaladık.Và để làm được điều này chúng tôi cần đánh dấu nơi ở của họ.
Bunları haritalamak istedik.Chcieliśmy spróbować stworzyć mapę tych gatunków.
Bunları haritalamak istedik.우리는 그들의 삶에 어떠한 서식지가
Bunları haritalamak istedik.Nous voulions cartographier cela.
Bunları haritalamak istedik.Volevamo cercare di creare una mappa su di loro.
Bunları haritalamak istedik.We wilden proberen dit in kaart te brengen.
Bunları haritalamak istedik.Wir wollten diese auf einer Karte eintragen.
Bunları haritalamak istedik.Θέλαμε να προσπαθήσουμε να τα απεικονίσουμε στο χάρτη.
Bunları haritalamak istedik.Искахме да опитаме да картографираме всичко това.
Bunları haritalamak istedik.Мы хотели попытаться показать это на карте.
Bunları haritalamak istedik.רצינו לנסות ולמפות את כל אלה. ולשם כך מה שעשינו