Bizim bilmemiz gereken şey, benim onlara istedikleri borçları vermek istemem.Y a mi me gustaría prestarles el dinero.
Bizim bilmemiz gereken şey, benim onlara istedikleri borçları vermek istemem.しかし、ここに問題があります。
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.Am vrut să ştim dacă ce se face e eficient.
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.Chcieliśmy wiedzieć czy jesteśmy skuteczni.
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.Chtěli jsme vědět, jestli to, co děláme, je účinné.
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.Chúng tôi muốn biết liệu những gì đang được làm có hiệu quả.
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.Kami ingin tahu apakah hal ini efektif.
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.우리는 어떠한 일이 벌어졌고, 어떠한 효과가 있었는지 궁금했습니다.
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.Nous voulions savoir si ce qui est fait est efficace.
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.Queríamos saber se o que estava a ser feito é eficaz.
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.Queríamos saber si lo que se hace es efectivo.
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.Vi ville vide om det der bliver gjort er effektivt.
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.Volevamo vedere se quello che stavamo facendo era utile.
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.We wilden weten of wat we doen, effectief is.
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.Wir wollten wissen, ob das, was getan wird, Wirkung zeigt.
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.Искахме да знаем дали това, което се прави, е ефективно.
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.Нам необходимо убедиться, что проделанная работа приносит плоды.
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.רצינו לבדוק את היעילות של מה שבוצע.
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.وأردنا أن نعلم إن كانت تلك المقاربة تعمل بفعالية
Biz yapılmakta olan şeylerin etkili olup olmadığını bilmek istedik.そしてこれが結果です
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.Chúng ta mơ về điều này cả trăm năm rồi.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.Hemos querido tenerlos desde hace unos 100 años.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.Kita sudah ingin mewujudkannya selama 100 tahun.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.우리는 수백 년에 걸쳐 이것을 만들고 싶어했습니다.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.Már vagy száz éve meg akarjuk alkotni.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.Ne-am dorit să le creăm de mai bine de o sută de ani.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.Nous avons voulu en piloter depuis une centaine d'années.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.Próbujemy je zbudować od mniej wiecej stu lat
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.Sono cent'anni che vogliamo crearle.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.Temos querido fazê-los há cerca de 100 anos.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.Usilujeme o ně už alespoň sto let.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.We willen dit al ongeveer honderd jaar bereiken.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.Wir wollen sie schon seit etwa einhundert Jahren.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.Προσπαθούμε να το κατορθώσουμε για περίπου εκατό χρόνια.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.Добру сотню років ми хотіли створити такий автомобіль.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.Мы хотим их сделать уже около сотни лет.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.Ние искахме да направим това в продължение на около сто години.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.רצינו לעשות את זה במשך מאה שנים בערך.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.أردنا القيام بذلك لأكثر من مئة عام.
Biz yüz yıldır, bunu yapmak istedik.そして技術的にある程度の成果を残した
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.Am vrut să facem o mașină care să fie o ruptură completă cu trecutul pentru BMW.
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.기존의 BMW와는 다른 차를 만들고 싶었습니다.
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.Chceli sme spraviť auto, ktoré bolo pre BMW úplným krokom do prázdna.
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.Chcieliśmy wykonać samochód, który był kompletnym założeniem wiary dla BMW,
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.Egy olyan autót akartunk csinálni, ami a BMW-nek egy teljes hitbeli ugrás.
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.Nous voulions faire une voiture qui soit un acte de foi complet pour BMW.
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.Queríamos fazer um carro que fosse um ato total de fé para a BMW.
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.Queríamos hacer un coche que fuese un completo acto de fe para BMW.
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.Volevamo fare una macchina che fosse un completo atto di fede per BMW.
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.We wilden een auto maken die een volledige stap in het duister was voor BMW.
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.Wir wollten ein Auto machen, das ein vollkommenes Glaubensbekenntnis für BMW sein würde.
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.Искахме да направим кола, за която ни бе оказано пълно доверие от BMW.
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.Нам хотелось создать автомобиль, который был бы настоящим прыжком веры для БМВ.
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.רצינו ליצור מכונית שהיא קפיצת אמונה לBMW.
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.أردنا أن نصنع سيارة تكون طفرة نوعية في مسيرة بي أم دبليو.
BMW için tam bir inanç sıçraması olacak bir araba yapmak istedik.そしてこれまでのやり方とは無縁の チームを作り出したかった
Böylece ona istediklerini getirdiler.Also brachten sie ihm, was er verlangte.
Böylece ona istediklerini getirdiler.Așa că l-au lăsat.
Böylece ona istediklerini getirdiler.E eles trouxeram-lhe as coisas.
Böylece ona istediklerini getirdiler.Hoztak neki mindent.