Benim istediklerimden mi?Hetzelfde als ik ?
Benim istediklerimden mi?- Lo mismo que a mí.
Benim istediklerimden mi?To samé co já?
Benim istediklerimden mi?Το ίδιο με εμένα ;
Benim istediklerimden mi?Същото, което и аз ли?
Benim istediklerimden mi?Того же, чего и я.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.Hanno chiesto di incontrarmi. Volevano incontrarmi.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.Họ xin được gặp mặt. Họ muốn gặp tôi.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.Ils voulaient me rencontrer.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.제게 만나기를 청하더군요. 저를 만나고 싶어했습니다.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.M-au rugat să ne întâlnim. Doreau să se întâlnească cu mine.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.Me pidieron que nos reuniéramos. Querían reunirse conmigo.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.Mereka ingin kami bertemu. Mereka ingin bertemu dengan saya.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.Pediram-me para se encontrarem comigo. Queriam reunir-se comigo.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.Poprosili o spotkanie.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.Požádali mě o schůzku. Chtěli se se mnou sejít.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.Sie baten um ein Treffen, ein Gespräch.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.Találkozót kértek. Találkozni akartak velem.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.Ze vroegen om een ontmoeting.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.Μου ζήτησαν να συναντηθούμε. Ήθελαν να με συναντήσουν.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.Вони попросили про зустріч. Хотіли зустрітися зі мною.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.Они попросили о встрече. Они хотели встретиться со мной.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.Помолиха ме за среща. Наистина искаха да се видят с мен.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.הם ביקשו להיפגש. הם רצו להיפגש איתי.
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.كان يرغبون بلقائي
Benimle görüşmek istediklerini söylediler.ムハンマド・アスリ氏 とミュラド・アリヤン氏
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Acum, eu vreau să vorbesc despre găurile negre supermasive.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Agora quero falar dos buracos negros supermaciços.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Ahora, quiero hablarles sobre los agujeros negros supermasivos.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Bây giờ, tôi muốn nói về những lỗ đen siêu lớn.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Dan sekarang yang saya ingin bicarakan adalah lubang hitam supermasif.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Já chci ale hovořit o supermasivních černých dírách.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.네, 이제부터는 초거대 블랙홀에 대해 이야기하겠습니다.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Maintenant, je vais parler des trous noirs supermassifs.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Vad jag vill prata om nu är de supermassiva svarta hålen.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Waar ik het dus over wil hebben zijn de superzware zwarte gaten.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Τώρα, το θέμα που θέλω να σας μιλήσω είναι οι υπερμεγέθεις μαύρες τρύπες.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.А онова, за което искам да говоря, са супермасивните черни дупки.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.А теперь я хочу поговорить о сверхмассивных чёрных дырах.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.Зараз я б хотіла поговорити про надмасивні чорні діри.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.וכעת, הייתי רוצה לדבר על חורים שחורים על-מסיביים.
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.و الآن ما أود الحديث عنه هو الثقوب السوداء فائقة الكتلة
Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.超大質量ブラックホールは銀河の中心にあると考えられています
Berkeley'den olan iş arkadaşım Dana Carney ile yapana kadar taklit edilip edilemeyeceğini öğrenmek istedik.제 공동 연구원인 버클리대학의 데이나 카니는 실제로 그렇게 될때까지 흉내를 낼수 있을까 궁금했어요.
Berkeley'den olan iş arkadaşım Dana Carney ile yapana kadar taklit edilip edilemeyeceğini öğrenmek istedik.Я и моя коллега Дана Карни из Беркли очень захотели узнать: можно ли притворяться, пока не получится?
Berkeley'den olan iş arkadaşım Dana Carney ile yapana kadar taklit edilip edilemeyeceğini öğrenmek istedik.שותפתי הקרובה לעבודה, דנה קרני, מברקלי, ואנוכי, רצינו לדעת אם אפשר לזייף עד שמצליחים.
Berkeley'den olan iş arkadaşım Dana Carney ile yapana kadar taklit edilip edilemeyeceğini öğrenmek istedik.フリをしているうちに できるようになる ものなのか知りたいと思いました しばらくの間 見かけを繕っていたら
Bildiğimiz şey, insanların istedikleri yerden istedikleri zaman, istedikleri şekilde çalışabilecekleri.우리는 사람들이 원하는 곳에서 원할 때마다, 원하는 식으로 일할 것을 압니다.
Bildiğimiz şey, insanların istedikleri yerden istedikleri zaman, istedikleri şekilde çalışabilecekleri.On sait qu'on travaillera de n'importe où, quand on veut et à notre manière.
Bildiğimiz şey, insanların istedikleri yerden istedikleri zaman, istedikleri şekilde çalışabilecekleri.Sabemos que as pessoas vão trabalhar a partir de onde quiserem, quando quiserem, da maneira como quiserem.
Bildiğimiz şey, insanların istedikleri yerden istedikleri zaman, istedikleri şekilde çalışabilecekleri.Sabemos que la gente trabajará desde donde quiera, cuando quiera, en lo que quiera.
Bildiğimiz şey, insanların istedikleri yerden istedikleri zaman, istedikleri şekilde çalışabilecekleri.Sappiamo che le persone lavoreranno dove, quando e come vorranno.
Bildiğimiz şey, insanların istedikleri yerden istedikleri zaman, istedikleri şekilde çalışabilecekleri.Știm că lumea va munci de oriunde dorește, oricând dorește, în orice fel dorește.
Bildiğimiz şey, insanların istedikleri yerden istedikleri zaman, istedikleri şekilde çalışabilecekleri.Tiedämme, että tulemme tekemään töitä mistä haluamme, milloin haluamme, miten ikinä haluamme.
Bildiğimiz şey, insanların istedikleri yerden istedikleri zaman, istedikleri şekilde çalışabilecekleri.Víme, že lidé budou moci pracovat odkudkoliv, kdykoliv a jakýmkoliv způsobem.
Bildiğimiz şey, insanların istedikleri yerden istedikleri zaman, istedikleri şekilde çalışabilecekleri.We weten dat mensen zullen werken waar ze willen, wanneer ze willen, in de baan van hun keuze..
Bildiğimiz şey, insanların istedikleri yerden istedikleri zaman, istedikleri şekilde çalışabilecekleri.Wiemy, że ludzie będą mogli pracować wszędzie, o każdej porze, w dowolny sposób.
Bildiğimiz şey, insanların istedikleri yerden istedikleri zaman, istedikleri şekilde çalışabilecekleri.Wir wissen, dass Menschen von überall werden arbeiten können, wann sie wollen, was sie wollen.
Bildiğimiz şey, insanların istedikleri yerden istedikleri zaman, istedikleri şekilde çalışabilecekleri.Ξέρουμε ότι οι άνθρωποι θα εργάζονται από όπου θέλουν, όποτε θέλουν, με όποιον τρόπο θέλουν.
Bildiğimiz şey, insanların istedikleri yerden istedikleri zaman, istedikleri şekilde çalışabilecekleri.Знаем, че хората ще могат да работят от всяка точка на света, когато си поискат и както им харесва.