Aslında bütün bu örnekler ileride yapmak istediklerimizin bir prototipi niteliğindedir.אז מה שזה באמת אומר זה שהמבנה שלנו עכשיו מכיל את התוכניות של מה שהוא אמור לבנות.
Aslında bütün bu örnekler ileride yapmak istediklerimizin bir prototipi niteliğindedir.وهكذا ما يعنيه هذا حقا هو أن بنياتنا الآن تتوفر على مخططات ما نريد بناءه.
Aslında bütün bu örnekler ileride yapmak istediklerimizin bir prototipi niteliğindedir.この構造物には 今や私たちが作りたい物の 設計図が含まれているということです 作り上げられるべき物の全ての情報が組み込まれているのです
Aslında, insanlara bunu sorsaydınız... ...daha hızlı bir at ya da 6 ayaklı bir at istediklerini söylerlerdi.만약 사람들에게 뭘 원하는지 물어봤다면 빨리 달리는 말, 다리 여섯 개 달린 말이라고 했을 겁니다
Aslında, insanlara bunu sorsaydınız... ...daha hızlı bir at ya da 6 ayaklı bir at istediklerini söylerlerdi.في الواقع، لو كنت سألت الناس عن رغبتهم لقالوا حصان أسرع أو حصان بستة أقدام.
Aslında, insanlara bunu sorsaydınız... ...daha hızlı bir at ya da 6 ayaklı bir at istediklerini söylerlerdi."だから新商品はオフィスにこもって作るべきだ"
Aslında istedikleri, varlıklarını bu tayf çizgileri aracılığıyla, yıldızın tayfı aracılığıyla işaret etmek.Chcą zasygnalizować swoją obecność poprzez linie widma w widmie gwiazdowym, na różne sposoby.
Aslında istedikleri, varlıklarını bu tayf çizgileri aracılığıyla, yıldızın tayfı aracılığıyla işaret etmek.그들은 실제로 이 항성의 스펙트럼안의 스펙트럼선을 통해 그들 자신의 존재를 알리고 싶어합니다.
Aslında istedikleri, varlıklarını bu tayf çizgileri aracılığıyla, yıldızın tayfı aracılığıyla işaret etmek.Да, они действительно могут сообщать о своем существовании именно через линии в спектре звезды.
Aslında istedikleri, varlıklarını bu tayf çizgileri aracılığıyla, yıldızın tayfı aracılığıyla işaret etmek.הם בעצם רוצים לאותת על נוכחותם באמצעות הקוים המיוחדים הללו, בספקטרום של כוכב, בדרכים שונות.
Aslında istedikleri, varlıklarını bu tayf çizgileri aracılığıyla, yıldızın tayfı aracılığıyla işaret etmek.هم حقيقتًا اردوا الإشارة إلى وجودهم من خلال هذه الخطوط الطيفية, في طيف النجم, من خلال طرق متعددة.
Aslında istedikleri, varlıklarını bu tayf çizgileri aracılığıyla, yıldızın tayfı aracılığıyla işaret etmek.彼ら自身の存在を 発信したがっているのです 他の方法を使うかもしれない
Aslında o --Tanrım, düşündüğümden daha fazla tutulup kalıyorum, demek istediklerimi söyleyemiyorum.Doamne, mi se pune un nod în gât mai mult decât am crezut.
Aslında o --Tanrım, düşündüğümden daha fazla tutulup kalıyorum, demek istediklerimi söyleyemiyorum.È un'espressione di -- mio Dio, il groppo in gola mi sta completamente soffocando, più di quanto pensassi.
Aslında o --Tanrım, düşündüğümden daha fazla tutulup kalıyorum, demek istediklerimi söyleyemiyorum.Це вияв, здається, я хвилююся більше, ніж уявляла.
Astronomik ölçekte bu cidden küçük bir karadelik. Benim söz etmek istediklerimse, süperkütleli karadelikler.W skali astronomicznej, to jest bardzo mała czarna dziura.
Aynı zamanda, yolculuk etmek istediklerinde de onları uzak yerlere götürebilen uçan makinelere biniyorlar.Ak keď chcú cestovať, použijú lietajúce stroje, aby ich dopravili do vzdialených miest.
Aynı zamanda, yolculuk etmek istediklerinde de onları uzak yerlere götürebilen uçan makinelere biniyorlar.E addirittura, quando vogliono viaggiare, usano macchine volanti che possono portarli in destinazioni remote.
Aynı zamanda, yolculuk etmek istediklerinde de onları uzak yerlere götürebilen uçan makinelere biniyorlar.En als ze willen reizen, gebruiken ze vliegmachines die hen naar verre bestemmingen brengen.
Aynı zamanda, yolculuk etmek istediklerinde de onları uzak yerlere götürebilen uçan makinelere biniyorlar.És amikor utazni akarnak, repülőgépeket használnak, amik távoli helyekre viszik őket.
Aynı zamanda, yolculuk etmek istediklerinde de onları uzak yerlere götürebilen uçan makinelere biniyorlar.E também, quando querem viajar, usam máquinas voadoras que podem levá-las para destinos distantes.
Aynı zamanda, yolculuk etmek istediklerinde de onları uzak yerlere götürebilen uçan makinelere biniyorlar.In prav tako, ko hočejo potovati, uporabljajo naprave za letenje ki jih lahko odpeljejo na oddaljene kraje.
Aynı zamanda, yolculuk etmek istediklerinde de onları uzak yerlere götürebilen uçan makinelere biniyorlar.사람들이 여행을 하고 싶을 때, 목적지로 데려다 줄 수 있는 날아다니는 기계를 사용하기도 합니다.
Aynı zamanda, yolculuk etmek istediklerinde de onları uzak yerlere götürebilen uçan makinelere biniyorlar.Lidé také, když chtějí cestovat, používají létající stroje, které je umí dostat do vzdálených destinací.
Aynı zamanda, yolculuk etmek istediklerinde de onları uzak yerlere götürebilen uçan makinelere biniyorlar.Och de använder också, när de vill resa, använder de flygmaskiner som tar dem till avlägsna destinationer.
Aynı zamanda, yolculuk etmek istediklerinde de onları uzak yerlere götürebilen uçan makinelere biniyorlar.Og når folk vil rejse, bruger de flyvemaskiner som kan bringe dem til fjerne destinationer.
Aynı zamanda, yolculuk etmek istediklerinde de onları uzak yerlere götürebilen uçan makinelere biniyorlar.Și ei, când vor să călătorească, folosesc mașini zburătoare care-i pot duce în destinații îndepărtate.
Aynı zamanda, yolculuk etmek istediklerinde de onları uzak yerlere götürebilen uçan makinelere biniyorlar.Và họ cũng vậy, khi họ muốn di chuyển, họ sử dụng những chiếc máy "bay" mà có thể đưa họ đến những nơi xa xôi.
Aynı zamanda, yolculuk etmek istediklerinde de onları uzak yerlere götürebilen uçan makinelere biniyorlar.Y además, cuando quieren viajar, usan máquinas voladoras que los llevan a destinos remotos.
Aynı zamanda, yolculuk etmek istediklerinde de onları uzak yerlere götürebilen uçan makinelere biniyorlar.והם גם, כאשר הם רוצים לטייל, הם משתמשים במכונות מעופפות שיכולות לקחת אותם ליעדים רחוקים.
Aynı zamanda, yolculuk etmek istediklerinde de onları uzak yerlere götürebilen uçan makinelere biniyorlar.空を飛ぶ機械を使って 遠くに行くことができます でもまだ 世界では大勢の人々が
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Aber gleichzeitig wollen wir die Studie allen Menschen zugänglich machen.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Daarbij wilden we dit onderzoek openstellen voor iedereen.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Dodatkowo chcieliśmy udostępnić nasze badania każdemu na świecie.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.În plus, dorim să deschidem acest studiu oricui din întreaga lume.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.그러나 추가로, 우리는 전세계의 누구에게나 이 연구의 문을 열기를 원합니다.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Ma in più abbiamo voluto aprire questo studio a chiunque nel mondo.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Mais en plus de ça, on voulait ouvrir cette étude a tout le monde sur la planète.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Pero además, queremos abrir este estudio a cualquier persona alrededor del mundo.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Tapi sebagai tambahan kami ingin membuka studi ini pada semua orang di seluruh dunia.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Но в допълнение, искахме да направим това изследване достъпно за всеки в света.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.Но кроме того мы хотим, чтобы этот проект был доступен для всех, в любом уголке земного шара.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.אבל בנוסף, רצינו לפתוח את המחקר הזה לכל האנשים.
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.ولكن إضافة إلي ذلك، أردنا أن نفتح المشاركة للجميع من كل أنحاء العالم،
Ayrıca, bu araştırmayı dünyadaki herkese açık hale getirmek istedik.大規模な科学プロジェクトに 参加したいと思っても ヒトゲノム計画や
Ayrıca insanların vücuduna bir şeyler sokabilirsiniz. Onlar yüzüp gitmek istedikleri yere gidecekler.Man könnte auch Nanotechnologie in die Blutbahn bringen, die sich ans Ziel bewegen,
"Babam insanlarýn ne duymak, ne görmek istediklerini... ...bir hayvanýn avýný sezdiđi gibi sezebiliyordu.". " could divines smell like an animal's prey " .And I've bait placed in front of the hunt "
Bak, bu ülkeye sahip olan bir sınıf var. Onlar istediklerini yapıyorlar.Dieses Land wird von reichen Besitzern kontrolliert, die machen können, was sie wollen.
Bak, bu ülkeye sahip olan bir sınıf var. Onlar istediklerini yapıyorlar.E' solo,senti,questo paese è della classe proprietaria, fanno abbastanza quello che vogliono.
Bak, bu ülkeye sahip olan bir sınıf var. Onlar istediklerini yapıyorlar.Тази страна се владее от собственическата класа и те в голяма степен правят каквото си поискат.
Bakteriyel kromozomun tamamını oluşturmak istedik.Am vrut să construim întregul cromozom al unei bacterii.
Bakteriyel kromozomun tamamını oluşturmak istedik.Chcieliśmy zbudować pełny chromosom bakterii.
Bakteriyel kromozomun tamamını oluşturmak istedik.Halusimme rakentaa kokonaisen bakteerin kromosomin.
Bakteriyel kromozomun tamamını oluşturmak istedik.Kami ingin membuat seluruh kromosom bakteri.
Bakteriyel kromozomun tamamını oluşturmak istedik.우리는 박테리아 염색체 전체를 다 만들고 싶었습니다.
Bakteriyel kromozomun tamamını oluşturmak istedik.Meg akartuk építeni a teljes baktériumkromoszómát.
Bakteriyel kromozomun tamamını oluşturmak istedik.Nous voulions créer un chromosome de bactérie entier.
Bakteriyel kromozomun tamamını oluşturmak istedik.Queríamos construir el cromosoma bacteriano entero.
Bakteriyel kromozomun tamamını oluşturmak istedik.Quisemos construir todo o cromossoma bacteriano.
Bakteriyel kromozomun tamamını oluşturmak istedik.Volevamo costruire l'intero cromosoma del batterio.