Ana içeriğe geç
Sözlük

istediği gibi ile cümle

istediği gibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
6
HECE
10
ORT. KELİME
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.(24:23) И поклялся Давид Саулу. И пошел Саул в дом свой, Давид же и люди его взошли в место укрепленное.
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.A Dávid prisahal Saulovi. Potom odišiel Saul do svojho domu, a Dávid a jeho mužovia odišli hore do pevnosti.
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.David a jurat lui Saul. Apoi Saul a plecat acasă, iar David şi oamenii lui s'au suit în locul întărit.
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.David se lo juró a Saúl, y Saúl regresó a su casa. Entonces David y sus hombres subieron a la fortaleza
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.Então jurou Davi a Saul. E foi Saul para sua casa, mas Davi e os seus homens subiram ao lugar forte.
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.In David priseže Savlu. Tedaj odide Savel domov, David in možje njegovi pa se spravijo gori v trdnjavo.
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.다윗이 사울에게 맹세하매 사울은 집으로 돌아가고 다윗과 그의 사람들은 요새로 올라가니라
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.Und David schwur Saul. Da zog Saul heim; David aber mit seinen Männern machte sich hinauf auf die Berghöhe.
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.И Давид се закле на Саула. Тогава Саул си отиде у дома си, а Давид и мъжете му се изкачиха на твърдото място.
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.וישבע דוד לשאול וילך שאול אל ביתו ודוד ואנשיו עלו על המצודה׃
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.فحلف داود لشاول. ثم ذهب شاول الى بيته واما داود ورجاله فصعدوا الى الحصن
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.於 是 大 衛 向 掃 羅 起 誓 、 掃 羅 就 回 家 去 . 大 衛 和 跟 隨 他 的 人 、 上 山 寨 去 了
Davut Saul'un istediği gibi ant içti. Sonra Saul evine döndü. Davut'la adamları da sığınağa gittiler.於是 大衛向 掃羅 起誓 、 掃羅 就 回家 去 . 大衛 和 跟隨 他 的 人 、 上 山寨 去了
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.A giudicare dalle apparenze per John stava andando tutto a gonfie vele.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Allem äußeren Anschein nach hatte John alles Glück auf seiner Seite.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Dari penampilan luar, John memiliki segala yang dia inginkan.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Het leek alsof John alles mee had.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.겉으로 보기에, 존은 모든 것을 다 가진 것처럼 보였습니다.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Minden külső szemszögből nézve megvolt mindene Johnnak.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Navenek se zdálo, že se Johnovi vše dařilo.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Patrząc z zewnątrz John'owi wszystko idealnie się układało.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Pri pohľade z vonku Johnovi všetko vychádzalo.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Segundo todas as aparências exteriores, o John tinha tudo a seu favor.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Till synes var allt bra i Johns liv.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Ud fra alt, hvad man kunne se, kørte alt bare for John.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Văzut din afară John avea totul.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Visto desde fuera, John tenía todo a su favor.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Vu de l'extérieur, tout allait pour le mieux dans la vie de John.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Xét từ bề ngoài mọi việc của John đều tiến triển tốt đẹp.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Κατά τα φαινόμενα, όλα πήγαιναν καλά για τον Τζον.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Внешне казалось, что жизнь Джона складывается замечательно.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Ззовні здавалося, що Джон усе має в житті.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.Погледнато отвън, на Джон всичко му вървеше.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.מכל בחינה חיצונית ג'ון הצליח בכל התחומים בחייו.
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.من جميع المظاهر الخارجية, بدى جون كأن كا شيء يمضي لصالحه
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.ジョンは万事順調でした 彼はちょうど
Dışarıdan göründüğü kadarıyla, her şey John'un istediği gibi gidiyordu.從所有表面來看, John事事都很順利。
Eşyaları istediği gibi yerleştirdi.A cumparat multa mobila precum a dorit.
Eşyaları istediği gibi yerleştirdi.Dia membawa masuk banyak perabot sesuka dia.
Eşyaları istediği gibi yerleştirdi.Elle a apporté beaucoup d'affaires comme elle voulait.
Eşyaları istediği gibi yerleştirdi.Umeblowała sobie pokój jak jej się podoba.
Eşyaları istediği gibi yerleştirdi.Έφερε πολλά έπιπλα όπως την ευχαριστεί.
Eşyaları istediği gibi yerleştirdi.Она поставила мебель, как хочет
Herşeyi canı istediği gibi yapar.Dia melakukan sesuatu sesuka hati.
Herşeyi canı istediği gibi yapar.Elle fait tout comme il lui plait.
Herşeyi canı istediği gibi yapar.Face to cum vrea.
Herşeyi canı istediği gibi yapar.Robi co jej się podoba.
Herşeyi canı istediği gibi yapar.Κάνει όπως την ευχαριστεί.
İşletmesi artık istediği gibi fiyatları arttırabilecek güce sahip çünkü rekabet edeceği başka kimse yok.Nagle nie ma motywacji by wprowadzać innowacje.
İşletmesi artık istediği gibi fiyatları arttırabilecek güce sahip çünkü rekabet edeceği başka kimse yok.Pak už ale nemá potřebu tolik inovovat (přicházet s nápady).
Oh anlıyorum. Onun istediği gibi olacak.Oh, verstehe.
Oh anlıyorum. Onun istediği gibi olacak.Oh, verstehe.
"Ok"u atıyorum çünkü can sıkıcı. Ah! Birinin kutsal ismini nasıl canın istediği gibi söylersin?Je vais enlever le "OK" parce que c'est chiant.
Önderlerini istediği gibi eğitsin, İleri gelenlerine akıl versin diye.(104:22) чтобы он наставлял вельмож его по своей душе и старейшин его учил мудрости.
Önderlerini istediği gibi eğitsin, İleri gelenlerine akıl versin diye.aby pútal jeho kniežatá podľa svojej vôle a jeho starcov vyučoval múdrosti.
Önderlerini istediği gibi eğitsin, İleri gelenlerine akıl versin diye.Aby vládl i knížaty jeho podlé své líbosti, a starce jeho vyučoval moudrosti.
Önderlerini istediği gibi eğitsin, İleri gelenlerine akıl versin diye.Aby władał i książętami jego według zdania duszy swojej, i starców jego mądrości nauczał.
Önderlerini istediği gibi eğitsin, İleri gelenlerine akıl versin diye.Afin qu`il pût à son gré enchaîner ses princes, Et qu`il enseignât la sagesse à ses anciens.
Önderlerini istediği gibi eğitsin, İleri gelenlerine akıl versin diye.ca să lege după plac pe domnitorii lui, şi să înveţe pe bătrînii lui înţelepciunea.
Önderlerini istediği gibi eğitsin, İleri gelenlerine akıl versin diye.da bi zvezaval kneze njegove po volji svoji in učil modrosti njegove starejšine.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod