isteği ile cümle
isteği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Oyuncunun isteğine göre, barışçı, savaşçı veya ikisin arasında oyun seçenekleri seçilebilir.Pelissä on mahdollista valita, haluaako olla sankari vai antisankari.
İsteği yerine getrilince rehineyi serbest bırakmıştır.Vapauttamisensa yhteydessä hän ilmoitti vetäytyvänsä palveluksesta.
Önce isteksizce yaklaşılan bu isteği MC sonunda kabul etti.Ensin vastahakoisesti asiaan suhtautunut Hoffmann suostui lopulta.
Son bir isteği vardır.Viimeinen toivomus.
Bununla kastedilen insanlara çift kat eğlence getirme isteği.Mutta hän tarvitsee joitakin ihmisiä mukaan tähän hauskanpitoon.
Bolton'un üç gün sonra oynayacağı Aston Villa maçı, Bolton kulübünün kendi isteğiyle ertelendi.Liigadebyytinkin hän teki jo kolmen päivän päästä ottelussa Boltonia vastaan.
1996 yılında annesinin isteğiyle seçmelere katıldı ve 12 yaşındayken Johnny's Jimusho (Ofis)'ya kabul edildi.Hänen vanhempansa lähettivät hakemuksen Johnny’s jimushoon, johon hänet hyväksyttiin 12-vuotiaana.
İsteğı bir keman virtüözü olmaktı.Hänen soittimensa oli viulu.
İsteği üzerine gözleri bağlanmaz ve infaz mangasına ateş emrini kendisi verir.Hän kieltäytyi silmät peittävästä siteestä eikä halunnut itseään sidottavan teloituspaaluun.
Bu eyalet belediyelerinde doğa ile iç içe bir yaşam kurmak isteği belirleyici rol oynamıştır.Hämeen liitto on määritellyt alueen maakuntakaavassaan maakunnallisesti arvokkaaksi luontotyypiksi.
Neticede Tom Mix ve Buck Jones gibi olmak isteğiydi.Juontajina piti olla Jani Toivola ja Mikko Leppilampi yhdessä.
Seras kendi isteğiyle vampir olmuştur.Hän on itse muuttunut vampyyriksi teini-ikäisenä.
Germiyanoğlu bir süre sonra kendi isteğiyle emekli oldu.Mönkäre itse jäi samalla eläkkeelle.
Bu üç parça aslında ayrı çalışmalar iken, oğlu Christopher Tolkien'in isteğiyle beraber yayımlandı.Sen on toimittanut monien muiden Tolkienin postuumien teosten lailla kirjailijan poika Christopher Tolkien.
Fakat nikah aktinden sonra kontese kendi isteği üzere günlük hayatında Sophie Wessex olarak hitap ediliyor.Avioliiton myötä Sophie sai käyttää arvonimeä Wessexin kreivitär.
Kim olursan ol tek isteğin şu kokuyu duymak olacak.Jokainen sen äänen kuullut tulee kuolemaan.
KONTROL KULESİ: İsteğiniz onaylandı.Spriimonistuskone Iltalehti.
Kendi isteği üzerine Cliff'in külleri Bay Area'da değişik yerlere savruldu.Simonen toivomuksen mukaan hänen tuhkansa sirotettiin eri puolille Afrikkaa.
Ancak ailesinin isteğinin aksine matematik ve astronomi eğitimleri de almıştır.Αντιθέτως όμως με τις επιθυμίες των γονέων του σπούδασε επίσης μαθηματικά και αστρονομία.
İsteğiyle ilgili olarak şunları söyledi: "Bu rolü oynamak için doğmuşum.Δήλωσε, "Αυτός είναι ο ρόλος που γεννήθηκα για να παίξω.
Premier League ise, böyle bir azalma isteğine karşı direneceklerini duyurdu.Η Πρέμιερ Λιγκ απάντησε ανακοινώνοντας την πρόθεσή της να αντισταθεί σε μια τέτοια μείωση.
Rick, onların bu isteğini kabul etmez.Ο Λάρι δεν τα ενέκρινε όλα αυτά.
Geride kalanların isteği doğrultusunda isimler değiştirilmiştir.Κατόπιν αιτήματος των επιζώντων, τα ονόματα έχουν αλλάξει.
Bu isteği alan bilgisayar kesinlikle aynı yükte bilgiyi göndericiye geri göndermelidir.Ο άλλος υπολογιστής, πρέπει να αποστείλει πίσω στον αποστολέα το ίδιο ακριβώς μήνυμα.
Kadınlar için okuma isteği, alışılmamış bir durumdu.Το γούστο του Ιάκωβου στις γυναίκες ήταν συχνά περίεργο.
Yahudilerin isteği üzerine Barabbas serbest bırakılır ve İsa'nın çarmıha gerilmesi hükmü verilir.Το πλήθος επέλεξε να ελευθερωθεί ο Βαραββάς και να σταυρωθεί ο Ιησούς.
Kullanıcının kendi isteği doğrultusunda programlanamaz.Δεν είναι δυνατός ο προγραμματισμός τους από το χρήστη.
"Sow'un özel bir isteği var".Ο Σουγκού έχει όλα αυτά τα χαρακτηριστικά."
İsteği kabul edilmiş ve Avusturya vatandaşlığı muhafaza edilmiştir.Εκείνη δέχεται, γνωρίζοντας ότι αυτό θα της έδινε την αυστριακή υπηκοότητα.
Jack'in isteği üzerine Jack ve Ma son defa Oda'ya gider.Η ταινία τελειώνει με τον Τζακ να ζητά στη μητέρα του να δουν για τελευταία φορά το δωμάτιο.
Schacht, derginin hakkındaki bilgileri düzelterek yayınlamasını istedi ama dergi bu isteğini reddetti.Ο Φλιν ήθελε να ονομάσει το βιβλίο In Like Me, αλλά ο εκδότης του αρνήθηκε.
Burton'ın devam filmini yönetmek için belirgin bir isteği yoktu ama yine de yapımcılık ile görevlendirildi.Δεν τον ενδιέφερε, τον Μπάρτον, να αναλάβει τη σκηνοθεσία αλλά παρέμεινε ως παραγωγός.
2. tur seçimlerinin 27 Haziranda yapılmasını istedikten sonra MDC bu isteğinden de vazgeçti.Τελικά, ανακοινώθηκε ότι ο δεύτερος γύρος θα διεξαγόταν στις 27 Ιουνίου, Το MDC καταδίκασε την καθυστέρηση.
Ancak bu isteğini gerçekleştiremedi.Του έλειπε ωστόσο η θέληση να το πράξει.
Ancak, daha sonra isteğini geri çekti..Αργότερα ανακάλεσε την αίτηση.
Onun isteği hemen yerine getirildi.Η βοήθεια που του παρασχέθηκε ήταν άμεση.
Oksijen en çok elektron alma isteğine sahiptir.Μόνο το οξυγόνο έχει μεγαλύτερη αφθονία.
Halkın hür yaşama isteği.Το σεβασμό της λαϊκής βούλησης.
Japonya'nın kalıcı barış isteğini de ortaya koyan yapıda birkaç gösterge bulunmaktadır.Στην Ιαπωνική παράδοση υπάρχει αρκετή δόση δεισιδαιμονίας.
Ayrıca son isteği ve vasiyetnamesi(25 Nisan, 1564).Den inkluderer også hans sidste prædikener og hans sidste vilje samt testamente (25. april 1564).
Onun her isteğini yerine getirir.Den opfylder alle hans ønsker.
Jin annesinin isteği üzerine dedesi Heihachi'ye gider.Hun beder Jin om at gå til sin bedstefar Heihachi, hvis der sker hende noget.
Çizgili kaslar, isteğimizle (istemli) çalışırlar.Frøene modner godt og spirer (for) villigt.
Durma isteği vardı ve alkolü azaltarak tamamen ayık kalmaya çalıştı.Han søgte hjælp og fik behovet for at drikke helt stoppet.
Bu, insanların olabildiğince 'normal' görünmeleri isteğine sahip olduklarını göstermektedir.Således skete det, at han pludselig ville have "normale" mennesker omkring sig.
20 Kasım 2013 tarihinde kendi isteği ile başbakanlıktan istifa etmiştir.Hun fratrådte formandsposten den 1. november 2010 efter eget ønske.
Bu artışın sebebi İncil'i her zaman her yerde okuyabilme isteği idi.Historisk set har Bibelen altid været genstand for kritik.
Halkın hür yaşama isteği.Folkets ære skal vi bygge på.
Daha sonra kendi isteğiyle emekli olmuştur.Derefter gik han på pension.
Ancak bu isteğini gerçekleştiremedi.Han fik ikke sin vilje.
Bu benim gönülden isteğimdir.Det ville gå imod min samvittighed.
Kraliçe bu isteğini reddetti.Kongen afviser kravet.
7 Ekim 2004 yılında tahtı kendi isteğiyle oğlu Norodom Sihamoni'ye devretmiştir.Han abdicerede i 2004 af helbredsgrunde, og hans søn Norodom Sihamoni blev konge.
Davut'un isteği üzerine görev amacı ile yurt dışına gider.Desværre for Orwell er hans arbejdsgiver taget udenlands.
Sultan Ebu İnan Faris'in isteği ile şair Muhammed İbn Cüzac'a anılarını dikte ettirmeye başladı.På opfordring af sultan Abu Inan dikterede Ibn Battuta sine erindringer til digteren Mohammed Ibn Yuzaj.
Ayrıca özsaygı, yaşam kalitesini arttırma isteği, kendine güvende motivasyonu sağlar.En høj moral, inklusiv villighed til at risikere sin egen sikkerhed i det godes tjeneste.
Cenazesinin isteğine uygun olarak yurduna getirilmesi 1974 yılnda gerçekleşti.Han beklædte embedet til sin død i 1974.
Fakat bu isteğini de gerçekleştirdi.Men han fik sin vilje.
Bu çalışmalarının yanı sıra meslektaşlarının isteği üzerine çalışmalarda da bulunmuştur.De fortsatte sammen deres arbejde selvom de var eftersøgte.
Beşiktaş'ın Çarşı taraftar gurubunun isteği doğrultusunda transfer edilmiştir.Mindehøjtidelighed blev sendt direkte på KXAN, efter hans fars ønske.
İlgili Sayfalar