isteği ile cümle
isteği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Karısı Blanche'in isteği üzerine Putney Vale Mezarlığında işaretsiz bir mezara gömülmüştür.Sandow został pochowany w nieoznaczonym grobie na cmentarzu Putney Vale na prośbę żony.
Etty, babasının isteği üzerine yedi sene boyunca Hull'da bir matbaacının yanında çırak olarak çalıştı.Appeldelhi przez 7 lat szukał po całym świecie swojej córki.
İlk isteği ressam olmaktı.Jego pierwszą fascynacją było malarstwo.
Onun her isteğini yerine getirir.Z radością spełnia każde jej życzenie.
KONTROL KULESİ: İsteğiniz onaylandı.Główny dopływ: Sprewa.
Sonradan kendisi de arkadaşı Ömer Naci'nin isteğiyle İttihat ve Terakki'ye katılmıştır.Zdecydował się trzymać blisko swojego węża, Nagini.
Ailesi dindar olmasa da kendi isteğiyle 12 yaşında Katolik olarak vaftiz oldu.Będąc pod wpływem religii katolickiej swej matki przyjął chrzest w wieku dwunastu lat.
Durma isteği vardı ve alkolü azaltarak tamamen ayık kalmaya çalıştı.Pychą gardził, pijaństwa zupełnie unikał.
30 Nisan 1980'de kendi isteğiyle tahttan çekilen Juliana'nın yerine kızı Beatrix geçti.30 kwietnia 1980 zastąpiła na tronie swoją matkę Julianę.
Acımasız ve zalimdir ve en büyük isteği dünyayı ele geçirmektir.Zimny, bez litości, chce być panem wszechświata.
Halihazırda Pink Floyd seven bir dinleyici olan Eldin, bu isteği büyük bir mutlulukla kabul etti.Będąc fanem Pink Floyd zaakceptował ofertę z entuzjazmem.
Okul öncesi eğitim tesisleri yerel yetkililer tarafından ailelerin isteği üzerine sağlanır.Przedszkola finansowane są przez władze lokalne.
Sonny‘nin zamanla uyuşturucu işine girme isteği artmıştır.W czasie nowicjatu dokuczał Sonei.
Böylece Japonya'nın teslim isteği geri çevrilmiş oldu.Po kapitulacji Japonii zrezygnowano z tego zamiaru.
2005'te Billy Corgan verdiği bir ilan ile grubun tekrar bir araya gelmesi isteğini söyledi.W kwietniu 2006 roku Billy Corgan ogłosił chęć reaktywowania grupy.
7 Ekim 2004 yılında tahtı kendi isteğiyle oğlu Norodom Sihamoni'ye devretmiştir.W 2004 roku król Norodom Sihanouk abdykował, a na tron wstąpił jego syn, Norodom Sihamoni.
Sözlerin teması ise seks arzusunun ve isteğinin etrafında döner.Jej zainteresowania obracają się wokół władzy i seksu.
Ancak bu isteğini gerçekleştiremedi.Nie dążył zrealizować tego zamierzenia.
1992'de kendi isteğiyle politikadan ayrıldı.Po 1992 wycofał się z polityki.
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.Jeżeli lękacie się ubóstwa.
Fakat para ve güç isteği onu Balla'ların tarafına çeker.Jego siła i zwinność pozwoliły mu wygrać z robotem nasłanym przez Baldwina.
Bu durum pilot olma isteğinden zorunlu olarak vazgeçmesine neden oldu.I niekoniecznie była ona efektem złej woli pilotów.
Piskopos'un isteğinde ise farklı bir durum söz konusudur.Ostatecznie po interwencji biskupa wybrano drugie rozwiązanie.
Medyanın ilgisini çekiyor ve sadece iş adamı olduğunu, tek isteğinin halk adamı olmak olduğunu söylüyordu.Gardzi służbą publiczną, ponieważ chciałby, by praca zawsze miała określony cel.
Yahudilerin isteği üzerine Barabbas serbest bırakılır ve İsa'nın çarmıha gerilmesi hükmü verilir.Barabasz został uwolniony, a Chrystus skazany na ukrzyżowanie.
Ebeveynlerinin isteğiyle 4 yaşında okula başladı.W wieku 4 lat rozpoczął naukę w miejscowej szkole.
Ryugamine Mikado, çocukluk arkadaşı olan Kida Masaomi'nin isteğiyle Ikebukuro adlı semte gelen bir liselidir.Ryuugamine Mikado jest zwyczajnym wysokim chłopcem, który dopiero co przyjechał do Ikebukuro.
Fakat bu isteğini de gerçekleştirdi.Ten spełnił jej prośbę.
2007 yılında bu görevde Albay rütbesindeyken kendi isteğiyle emekli oldu.Odszedł ze służby w AW w 2007 r. na własną prośbę, w stopniu podpułkownika.
Kurt sürekli Karen ve Styles'ın ilişkilerini reddetti ve Styles kendi isteğiyle Alliance'tan ayrıldı.Kurt Angle ciągle oskarżał Stylesa i Karen o romans, co spowodowało odejście Stylesa z The Angle Alliance.
Daha sonra kendi isteğiyle emekli olmuştur.Później przeszedł na emeryturę.
Kraliçe bu isteğini reddetti.Królowa jednak ciągle odmawiała.
Kim olursan ol tek isteğin şu kokuyu duymak olacak.Ile cię trzeba cenić, ten tylko się dowie, Kto cię stracił.
İsteği denizci olmaktı.Jego hobby jest żeglowanie.
21 Mayıs 2015'ten geçerli olmak üzere kendi isteğiyle emekli olmuştur.21 maja 2015 przeszedł na emeryturę.
Stretch onun bu isteğini yerine getirir.Stephen musi dotrzymać obietnicy.
Premier League ise, böyle bir azalma isteğine karşı direneceklerini duyurdu.Premier League svarade med att uttala sin avsikt att motstå en sådan minskning.
Yahudilerin isteği üzerine Barabbas serbest bırakılır ve İsa'nın çarmıha gerilmesi hükmü verilir.Publiken valde att Barabbas skulle friges och Jesus korsfästas.
Buna rağmen, Ada’nın babasına ilgisi devam etti ve isteği üzerine öldüğünde babasının yanına gömüldü.Ada behöll dock sitt intresse för sin far och begravdes enligt sin sista vilja vid sidan av honom.
Daha sonra kendi isteğiyle emekli olmuştur.Han gick därefter i pension.
KONTROL KULESİ: İsteğiniz onaylandı.Sigill bekräffta låtit.
1949 - Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi, Çin'in Birleşmiş Milletler'e girme isteğini reddetti.1967 – FN:s generalförsamling beslutar ännu en gång att neka Kina medlemskap.
"Örtüyü uzatmak" deyimi, kadının evlenme isteğini ifade eden bir terimdir.Att "gå under pällen" var ett annat uttryck för giftermål.
Savcı Yüzbaşı John Green, Slovik’in firar etme isteğinden bahsettiği kişileri şahit olarak çağırır.Åklagaren kapten John Green presenterade vittnen som Slovik hade uppgett sina avsikter att fly för.
Thorvaldsen kendi isteği üzerine bu müzenin avlasuna gömüldü.Thorvaldsen ligger själv begravd i museets innergård.
Kullanıcının kendi isteği doğrultusunda programlanamaz.Användaren kan själv bygga på installationen efter eget önskemål.
Bu son görevinden 13 Kasım 1953'te kendi isteği ile emekliye ayrıldı.Han slutade sin anställning på egen begäran 30 november 1915.
Birleşmiş Milletler bu isteği kabul etti.Stadshuset samtyckte med denna begäran.
Onun isteği mülkiyet hakkını yok etmek, ben ise onu savunuyorum.Han vill bara bevisa sin äganderätt till henne, antyder hon.
İstemci daha sonra bileti servis sunucusuna servis isteği ile beraber gönderir.Klienten skickar sedan biljetten till tjänsteservern (Service Server, SS), tillsammans med tjänstebegäran.
Nomura'ya dönmek ve çalışmalarını burada devam ettirmek istemiştir ve bu isteği onaylanmıştır.Denna gång tackade han nej. Han ville återvända till Nomura och fortsätta sitt arbete där.
Bakire bir rahibe olma isteği Apollon'a verdiği sözden daha ağır basmıştı.Landet var en huvudort för Apollons dyrkan.
Affetme, affedilme isteği, şok.Lust, lidelse och längtan.
Bu, insanların olabildiğince 'normal' görünmeleri isteğine sahip olduklarını göstermektedir.Det vill säga att de är utförda så att det ska låta så naturtroget som möjligt.
Azıcık kilo problemi, biraz da romantizm isteği var.Vissa gränsar snarare till romantiska draman och innehåller väldigt lite mysterieelement.
Sosyalist Birlik Partisi SED bu isteği geri çevirdi.En inbjudan från Socialdemokraterna om samarbete har avböjts.
1983 yılında kendi isteği ile emekliye ayrıldı ve İstanbul’a yerleşti.Hon gick i frivillig exil 1983 och bosatte sig i Zimbabwe.
Kraliçe bu isteğini reddetti.Королева від цього варіанту відмовилася.
Onun isteği hemen yerine getirildi.Це прохання було негайно задоволено.
İsteği denizci olmaktı.Тому вирішив стати моряком.
İlgili Sayfalar