isteği ile cümle

isteği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Japonya ise kendi isteğiyle Milletler Cemiyeti'nden ayrıldı.O Japão retirou-se da Liga das Nações em protesto.
5 Şubat tarihli Raw'da Hart'ın isteğiyle yapılan rövanş maçı, yine Bret Hart'ın lehine sonuçlandı.Uma revanche no Raw de 5 de fevereiro teve uma interferência similar.
Örneğin eflatun ve beyaz renkli çiçekler ilkbaharda dikilmeli ve ışık isteği yüksek tutulmalıdır.Alimenta-se principalmente de brotos e folhas tenras e, na primavera, lambe o néctar das flores.
Besin isteği yüksek bir türdür.O apiculus é proeminente.
Zeus onun isteğini kabul etmişti.Xiva concedeu o que foi pedido.
Elisa'nin Aminta ile görüşme isteği Agenore tarafından önlenir.Elisa é impedida por Agenore de ver Aminta.
2001 yılında yapımcılarının isteğiyle biraz kilo verdi ve yeni bir imaj kazandı.Em 2003, foi realizado um concurso pela produtora Cheiro Produções visando a escolher uma nova vocalista.
Jin annesinin isteği üzerine dedesi Heihachi'ye gider.O avô de Heidi relutantemente deixa-a ir.
Onun isteği hemen yerine getirildi.Haar wens ging direct in vervulling.
Galland, kötü hava ve teknik sorunları gerekçe göstererek bu isteği reddetti.Galland weigerde onder voorwendsel van slecht weer en technische problemen.
1935 yılında resmi sorumluluklarının serbest bırakılmasını istedi ama Hitler bu isteği reddetti.In 1935 verzoekt Seldte om van zijn officiële verantwoordelijkheden te worden verlost, maar Hitler weigert.
Kraliçe bu isteğini reddetti.De Koning weigerde dit verzoek.
Fakat oyun 9 şubat 2014 tarihinde yapımcının isteği üzerine Google Play ve App Store'dan kaldırılmıştır.Het spel werd op 9 februari door de ontwikkelaar uit de Google Play Store en de App Store gehaald.
1986 yılında, kulübün yeni sahiplerinin isteğiyle, amblem tekrar değişti.In 1986 veranderde net zoals de eigenaren van de club ook het embleem nog eens.
İsteği denizci olmaktı.Zijn wens was dan ook zeeman te worden.
1992'de kendi isteğiyle politikadan ayrıldı.In 1992 ging hij de politiek in.
Ancak müdür bu isteği kabul etmez.Of als de eigenaar dat niet wil.
Sonra bu isteği geri çevirmiştir.Ze eisten een herstoeling (herverdeling van de dijklasten).
Bu isteğin içinde üstü kapalı bir tehdit de vardır.Er bestaat hier een gesloten alternatief voor.
Laura isteği kabul eder.Laura eist een uitleg.
Japonya ise kendi isteğiyle Milletler Cemiyeti'nden ayrıldı.Japan trok zich daarop terug uit de Volkenbond.
Çaresiz Votan onların bu isteğine razı olmak zorunda kalır.De parochiepriester dient welwillend te staan tegenover dit verlangen.
1999'da, gazetelere yetişkin dergilerinde çıplak modellik yapmak isteğini belirten duyurular verdi.In 1999 reageerde ze op een advertentie in de krant om naakt te modelleren voor pornografische magazines.
Ancak iki tarafında yardım isteğini reddetti.Echter tot tweemaal toe werd de subsidie-aanvraag afgewezen.
Öldüğünde, kendi isteği üzerine, Montecassino'ya gömülmüştür.Na haar dood werd ze begraven in Monte Cassino.
Bu artışın sebebi İncil'i her zaman her yerde okuyabilme isteği idi.Uiteindelijk kwam hij tot de conclusie dat de Bijbelse leer lang niet altijd in de kerk werd nageleefd.
Sözsel olarak cinsel tatmin isteği işlenmiştir.Met eerbaarheid wordt hier de seksuele eerbaarheid bedoeld.
Onun her isteğini yerine getirir.Zij vervullen al zijn wensen.
Seras kendi isteğiyle vampir olmuştur.Zelf werd hij ongewild vampier.
25 Mayıs 2012'de federasyon, o maçta şikeye rastlanmadığını söyleyerek bu isteği reddetti.Op 25 mei 2011 maakte de club bekend dat ze zich terugtrok uit de competitie.
Federal bir yasaya karşı sekiz kanton birleşerek de referandum isteğinde bulunabilir.Dat meer dan 8 kantons samen een referendum aanvragen, gebeurt eigenlijk nooit.
Fakirlikten kurtulmak tek isteğidir.Ze is verlost van de armoede.
Babasının isteği ilahiyat fakültesiydi.Haar vader was hoogleraar in de wijsbegeerte.
1758'de kendi isteği ile Cidde valiliğine gönderildi.In 1885 kreeg hij op eigen verzoek eervol ontslag.
Bu üç parça aslında ayrı çalışmalar iken, oğlu Christopher Tolkien'in isteğiyle beraber yayımlandı.Het boek werd echter afgewezen en pas later door zijn zoon Christopher Tolkien uitgegeven.
Okul öncesi eğitim tesisleri yerel yetkililer tarafından ailelerin isteği üzerine sağlanır.De voorschoolse educatie valt onder de verantwoordelijkheid van gemeenten.
Tam bağımsızlığa doğru hareket, 1990'da Aruba'nın isteği ile durduruldu.In 1994 is, op verzoek van Aruba, het vooruitzicht op onafhankelijkheid voor Aruba geschrapt.
İsteği yerine getrilince rehineyi serbest bırakmıştır.In plaats van terug te vechten onderging hij zijn straf gelaten.
Birleşmiş Milletler bu isteği kabul etti.De Algemene Vergadering van de Verenigde Naties veroordeelde deze stap.
Kim olursan ol tek isteğin şu kokuyu duymak olacak.Met het nummer Anyone I want to be wist ze deze muziekcompetitie te winnen.
İsteği üzerine mezar taşına hiçbir şey yazılmadı.Er werd ook geen grafsteen geplaatst op zijn graf.
1930'larda kendi isteğiyle Kahire'deki bir okula tayin edildi.In 1930 werd er in Kostvlies een eigen school gesticht.
Orton'ın bu isteği kabul edildi.Dit voorstel van Danton schijnt te zijn verworpen.
Jin annesinin isteği üzerine dedesi Heihachi'ye gider.Ze vertelt Jin om naar Heihachi te gaan indien er iets met haar gebeurd.
İsteğiyle ilgili olarak şunları söyledi: "Bu rolü oynamak için doğmuşum.Zelf zei ze erover: "Ik ben zo trots op dit nummer.
Nihayetinde Avrupa'da bir yıl daha kalarak tecrübe kazanmak isteği sonucunda drafttan kesin olarak çekildi.België wist na een jaar afwezigheid in de finale weer een finaleplaats te behalen.
Şarkı söyleme isteğim var.Ik heb zin om te zingen.
1935 yılında resmi sorumluluklarının serbest bırakılmasını istedi ama Hitler bu isteği reddetti.W 1935 poprosił o zwolnienie go z urzędów, jednak Hitler odmówił mu.
Öldüğünde, kendi isteği üzerine, Montecassino'ya gömülmüştür.Po śmierci została na własne życzenie pochowana na Monte Cassino.
Birkaç yıl sonra kendi isteğiyle İrlanda’ya geri döndü.Po kilku latach powrócił do Irlandii.
İsteği üzerine gözleri bağlanmaz ve infaz mangasına ateş emrini kendisi verir.Nie zgodził się na zasłonięcie oczu i sam wydał rozkaz do strzału.
Bir emri veya isteği ifade eder.Wyraża zazwyczaj rozkaz, życzenie lub prośbę.
Solucan hedef bilgisayarında kod çalıştırmak için özel olarak hazırlanmış bir RPC isteği kullanır.Robak wykorzystuje specjalnie spreparowane żądania RPC wykonania kodu na komputerze docelowym.
En büyük isteği babası gibi tesisatçı olmaktır.Marzy aby być profesjonalnym zapaśnikiem jak jej ojciec.
Çocukluğundan beri en büyük isteği dünyadaki en iyi kaleci olmaktır.Jego marzeniem od czasów dzieciństwa było wejście na najwyższą górę świata.
Bu isteği alan bilgisayar kesinlikle aynı yükte bilgiyi göndericiye geri göndermelidir.Komputer odbiorczy musi następnie wysłać dokładnie takie samo ładowanie z powrotem do nadawcy.
Oyuncunun isteğine göre, barışçı, savaşçı veya ikisin arasında oyun seçenekleri seçilebilir.Przebieg gry zależy od tego, czy gracz wybierze przemoc, czy pokojowe rozwiązania.
Onun isteği hemen yerine getirildi.Rozkaz został natychmiast wykonany.
İsteğim kadar maç oynayamadım.Nie może wtedy grać do końca meczu.
Doktor Doom : Tek isteği Sonsuzluk kılıcını alıp dünya'ya hükmetmektir.Nikczemny Doctor Doom próbuje zdobyć miecz o bezgranicznej mocy i sile, by móc zdominować cały wszechświat.
İlgili Sayfalar