isteği ile cümle

isteği kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
6 Haziran 2016 tarihinde (yaş haddinden emekliliğine 1 ay kala) kendi isteğiyle emekliye ayrılmıştır.2016 ging sie – ein Jahr vor ihrem Tod – in den Ruhestand.
Sonny‘nin zamanla uyuşturucu işine girme isteği artmıştır.Durch regelmäßige Firmwareupdates wollte Sony die Kompatibilität weiter verbessern.
PLAY PLAY bir veya tüm medya akışlarının çalınması isteğidir.Bands schon mal das eine oder andere Probehören wert sein sollte.
1992'de kendi isteğiyle politikadan ayrıldı.1992 zog er sich aus der Politik zurück.
Onun bu barış isteğini Stockholm'daki İsveç Parlamentosu desteklemekte idi.Dieser zögerte, woraufhin er sich die schwedische Aufführung in Stockholm ansehen sollte.
Kendi isteğiyle 1933'te İzmir Memleket Hastanesi göz kliniğine atandı.1949 wurde er auf eigenen Wunsch in das Psychiatrische Landeskrankenhaus Weissenau verlegt.
Nesim Malki'nin 1995 yılında isteği başka bir bankaya daha sahip olmaktı.Bis 1945 war auch Falkenberg in der Neumark im Besitz eines Familienzweigs.
İlk isteği ressam olmaktı.Ich wollte eigentlich ursprünglich Maler werden.
Honorius soruna barışçıl bir çözüm bulma isteği olmasına rağmen, politik sağduyudan yoksundu.Honorius fehlte jeder Sinn für politische Realitäten ebenso wie der Wille zu einer friedlichen Lösung.
Hala, yeni bir öneriyi kabul etme isteğim yok.Il est improbable que nous acceptions une autre offre à court terme.
İsteğimi kabul et, tıpkı benim de seninkini kabul ettiğim gibi.Accède à ma demande, comme j'ai aussi accédé à la tienne.
Tom isteği yoksaydı.Tom ignora la demande.
Ardından ise Mesut Bakkal'ın isteğiyle Dejan Kelhar transfer edilmiştir.Il se tourna ensuite vers Valangin dont les seigneurs demandèrent le pardon.
Tarih insan pratiğine yapılır ve o nedenle insan isteği içerir.L'histoire est dépendante de la praxis humaine et implique donc la volonté humaine.
Arkadaşı Pierre Matisse, bu isteği yerine getirdi.Son ami Pierre Matisse fut son exécuteur testamentaire.
Kraliçe bu isteğini reddetti.La reine s'y refuse.
Firavunun büyücüleri de suyu kana çevirebildiklerinden Firavun, Musa'nın isteğine boyun eğmedi.La cité ne s'en releva jamais réellement, même si elle fut restaurée par les pharaons des dernières dynasties.
İlk aşamada Morgan Stanley grubu 30 milyon dolar tazminat isteğiyle karşı karşıya kaldı.Morgan Stanley l’a été vendu en premier lieu pour 30 millions EUR.
Federal bir yasaya karşı sekiz kanton birleşerek de referandum isteğinde bulunabilir.La loi doit aussi être soumise au référendum si huit cantons en font la demande.
Zeus onun isteğini kabul etmişti.Zeus le lui accorde.
Birleşmiş Milletler bu isteği kabul etti.Le Congrès accepte cette requête.
Ancak Deniz Kuvvetleri komutanı bu isteği reddedecektir.La Navy refusera cette demande.
Bu isteği üzerine boyarların düşmanlıklarını kazanmıştır.Cet accord renforce l'hostilité des boyards à son encontre.
20 Kasım 2013 tarihinde kendi isteği ile başbakanlıktan istifa etmiştir.Dès le 20 novembre, le premier ministre doit remettre sa démission.
Yahudilerin isteği üzerine Barabbas serbest bırakılır ve İsa'nın çarmıha gerilmesi hükmü verilir.On rendra la liberté à Barabbas et on crucifiera Jésus.
Hoşea, Tanrı'nın isteği doğrultusunda bir fahişeyle evlendi.Le seigneur a épousé une jeune femme pleine de vertus.
"Sow'un özel bir isteği var".Mais pour Wakfu, nous voulions quelque chose de spécial.
"Birthday Cake" şarkısı Rihanna'nın anlık seks isteğini anlatmaktadır.Les paroles de Birthday Cake expriment le désir de Rihanna quant à avoir une relation sexuelle spontanée.
Son bir isteği vardır.En conclusion, je n'ai qu'un seul vœu.
Yeniden müsteşar yardımcısı olarak görevlendirilmiş ve 15 Mayıs 2011 yılında isteği üzerine emekli olmuştur.Réintégré dans ses fonctions le 15 mai, il est mis à la retraite le 5 juin.
Fakat kral, oğlunu ilk savaş ganimetinden mahrum bırakmak istemeyerek bu isteği reddeder.Mais le roi refuse de prendre la Dague des mains de son fils, car il s'agit de son premier butin de guerre.
Hala günde 1000 ve üstü arkadaş isteği almakta.Ce service traite de 600 à 1 000 demandes par jour.
Sonny‘nin zamanla uyuşturucu işine girme isteği artmıştır.Sa vente fut stoppée à la demande de Sony.
Okul öncesi eğitim tesisleri yerel yetkililer tarafından ailelerin isteği üzerine sağlanır.Une école gardienne est ouverte à la demande des parents.
Ebeveynlerinin isteğiyle 4 yaşında okula başladı.À quatre ans il entre à l'école maternelle.
Ancak iki tarafında yardım isteğini reddetti.Mais dans sa seconde tentative, elle refusa de lui apporter son soutien.
Cemiyet sahibi olmak; yola (tarîkata) girmek isteğinden olmaktır.Que celui qui le désire prenne le chemin de son Seigneur.
Sevişmeyi durdurmak isteyen Gaga, isteği olmayınca erkek arkadaşına yumruk atar.Cette dernière, piquée au vif, n'entend pas laisser sans lutter son amant prendre la tangente.
Kim olursan ol tek isteğin şu kokuyu duymak olacak.Qu'importe l'erreur, celui auquel tu t'adresseras s'opposera à toi.
İsteği üzerine gözleri bağlanmaz ve infaz mangasına ateş emrini kendisi verir.Refusant qu'on lui bande les yeux, il commande lui-même son peloton d'exécution.
İstekler, isteği işleyici olan bir veya daha fazla merkez sunuculara iletilir.Camarade se dit d'une personne avec laquelle l'on partage un ou plusieurs centres d'intérêt.
İsteği yerine getirebilmek için Waseda Üniversitesi'nden ayrılmak zorunda kaldı.D'où, il lui fallut renoncer la classe de Vaslin.
Bu çalışmalarının yanı sıra meslektaşlarının isteği üzerine çalışmalarda da bulunmuştur.Très exigeant pour lui-même, il le fut pour ses collaborateurs.
Rick onun isteğini yerine getirir ve oradan ayrılır.Rick perd son courage et cesse de conduire.
İsteği yerine getrilince rehineyi serbest bırakmıştır.Plus loin, il relâche l'otage.
Bu benim isteğim..This Is What You Want...
İsteği denizci olmaktı.Il veut être marin !
Daha sonra kendi isteğiyle emekli olmuştur.Il prend ensuite sa retraite.
Başbakan Adnan Menderes'in isteği üzerine Kıbrıs Cumhuriyeti anayasasının hazırlanmasında görev aldı.Le Premier ministre Adnan Menderes est accusé d'avoir violé la Constitution de la République.
Düz kaslar isteğimiz dışında çalışır.Le stratagème va fonctionner au delà de ses espérances.
Ailesi onun gazeteci olma isteğini desteklemiyordu.Sus padres no simpatizaban con su deseo de ser periodista.
Tom'un ders çalışma isteği yok.Tom no tiene ningún deseo de estudiar.
Tom Fransızca öğrenme isteğini kaybetti.Tom perdió las ganas de aprender francés.
Tam bağımsızlığa doğru hareket, 1990'da Aruba'nın isteği ile durduruldu.El movimiento hacia la independencia total se detuvo en la prerrogativa de Aruba en 1990.
Seti ziyaret etmek isteyen Kevin Costner'ın isteği reddedildi.A Kevin Costner se le negó la oportunidad de visitar el set.
Daha sonra kral teker teker okları kırmalarını istemiş, oğulları ise bu isteğini yerine getirmiş.Luego el rey pidió que quebraran las flechas una por una, y los hijos lo hicieron.
Sonunda 1929'da William 18 yaşındayken bu isteğini kabul etti.Finalmente acordó hacerlo en 1929, cuando William ya tenía 18 años de edad.
Onun isteği mülkiyet hakkını yok etmek, ben ise onu savunuyorum.Ella desea destruir el derecho de propiedad, yo deseo de hacerlo valer.
Onun isteği, onlar formu bir grup, daha sonra gerçekleştirir de onların okul okul Festivali.A petición suya, forman una banda, que más tarde se realiza en el festival de su escuela.
Tarih insan pratiğine yapılır ve o nedenle insan isteği içerir.La historia está definida por la praxis humana y por lo tanto incluye el albedrío humano.
İlgili Sayfalar